Ana içeriğe geç
Sözlük

yanda ile cümle

yanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer yandan İtalyan Hava Kuvvetleri'nin belirgin üstünlüğü vardı.La supériorité aérienne italienne s'est avérée par ailleurs inefficace.
Yine de hükümetinin yandaşları Ukraynacayı iyi konuşabileceğine dair Mart 2010'da güvence verdi.Le 30 mars 2010, le président ukrainien a annoncé que l'Ukraine pourrait intégrer l'Union.
Diğer yandan baba pozitif bir idealist ve kültürlü bir adamdı.Attentionné, il aurait fait un père et un mari idéal.
Öte yandan Luftwaffe de saldırıya geçti.De même, la Luftwaffe se maintient.
Bu galaksi Dünya'dan bakış açısında yandan görülmektedir.La galaxie est vue de profil depuis la terre.
Bir yanda da Diyarbakır Gazetesi’nde başyazarlık yaptı, vilayet matbaasını yönetti.Il reste dans les affaires liées aux journaux tandis qu'il dirige une affaire de charpente.
Bir yandan da gemide esrarengiz olaylar olmaya başlamıştır.D'autres incidents émaillent les débuts de carrière du navire.
Öte yandan Avrupa'nın en pahalı ülkesidir.Mais elle constitue la plus riche d'Europe.
Diğer bir yanda Nieuwe Kerk (Yeni Kilise), Madame Tussaud's Müzesi bulunmaktadır.Les personnalités suivantes sont présentes dans au moins un des musées Madame Tussauds.
Öte yandan, hükümet Yahudileri aşağılamak için elinden geleni yaptı.Pendant ces années le gouvernement fit tout en son pouvoir pour déraciner les juifs du judaïsme.
Bir yandan da mizah yazıları yazdı.Par ailleurs, il écrit des aphorismes.
Öte yandan kaç sivilin öldüğünü halen kimse bilmemektedir.Personne ne sait combien sont morts.
Ardından Sulla ve yandaşları Marius yandaşlarının çoğunu boğazladılar.Sylla et ses soutiens éliminent la plupart des soutiens de Marius.
Öte yandan ailesi ve arkadaşları çaresizce onu bulmaya çalışmaktadır.Voici, ton père et moi, nous te cherchions avec angoisse.
Bir yandan da geceleri ders alarak Almanca öğrendi.Il y vécut en enseignant l'allemand, notamment lors de cours du soir.
Öte yandan Mahone işe geri döner ve son gelişmeleri öğrenir.Heather arrive à son tour et apprend la triste nouvelle.
Bir yandan da Giritli Kutbi Efendi’den Osmanlı şiirini öğrendi; ilk şiirini 14 yaşında yazdı.Jacques Herman est aussi poète, il a publié ses premiers poèmes à l'âge de 15 ans.
Bir yandan bağırarak ağlar, bir yandan kusar.Il est amené à faire un looping puis part en vrille.
Öte yandan, tüm dosya paylaşımı yasadışı değildir.Toute écoute téléphonique n'est cependant pas illégale.
Diğer yandan Almanya, Osmanlı İmparatorluğu'nun toprak bütünlüğünü korumayı kabul etmektedir.En échange de quoi, la Russie accepte d’adhérer au blocus continental contre le Royaume-Uni.
Öte yandan köpek dışında evcil hayvan iskeletine rastlanmamıştır.À l'exception du chien, aucun animal n'a été domestiqué.
Diğer yanda Şef Metin’e silah kullanmasını öğretir.Cullen apprend rapidement à Elam à tirer au revolver.
Bir yandan da ailemin geçimine yardımcı olmak zorundaydım.Ce qui a été cause qu’il m’a été besoin d’avoir recours à l’assistance de mes amis.
Öte yandan Tweener, Debra Jean’i de alarak Hawaii’ye gitmek istemektedir.Tweener se montre nerveux, tandis que Debra Jean va répondre.
Öte yandan İncil’de ya da diğer kutsal kitaplarda “vampir” sözcüğü hiç kullanılmamıştır.Même dans la Bible, les mots proscrits par la bonne société ne manquent pas.
Bu yandan çarklı gemilerin ilk örneğidir. .C'est le premier vaisseau de ce type.
Öte yandan bu sesi de müziği için kullanan sanatçılar da vardır.Ici, même les arbres jouent leur propre musique.
Öte yandan bazı bitkiler ve Hayvanlarca da üretilmektedir.Ils ont également amené de nombreuses plantes et animaux.
Öte yandan, çok basit veya çok eski kimi cihazlar hala RARP kullanıyor olabilir.Cependant, certains instruments bon marché ou anciens peuvent être à simple faisceau.
Vahdettin dışarı çıktı, yandaki odaya geçti.Je suis simplement passé dans la pièce à côté .
