Ana içeriğe geç
Sözlük

yanda ile cümle

yanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir yandan da ailesinin güvenliğini sağlamak zorundadır.. ^ FoxProbabil această agresivitate este explicată prin sărăcia în hrană a regiunii. ^ Fox, Sue.
Betimleme için yandaki şekle bakınız.).Vǎ rugǎm sǎ urmăriți situația.)
Diğer yandan Bingley Jane’e kız kardeşinin hoşnutsuzluğu pahasına evlenme teklif eder.Bingley o cere în căsătorie pe Jane care fericită acceptă.
Öte yandan İngiltere de boş durmuyordu.Doar Anglia mai le stătea în cale.
Diğer yanda Grek ittifak kongresi MÖ 480 yılı baharında bir kez daha toplanmıştır.Un al doilea consiliu militar al coaliției elene s-a reîntrunit în primăvara anului următor, 480 î.Hr..
Diğer yandan, partizanlar Gestapo Karargâhını işgal etti.În acest timp, luptătorii rezistenței au ocupat sediile Gestapoului și poliției.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.Aceasta, din cauză că mintea îi era în altă parte.
Öte yandan Alman 6. Ordusu Stalingrad içindeki çatışmalarda büyük ölçüde zayiat vermişti.Armată a 6-a a suferit mari pierderi în timpul luptelor de la Stalingrad.
Öte yandan Alman generallerden bazıları askeri nedenlerle de harekâta karşıydılar.Ce este sigur este faptul că anumiți generali germani au refuzat să execute ordinul.
Her iki taraf için kayıplar tam bir kesinlikle belirlenememektedir, öte yandan savaşın sonu daha kesindir.Deși pierderile celor două părți nu pot fi stabilite cu exactitate, rezultatul strategic este mai clar.
Öte yandan, hükümet Yahudileri aşağılamak için elinden geleni yaptı.Guvernul Sovietic a încercat din motive politice să minimizeze suferința evreilor.
Diğer yandan kuşatılıp tümüyle imha edilmemek için geri çekilmek zorundaydılar.El a fost în cele din urmă obligat să se retragă pentru a evita să fie încercuit.
Öte yandan, video ve DVD satışlarından ciddi oranda gelir sağladı.Cu toate acestea, ea a adus mari venituri din vânzările de casete video și de DVD-uri.
Öte yandan, Jean Calvin gibi diğer yorumcular, kitabın yazılış zamanına önem vermemektedir.Totuși, istorici precum Walter Goffart acordă prea puțină încredere acestei versiuni.
Moskova'da yükseköğrenim görürken bir yandan da tornacılık yaptı.A urmat în schimb la Moscova un curs de animație pe care l-a absolvit.
Kocası yaşamı boyunca en yakın yandaşı oldu.Cuplul a rămas apropiat întreaga viață.
Diğer yandan, dinden sapılırsa hem kral hem halk bütünüyle yok olacaktır.Oricine trebuia să se simtă în pericol, chiar și regele.
Diğer yandan ümmet kelimesi aynı zamanda her bir Müslüman için de kullanılmaktadır.Sensul cuvântului, însă, se schimbă cu fiecare utilizare.
Diğer yandan Hint Okyanusu İngiliz ve Hollandalılar tarafından tümüyle kontrol ediliyordu.Calea maritimă spre nord-est a fost căutată de englezi și de olandezi.
Öte yandan Hollanda Kupası'nı kazandılar.A câștigat până la urmă titlul de campion în Olanda.
Bir başka yandan da i Görünür ışığın dalga boyu görüntünün en küçük görülebilir özelliğidir.În mod surprinzător, cea mai masivă s-a dovedit a fi și cea mai puțin luminoasă.
İkili bir yandan da dönemin gazete ve dergilerinden birbirlerine suçlamalar yapıyorlardı.În ambele cazuri era urmat de dată și numărul ziarului.
Konuşulduğu alan pembe renkte yandaki haritada gösterilmiştir.Traseul la dus este marcat pe harta de alături cu roșu.
Öte yandan, küçük üreticilerin pek çoğu özellikle İsviçre'de yeraltına geçerek üretimi sürdürdü.Industria era reprezentată prin întreprinderi mici, în special din domeniul alimentar.
Helikopter tanktan kolayca görülemeyecek bir yere kendini konumlandırıp her yandan saldırı yapabilir.Elicopterul trebuie să se așeze într-o poziție în care să nu-i fie ușor tancului să-l atace.
(NDP Diğer yandan Ordu protestoculara evlere gitmesi konusunda uyarıda bulundu.(Rusia a negat în mod repetat trimiterea de trupe sau echipamente militare în estul Ucrainei.)
Öte yandan terapinin geleneksel tıp tarafından tamamıyla onaylandığı konusunda tartışmalar bulunmaktadır.Planta întreagă are utilizări terapeutice în medicina umană tradițională.
Öte yandan Sovyet cephesi gerisine devamlı olarak yeni filolar getirildi.De altfel, toate politicile de acest gen erau trecute mai întâi prin filtrul secției sovietice internaționale.
Diğer yandan bazı çeşitlerde meyve rengi sarı, mor ya da kahverengi olabilir.Poate avea, la anumite varietăți, culoarea galbenă sau chiar violet.
Öte yandan Hristiyanların kayıpları çok yüksekti.În același timp, și creștinii cretani au suferit pierderi umane importante.
Öte yandan insanın kendisi de tanrıdadır.M. . în fine care este acel Dumnezeu.
Öte yandan, tren dışındaki bir gözlemci için durum farklıdır.De la un observator la altul diferă doar direcția verticală a observatorului.
Bu bina önden büyük görünüyor ama yandan değil.Această clădire pare mare din față, dar din lateral, nu.
Öte yandan Britanya, yalnızca birkaç kıyı şehrini kontrol etmekteydi.A brit hadsereg csak néhány tengerparti várost volt képes ellenőrzése alatt tartani.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Az indiánok mindig is hittek abban, hogy a tóban egy nagy termetű szörny él.
John Allan üvey oğlunu bir yandan şımartırken bir yandan da katı bir disiplin uyguluyordu.John Allen váltakozva kényeztette, illetve durván fegyelmezte nevelt fiát.
Jack ve Juliet bir yandan Juliet'in çadırını yaparken bir yandan konuşmaktadırlar.Jack és Juliet beszélgetnek a parton, miközben építgetik Juliet sátrát.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.A csapatnak más téren is voltak problémái.
Öte yandan masum, naif bir yanı da vardır.Volt benne valami ártatlan naivitás.
Stauffenberg ve yandaşları 21 Temmuz 1944 günü apar topar ofisinde tutuklandılar.Stauffenberget és társait 1944. július 21-én kivégezték.
Bir pn asal kuvvetinin bir yandaş sayı olup olmadığı bilinmez.Nem ismert, hogy egy pn prímhatvány lehet-e barátságos szám.
NGC 4747 (Arp 159), belirgin karanlık toz şeritleriyle yandan görünen bir sarmal galaksidir.Az NGC 4747 (Arp 159) nem más, mint egy közönséges, éléről látszó spirálgalaxis, vastag porsávval.
Öte yandan Gennaro şömine rafının üzerindeki bir aynanın önünde betimlenmişti.Észrevette, hogy Aladár mit csinál a borotválkozó tükörrel.
Bir yandan da uçaklara karşı olarak uçaksavar silahlar geliştirilmiştir.Mindettől függetlenül a légvédelmi fegyverzetet fejlesztették.
Öte yandan kişilerin kendilerini savunma hakları da vardır.Az áldozatoknak joguk van ehhez.
Yandaki tabelada da görüldüğü gibi sabunlaşma üç basamakta gerçekleşmektedir.Helyette asztallapot látunk, mintha a fölött forogna a három henger.
Yakalanan yandaşları idam edildi.Az összeesküvés résztvevőit kivégezték.
Öte yandan Avrupa'nın en pahalı ülkesidir.Ez a legdrágább Európában.
Öte yandan grup içindeki gerilim tırmanıyordu.A másik oldalon viszont, micsoda kórust csináltál!
Öte yandan yörenin bu yapısı büyük tehlikeleri de içeriyordu.Az ilyen szoros nemzetségi kötelék azonban veszélyeket is rejtett magában.
Öte yandan Einstein, fotoelektrik etkilerin açıklanmasında Nobel ödülüne layık görülmüştü.Albert Einstein a fényelektromos jelenség magyarázatáért Nobel-díjat kapott.
Diğer yandan bu tür Madagaskar'daki Poupartia cinsi ile yakın akrabadır.Közeli rokonságban állnak a madagaszkári Poupartia-fajokkal.
Öte yandan Hristiyanların kayıpları çok yüksekti.A keresztények vérveszteségei tovább nőttek.
Öte yandan uzun mesafeli ticaret büyük ölçüde kesilmiştir.Ilyen bőség mellett kiterjedt kereskedelem folyt.
Öte yandan sezonu yine 2 kırmızı kart ile tamamladı.A Haladás az első három fordulóban két piros lapot kapott.
Öte yandan Malta Şövalyeleri, Akdeniz'de Türk gemilerine taciz saldırılarına devam ettiler.A következő években a lovagok folytatták tengeri rajtaütéseiket a török hajók ellen.
Ama bir yandan da kalması gerektiğini düşünür.Ő azonban úgy érzi, hogy még vissza kell mennie.
Eşya etrafında ama bu kez öbür yanda bir kez daha dolandır.A tét egyre nagyobb, viszont a színpad ezúttal más.
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.Gyorsan kiderül, hogy szó sincs tréfáról.
Öte yandan gerçekleşen patlamalar, su üstü gemilerine denizaltını tam konumunu vermişti.Ezek a fegyverek azonban csak akkor voltak hatásosak, ha elég közel robbantak a tengeralattjáróhoz.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod