Ana içeriğe geç
Sözlük

yanda ile cümle

yanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Öte yandan günümüz Orta Asya ülkeleri dillerinde Çin, Hitay olarak tanımlanmaktadır.Uwaga: w języku chińskim identyczną nazwę nosi obecnie Korea Południowa.
Betimleme için yandaki şekle bakınız.).(Żeby mu dać do myślenia.)
Diğer yandan Macaristan ve Çekoslovakya arasında da mübadele gerçekleltirilmiştir.Co więcej, doszło do sporu o nie między Królestwem Węgier a Księstwem Cieszyńskim.
Lakin bir yandan bastıran kış koşulları bir yandan da Ermeni çeteleri onların bu endişesini haklı çıkarmıştır.Pani Zima słowami Oto kara za twoje lenistwo zamknęła bramę.
Bir yandan da gece okuluna gidip, kimya dersleri aldı.Jednocześnie studiował, uzyskując dyplom z chemii.
Diğer yandan, Springfield'a Adil gelir ve tatlı, yardımsever bir çocuk olarak ortaya çıkar.Under tiden, i Springfield, anländer Adil som visar sig vara en rar och hjälpsam pojke.
Öte yandan Britanya, yalnızca birkaç kıyı şehrini kontrol etmekteydi.Britterna lyckades bara hålla några få kuststäder.
Ama şu hakarete bir de yandan bakar mısınız lütfen!O Syndare! kom hit och se.
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.För andra betydelser, se Wādī aş Şakhr.
5 Haziran'da geceyarısından hemen sonra Los Angeles'taki Ambassador Oteli'nde yandaşlarına bir konuşma yaptı.På kvällen den 5 juni 1968 hade han hållit ett tal på Ambassador Hotel i Los Angeles.
Bir yandan da gemide esrarengiz olaylar olmaya başlamıştır.Plötsligt är det något, som håller igen fartyget.
Öte yandan yüksek enerjisi zaman zaman fazla ilgi bekler gibi görünmesine sebep oluyor.Jag är mer nervös än någonsin eftersom jag känner att det kommer att vara en del förväntningar.
Öte yandan batı illerine mevsimlik işçiliğe (inşaat) giden gençler de vardır.Ynglingaätten uppträder bland annat i islänningasagorna och nämns som Skilfingar (se nedan) i Beowulfskvädet.
Öte yandan Cissé, Fransız komedi filmi Taksi 4'te kameo olarak yer aldı.Djibril var också med i den franska filmen Taxi 4 som gästroll.
Öte yandan İngiltere de boş durmuyordu.England vann inte nu heller.
Bir yandan da roman yazmaya başladı.Vid sidan av detta började hon författa romaner.
Diğer yandan, Buzullaşmalararası ise buzullaşma periyotları arasında geçen daha ılıman iklim dönemleridir.Än mer bisarr är den oseriösa atmosfär som konversationerna har.
Diğer yandan Roma Dönemi çanak çömlek parçaları da ele geçmiştir.Detta medförde i sin tur romerska straffexpeditioner.
Öte yandan Plutarkhos ise en güvenilir ayrıntıları vermiştir.Plutarchos ger oss den mest detaljerade skildringen av slaget.
Coğrafya kurallarına göre, coğrafi haritalarda batı yönü daima sol yandadır.På kartor är norr vanligtvis uppåt, medan väster följaktligen är till vänster på kartan.
Diğer yandan Ted ve Robin heyecanlı bir ilişki yaşamaktadırlar.Ted och Robin har sitt första gräl.
Bir yandan televizyon için belgeseller çekti.Del av dokumentärserie för TV.
(Öte yandan arepa tortilladan daha kalındır.)(Min kniv är vassare än din .)
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.Dessutom missbrukade han alkohol och andra droger.
Ancak ordunun tamamı sol bir darbeye yandaş değildi.Detta var inte armén utan hemmafronten.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Hon tackar nej på grund av att hon gillar någon annan.
Öte yandan Avrupa'nın en pahalı ülkesidir.Detta är också ett av de dyraste i Europa.
Öte yandan “İlk” Andrew’la iletişime geçer.För andra betydelser, se Seno Andrew.
Lenin yandaşları ise çoğunluktakiler anlamına gelen Bolşevik adını aldı..Därför kallades hans fraktion för bolsjevikerna, alltså majoritetens män.
Öte yandan Speak Now, RIAA'den 3x platin sertifikası aldı.Sången är idag certifierad 3x Platina av RIAA.
Bir yandanda babasının yanında çalışıyordu.Bredvid henne satt fadern.
Diğer yandan kısa sürede ürün alanını işgal ederek sorun yaratabilir.Där hittar flyghunden troligtvis sin föda.
Ama diğer yandan ise bu şarkı "diğerleri" için bir şarkı.Inte för andra." alternativt "Här är platsen för dem som sjunger.
Ben seyircilerin ortasına konulmuştum ve her iki merdivenden koşan komplocu yandaşlarımı duyabiliyordum.Salongen omgavs av en fondläktare och två sidoläktare som gick ända fram till scenen.
Öte yandan, Ligeia'ya göre bir insan, yaşama iradesinin zayıflaması sebebiyle ölür.På så vis vore vissa människor till och med beredda att förlora sitt eget liv för tyrannens skull.
Öte yandan, yapının yapılış amacı son araştırmalarla ortaya konmuştur.Försvarsfunktionens framträdande roll har dock blivit ifrågasatt i nyare forskning.
Bir yandan sermaye ile de ilişki kurmaya başlamıştı.Därefter inledde han en relation med henne.
Bir yandan da mizah yazıları yazdı.Därtill författade han pamfletter.
Diğer yandan ileri derecede diş aşınması görülmektedir.För andra betydelser, se Gora Tand.
Bir yandan da Freud ile ilişki yaşamaya başladı.Hon inleder så småningom ett tillfälligt förhållande med Frost.
Gençlik çalışmalarına devam ederken bir yandan da işçi mahallelerindeki çalışmalara da katıldı.Han är samtidigt engagerad i olika projekt vid sidan av ungdomsarbetet.
Bir yandan da devrimci aktiviteleri yönetti.Dras in i revolutionära aktiviteter.
Diğer yandan lağımcılar hisar duvarının dibine bir delik açtılar.En fånge lyckade till exempel bryta upp ett hål i yttermuren under fönstret.
CJ, bir yandan Ballas ve Vagos diğer yandan alevlerle mücadele ederek fabrikadan çıkmayı başardı.Mangas och hans två vakter låg på natten bredvid en eld.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Заплітає волосся в дві коси.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.В контексті Про церемонії, однак, він також може бути прочитаний просто як одиниця чи корабель.
Öte yandan Goon Moon isminde bir grup kurdu.Створює власний проект Goon Moon.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"Про себе каже так: «…а що я?
Öte yandan İstanbul'dan yönetilen doğu imparatorluğu, 1453 yılına kadar varlığını sürdürmüştür.Східна частина Римської імперії, переважно грекомовна, продовжувала існувати до 1453 року.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.З ним Яковлем, також на той час не упорався би.
Öte yandan Bir Dağ Masalı, Vahi Öz'ün oynadığı ilk filmidir.Залишається відкритим питання який фільм вважати першим токусацу.
Bir yandan da gemide esrarengiz olaylar olmaya başlamıştır.Після цього на човні стали відбуватися дивні речі.
Diğer yandan lağımcılar hisar duvarının dibine bir delik açtılar.Одночасно нападники копали під стінами підземний хід.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.Найбільша ж проблема полягала в іншому.
Eski bir Trak efsanesine göre Aytos, Orfe'nin öğrencileri ve yandaşlarından biri tarafından kurulmuştur.Згідно з давньою легендою, селище було засноване Аетосом - студентом і послідовником Орфея.
Öte yandan bu besin maddeleri taze olmalıdır.І тому мої роботи такі свіжі.
Bir yandan da mancınıklarla kaleyi dövmeye devam ettiler.А поліція продовжувала бити їх палицями.
Öte yandan, Word'de bestelenen HTML mesajları, yazara göründükleri gibi görünürler.З іншого боку, HTML-повідомлення, скомпоновані у Word, будуть мати більш-менш авторський вигляд.
Öte yandan Roma donanması hakkında Roma ordusuna kıyasla daha az bilgi vardır.Порівняно мало відомо про римський флот.
Musavi yandaşlarını şiddet içeren eylemlerden kaçınmalarını istedi.Сам Мусаві при цьому закликав своїх прибічників не застосовувати силу.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yanda ile cümle - Sayfa 18 - yanda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App