Avlusunu üç yandan iki katlı revaklarla çevrilidir.Su planta se desarrolla en torno a dos patios laterales.
Öte yandan kitap birçok olumlu eleştiriler de almıştır.La scrittura è ben formata e ampia.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Nel contesto del De Ceremoniis, tuttavia, può anche essere interpretato semplicemente come "unità" o "nave".
Öte yandan, öldürülmüş de olabilirdi.O potrebbe addirittura essere rimasto ucciso.
Bir yandan da gemide esrarengiz olaylar olmaya başlamıştır.Intanto sulla nave s'iniziano a verificare inquietanti fenomeni.
Öte yandan Hristiyanların kayıpları çok yüksekti.Malgrado la vittoria, le perdite cristiane furono alte.
Birçok derginin kapağına çıkarken bir yandan da tepki topluyorlardı.Catturarono ancora una volta alcuni rifornimenti in segno di benvenuto.
Öte yandan Virginia, kocasının yaşadığı bu ilişkiden çok etkilenmişti.Catherine sembra eccitata da quello che è capitato al marito.
John Allan üvey oğlunu bir yandan şımartırken bir yandan da katı bir disiplin uyguluyordu.John Allan alternò un'educazione di forte disciplina con una più permissiva per il suo figlio adottivo.
Öte yandan Avrupa'nın en pahalı ülkesidir.Rimane probabilmente il più bel caffè all'europea fuori d'Europa.
Ama bir yandan da kalması gerektiğini düşünür.No, ma pensiamo che abbia comunque bisogno di fermarsi.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Porta i capelli legati in due trecce.
Öte yandan kentin etrafındaki çember de iyice daralmaktaydı.La città, comunque, rimaneva troppo lontana dallo scalo.
Öte yandan dramyin, thongdreller (Tibetçe: thanka) üzerine işlenmekte ve Tanrı'ya sunulmaktadır.Tuttavia i dramyin sono spesso raffigurati sulla thongdrel (tibetano: thanka) e offerti agli dei.
Bir yandanda babasının yanında çalışıyordu.Aveva combattuto nella battaglia a fianco del padre.
Öte yandan, ilk yayın tarihi ile ilgili çelişkili bilgiler de bulunmaktadır.Del pari, piuttosto contraddittorie sono le notizie precise relative ai suoi primi anni da uomo.
NGC 4945, gruptaki en büyük ikinci gökadadır ve neredeyse yandan görülen sarmal bir gökadadır.NGC 4945 è la seconda più grande galassia del gruppo, una galassia spirale vista di taglio.
Öte yandan çocuk da zehirden dolayı kusmaya başlamıştır.Chi fuma avvelena anche te.
Öte yandan Prens Georgios baş hakemdi ve son karar yetkisi ona aitti.Tuttavia Alfonso era il sovrano, e l'ultima parola spettava a lui.
Publius Varinius (Brett Tucker) - Glaber'ın baş siyasi rakibi ve praetor yandaşı.Publio Varinio (Brett Tucker) è un pretore romano avversario di Glabro.
Öte yandan Roma Cumhuriyeti'nin deniz savaşları konusunda gerçek bir deneyimi yoktu.All'inizio della guerra Roma non aveva nessuna esperienza di guerra navale.
Bir yandan da grup, beste çalışmalarına devam ederek ilk demosunu hazırladı.Dopodiché, assieme a Ecco, inizia a preparare la sua prossima mossa.
Öte yandan, Finlandiya'daki Turku şehrinin Türkiye ile bir bağlantısı yoktur.Questo significa che Noriko non ha niente da lasciare in Giappone.
Öte yandan, hangi durumlardan birinin olacağı bilinebilir.Subito Sei pensa che ci possa essere uno di loro in quel luogo.
Ancak, etkili gücü kullanmak için taraftarlara ihtiyaç duyuyordu ve bu sebeple Tiberius'u yandaş olarak seçti.Ma in quanto Reggente aveva bisogno di sostenitori e allora lei assunse Tiberio come suo collega al potere.
Bir yandan da Manic Street Preachers grubunun şöforlüğünü yapmaktaydı.Il gruppo rock Manic Street Preachers.
Bir yandan da ailesinin güvenliğini sağlamak zorundadır.. ^ FoxDovrà affrontare la sua ex unità, la FOX.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"Quindi, interroga il ragazzo: "Chi sei?
Öte yandan, şehrin maddi kültürü tipikdir ve akalardan farklıdır.Le istituzioni segrete di cultura son certo altrettanto antiche quanto la divisione delle classi.