Öte yandan Belize, geçmişteki oyunların hiçbirinde madalya kazanmayı başaramamıştı.Le Belize n'a jamais gagné de médailles aux Jeux olympiques.
Bir yandan da aslında genel bir şarkı.Common People est donc d'une certaine manière une chanson politique.
Yandaki şekilde ıslanmanın çeiştli dereceleri tarif edilmiştir.Les élévations latérales sont ainsi décrites.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"D'où une autre question : « qu'est-ce qu'une chose ? ».
Bir yandan da Wolfram & Hart gelir.Parmi les plus connus, il y a Wolfram & Hart.
Bir yandan tiyatro ile ilgilenirken diğer yandan avukatlık mesleğine devam etti.Déçu par la profession d'avocat, il cherche une autre voie.
Öte yandan, etsiz beslenmenin daha sağlıklı olduğu gerekçesiyle etyemez olanlar da vardır.Exemple : S'il mangeait moins, il serait en meilleure santé.
Onun vuruşunda top yandan auta çıktı.Le garde tire sur lui durant la bagarre.
Rikkat Hanım, sanat çalışmaları sürerken bir yandan da Akademideki İngilizce kurslarına devam etti.En parallèle de son métier d'actrice, elle poursuit des études d'anglais à l'université de Leeds.
Öte yandan, lens tüm giriş düzlemi şeffaflığındadır.Le triangle de Floyd, dont les entrées sont tous les entiers dans l'ordre.
Öte yandan gemiye dolan su iyice karaya oturmasına yol açtı.D'autant que l'eau se conserve mal, à bord.
Ama şu hakarete bir de yandan bakar mısınız lütfen!T'es tout trempé, regarde ça!
Öte yandan gelenek halindeki memler, genler gibi nesilden nesile ya da kültürden kültüre aktarılabilir.Ces derniers peuvent être empruntés à la culture aussi bien qu'à la nature.
Öte yandan tüfeği ağızdan doldurmak namlunun yivlerini bozuyordu.Mais au lieu de le tuer, la balle de son arme lui a déformé la mâchoire.
(Başta Patrona Halil ve Muslu Beşe olmak üzere) İçerideki silah seslerini duyan dışarıdaki yandaşları kaçtı.Six personnes armées de révolvers se précipitent à l'intérieur.
Şehirde El-Kaide yandaşlarının yaşadığı iddia edilmektedir, ancak kanıtlanmamıştır.Il était le chef opérationnel présumé d'Al-Qaïda au Pakistan, bien que cela ne soit pas prouvé.
Öte yandan AFC üyesi olan Afganistan, Bhutan, Kuzey Kore ve Doğu Timor takımları elemeye dahi katılmadı.L'Afghanistan, le Bhoutan, la Corée du Nord et le Timor oriental ne participent pas à ces éliminatoires.
Biraz araştırmadan sonra, bunun nedeninin İlk Kötülük ve Yandaşları olduğunu anlarlar.S'il apprend beaucoup, il perçoit à la première place les lacunes et manques de ces associations et sociétés.
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.Et qu’il n’y avait pas de quoi plaisanter sur ce sujet.
Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu.Durant cette période, il écrit aussi quelques nouvelles.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Por otro lado, entendía la ira de Sean y, créanme, he querido golpearlo varias veces.
Öte yandan, özellikle "fizik" bölümünde, birçok resim neredeyse tamamen soyuttur.Por otro lado, sobre todo en el capítulo de la "física", muchas imágenes se ven casi totalmente en abstracto.
Ama diğer yandan ise bu şarkı "diğerleri" için bir şarkı.Pero, por otro lado, también es una especie de canción para los "otros".
Bu galaksi Dünya'dan bakış açısında yandan görülmektedir.Esto se considera vacío en la Tierra.
Öte yandan, Kabin odası hiçbir zaman amaçlandığı şekilde kullanılmadı.Por otro lado, la sala de Gabinete nunca fue usada para los fines previstos.
Diğer bir yandan Ethan, tersi yönde devam etmiştir.Los aliados, en cambio, siguieron el camino inverso.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.No podía haber ocurrido sin él pero, por otro lado, no podíamos haber seguido con él.
2 Aralık - Fidel Castro ve yandaşları, tekneyle Küba'ya vardı.2 de diciembre: Fidel Castro y sus seguidores desembarcan en Cuba.
Öte yandan Tweener, Debra Jean’i de alarak Hawaii’ye gitmek istemektedir.Tweener querría que él y Debra Jean pudiesen ir juntos a Hawái.
Öte yandan, Almanya'nın doğal gaz boru hatları ağı yoğun ve iyi bağlantılıdır.La red de gas natural, por otro lado, es densa y bien comunicada.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod