Bir yandan da gemide esrarengiz olaylar olmaya başlamıştır.A continuación, comienzan a ocurrir extraños eventos a bordo de la Enterprise.
Öte yandan sütunların kırık olması "ölümün" klasik bir tasviridir.Aunque en este caso, se encuentran rotas, un clásico símbolo de la muerte.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Lleva el pelo recogido en dos coletas.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"De hecho, ella dice en "¿Qué es lo mío?
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Se dice que en el fondo de la laguna aun vive el monstruo.
Hiza - Yandaki (aynı sıradaki) şahıslar ile aynı hizada olma.¡No osacicaléis como se acicalaban las antiguas paganas!
Diğer yandan Henry, Tomas ve Simon tsunamiden birlikte kurtulmuştur.Mientras tanto, Henry, Thomas y Simon también han sobrevivido juntos al tsunami, aunque Henry está lesionado.
Öte yandan, David Riazanov 1920’de kendi kurduğu Marks Engels Enstitüsü başkanı olacaktı.David Riazánov fue nombrado director del Instituto Marx-Engels, el cual él mismo había fundado en 1920.
Ama bir yandan da kalması gerektiğini düşünür.Sin embargo, ellas dudan que irá.
Bir yandan da Hukuk Mektebi'ne devam etti ancak bitiremedi.Cursó además la carrera de Derecho, pero no concluyó.
Öte yandan çiftleşmemiş erkek çiftleşmiş olan eşlere yavruların beslenmesi ve bakımı sırasında yardımcı olur.Un macho desparejado puede ayudar a una pareja a alimentar y cuidar de los pollos.
Diğer yandan M1909/37 ler sağlam ve güvenilirdi.Su «gobierno largo» (1907-1909) fue fértil en la formulación de nuevas leyes y medidas.
Bu şekilde yüklenmiş yükün her bir yandaki kısmına da bir denk denir.En este mismo retablo se ven a cada lado una imagen.
Öte yandan bombardıman sırasında fundalıklar ateş almış, yoğun bir duman örtüsü araziye yayılmıştır.En cinco minutos todo el local estaba ardiendo, formándose un humo muy denso.
Bir yandan da eyaletlerden uygun vasıfta adamlar topladı.Al mismo tiempo buscó hombres elegibles de entre las provincias.
Öte yandan uzun kemiklerin tümünün kırık olması nedeniyle de boy ölçümleri elde edilememiştir.No se conocerá la abundancia en la tierra a causa de la escasez, porque ésta será muy grande.
Öte yandan, ilk Sovyet uzayadamlarının eğitim programı sürdürülüyordu.También se inició el programa espacial soviético.
Değişimin sadece x ekseninde olduğu yandaki şekilden görülür.Y debe ocurrir cada vez que X ocurra.
Öte yandan mevcut haliyle standart mantık, semantik boyutu dikkate almaya müsaade etmiyordu.En tercer lugar, la lógica modal se desarrolló sin un análisis semántico.
Diğer yandan Macaristan ve Çekoslovakya arasında da mübadele gerçekleltirilmiştir.Del mismo modo, había tensiones entre Hungría, por un lado, y Rumania y Checoslovaquia por otro.
Bir yandan da roman yazmaya başladı.Además comenzó a escribir una novela.
Öte yandan hayranları onun ilk isminin “Marcus” olmasını istiyordu.Mi mamá quería que de primer nombre yo me llamara Marta.
Bir yanda da Diyarbakır Gazetesi’nde başyazarlık yaptı, vilayet matbaasını yönetti.También escribió en periódicos locales y dirigió El Vigía.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.Sus intereses estaban en otra parte.
Öte yandan liberal punk grupları da mevcuttur.También existen algunos grupos de tendencia punk.
Öte yandan İngiltere de boş durmuyordu.Inglaterra no perdió el tiempo.
Bu dönemde Yeni Türkü, bir yandan da dizi müzikleri yapmaya geri döndü.El new soul es un regreso a esta clase de música.
Öte yandan Deli Kenandan saklanan Şevket kılıktan kılığa girmiştir.Es el engaño mismo disfrazado de amante.
Betimleme için yandaki şekle bakınız.).Acerca del pensar recostado).
Bir yandan da grup, beste çalışmalarına devam ederek ilk demosunu hazırladı.Después vendrían el resto de colaboraciones hasta dar forma a su primer trabajo.
Kafatasının yandan görünümü.Vista superior del cráneo.
Gençlik çalışmalarına devam ederken bir yandan da işçi mahallelerindeki çalışmalara da katıldı.De esta forma fue pasando su adolescencia en los talleres.
Yandaki pozisyonda beyazın 1. Ab6+ hamlesine karşılık olarak siyah 1...En la posició a la derecha, el Blanco puede intentar 1.Cb6+, esperando 1...
Diğer yandan ileri derecede diş aşınması görülmektedir.En la parte posterior se bifurca el dentario.
Moskova'da yükseköğrenim görürken bir yandan da tornacılık yaptı.En una época de gran miseria en Moscú, ella nos ayudó a sobrevivir.
Bu yandan çarklı gemilerin ilk örneğidir. .Es similar al primer viaje de buques.
Bu trendin işlemesi yanda görülen Avondale nüfus tablosiunda açıkça görülmektedir.En esa grabación se advierte notoriamente este posible origen de la milonga.
(Başta Patrona Halil ve Muslu Beşe olmak üzere) İçerideki silah seslerini duyan dışarıdaki yandaşları kaçtı.Con su rifle en ristre gritó que salieran los que estaban dentro.
Öte yandan Marić ise hiçbir çalışma yayınlamamıştır.Marty y no estamos teniendo ninguna comunicación.
Bir yandan da uzun bir aradan sonra ilk kez solo çalışmalar kaydetmeye başladı.En vez de ver sólo partes de su cuerpo, observa por primera vez la totalidad.
Bir yandan da ailesinin güvenliğini sağlamak zorundadır.. ^ FoxAdemás, ayudó a definir la identidad del pueblo frente a Vícar o Felix. Ntra.
Setsuna'nın yandaşları da cehennemden zamanında kaçarlar.Los aristócratas consiguieron huir a tiempo a la fortaleza del Etna.
Size doğru dört bir yandan (sağ, sol, ön, arka) ağır metalik toplar atılıyor.Sobre ella, el tímpano de arco apuntado, cobijado por cuatro alquivoltas.
Öte yandan Cumhurbaşkanlığı Kupası, bu yıldan sonra birkaç yıl boyunca düzenlenmedi.Desafortunadamente, las aspiraciones del club no fueron concretadas luego de varios años.
Öte yandan, bulmacada aslında tam anlamıyla bu kastedilmemektedir.La inversa, aquí, claramente no es verdadera.
Onları tüketirken, bir yandan da yayılmalarını sağlayarak doğaya katkıda bulunurlar.A medida que se alejaba deberían ir destruyendo la naturaleza.
Ayrıca Ruh Emiciler, devler ve dev örümcekler de Saf Kan Rejim Yandaşlarındandır.También podemos citar a Monster Magnet y Royal Blood como representantes actuales del género.
Jack ve Juliet bir yandan Juliet'in çadırını yaparken bir yandan konuşmaktadırlar.Jack y Juliet hablan de nuevo en la playa, a medida que continúan construyendo su tienda.
Bir yandan da Freud ile ilişki yaşamaya başladı.Al final comienza una relación con Frida.
Öte yandan, piyasada Playstation 2'nin kaldığı kadar uzun süre kalmamıştır.Nunca se comercializaron las de PlayStation 2.
Yaprak sapları yandan basık, dört köşe veya silindiriktir.La torre tiene cuatro cuerpos o pisos.
Zamanla geniş bir yandaş kitlesi edindi.Hice un montón de heavy metal por un tiempo.
Dört bir yandan hekimler getirilmiş, kızın derdine bir çare bulsunlar diye.A los tres jóvenes se le permite la entrada para que encuentre la solución a sus traumas.
Diğer yandan Cooke bu tasarımlardan büyük bir servet kazanılabileceğini düşünüyordu.Cooke, por otro lado, declaró que su único objetivo era hacer una fortuna con el plan.
Diğer yandan Roma hafif piyadesi kenti çevreleyen hendekler içine indiler.Para hacer esto, las tropas ligeras romanas tomaron asilo en las zanjas que rodearon la ciudad.
Öte yandan elindeki avucundakini de şans oyunlarına yatırır.A continuación debe jugar al menos una de las cartas de su mano.
Nesnelerin ikisi yakınlarındaki eşlik eden küçük galaksiyle yandan görünen galaksilerdir.Dos de los objetos son discos de galaxias vistos de lado con pequeñas galaxias compañeras próximas.
Öte yandan, belgenin orijinalliğini sorgulayan tarihçilerin de bulunduğu belirtilmelidir.Por lo tanto, no tiene ningún fundamento otras historias inventadas acerca del origen de La Aparecida.
Öte yandan, Cinematical'dan Monika Bartyze, şarkının "berbat parça" olduğunu yazdı.Monika Bartyzel de Cinematical llama a la canción "número aclamado".
Öte yandan Bellick, Sucre’a şantaj yapmaktadır.Finalmente, Bellick consigue capturar a Sucre.