Öte yandan Alman mevzilerine yönelen karşı taarruzları, püskürtüldü.Gli attacchi ai fianchi dell'avanzata tedesca vengono respinti.
Bir yandan da roman yazmaya başladı.Iniziò anche a scrivere romanzi.
Boyun her iki yanda da omuzların üzerinde geriye doğru bakar.Alle sue spalle fanno da sfondo i due quadri.
Öte yandan küçüğü olabildiğince hoş ve bir melek kadar nazik.Dolce e gentile, adorabile come un angelo.
Diğer bir yandan Ethan, tersi yönde devam etmiştir.André Hansen invece effettuò il percorso inverso.
İçinde iki yanda 124 dükkân vardır.L'edificio ospita 124 appartamenti.
Apaz: Teknenin rüzgarı yandan aldığı ve açının 90 derece olduğu seyirdir.Il traverso e il lasco si hanno quando la barca è a 90 e circa 135° rispetto al vento.
Bir yandan da Darülfünun' da Psikoloji, Kız Öğretmen Okulu'nda Felsefe dersleri verdi.Insieme a Damo diffusero l'insegnamento della dottrina pitagorica ad altre donne.
Öte yandan bir entelektüel (felsefe doktorası vardı), sigara tiryakisi ve sıkı bir alkol kullanıcısıydı.Lo scrittore era inoltre un fumatore accanito e un forte bevitore.
Öte yandan Donanma ciddi bir akaryakıt sıkıntısı içindeydi.Qualcuno in mare era nei guai e in guai seri.
Öte yandan, -2,0'dan küçük bir skor, bağlantı olmadığına dair kanıt olarak kabul edilir.Mentre un LOD score più basso di -2.0 è considerato sufficiente per escludere la probabilità di linkage.
Öte yandan kapitalist çalışan tarafından katılan emeğin gerçek değerinin karşılığından daha azını ödemektedir.La quota richiesta da questo accordo è significativamente inferiore a quella pagata da un membro effettivo.
Diğer yandan, partizanlar Gestapo Karargâhını işgal etti.Nel frattempo i partigiani occuparono la sede della Gestapo e il quartier generale della Sipo.
Öte yandan bir elektrik dipolünün görüntüsü biraz daha karmaşıktır.Rimuovere questi elettroni sarà quindi un po’ più facile.
Okula devam ederken bir yandan da bir bakkalda çırak olarak çalıştı.Mentre era ancora all'Accademia fondò un quartetto.
Bir yandan da Freud ile ilişki yaşamaya başladı.Al contempo, il rapporto con Freud iniziò a divenire più complesso.
Öte yandan yayımcılık ve piyano üretimi işi iyi gitmekteydi.Alla fine tornò a fare con successo il produttore e il regista di pubblicità televisive.
Yandaki grafikten incelenebilir.Si veda la seguente tabella.
Öte yandan, yapının yapılış amacı son araştırmalarla ortaya konmuştur.L'attenzione è ormai completamente volta allo scopo finale della fabbricazione.
Öte yandan bazı bitkiler ve Hayvanlarca da üretilmektedir.Colleziona, altresì, piante ed animali.
Öte yandan kaç sivilin öldüğünü halen kimse bilmemektedir.Migliaia, nessuno sa quanti sono i morti.
Diğer yandan, Springfield'a Adil gelir ve tatlı, yardımsever bir çocuk olarak ortaya çıkar.Allo stesso tempo, Clover lavora per imparare come essere dolce e gentile.
Bir tarafdan o iyi biri, diğer yandan tembel.С одной стороны он добрый, с другой — ленивый.
Elişa, “Korkma, çünkü bizim yandaşlarımız onlarınkinden daha çok” diye karşılık verdi.И сказал Елисей: не бойся, потому что тех, которые с нами, больше, нежели тех, которые с ними.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Заплетает волосы в две косы.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.В контексте «О церемониях», однако, он также может быть прочитан просто как подразделение или корабль.
Hiza - Yandaki (aynı sıradaki) şahıslar ile aynı hizada olma.Не сочти себя небожителем, а равным среди равных (неопр.).
Coğrafya kurallarına göre, coğrafi haritalarda batı yönü daima sol yandadır.На географических картах западная сторона, как правило, находится слева.
Öte yandan kitap birçok olumlu eleştiriler de almıştır.Мы надеемся, что эта книга принесет только добро».
Öte yandan bu gayretleri rakiplerinin ve düşmanlarının sayısını arttırdı.Они уносили свою обиду и увеличивали число его врагов.
Öte yandan Yorck'un kaptanı Piper, kurtarılanlar arasındaydı.Командир «Йорка» капитан Пипер оказался в числе спасённых.