Tekrar canınız yanar.Er erlitt erneut Verletzungen.
Güneş ışığında yanarlar.Die beiden verbrennen im Sonnenlicht.
Bu mum Hanuka boyunca her gün yanar.Was macht das Licht den ganzen Tag?
Duke'ü öldürmeyi denerken McCullen'in yanar ve böylece o ve Doktor kaçış aracına yönelirler.Bei McCullens Versuch, Duke zu töten, verletzt dieser ihn, und McCullen flieht mit Rex in ein Fluchtfahrzeug.
Bu aynı zamanda Japonya tarihinin en büyük yanardağ patlaması olmuştur.Dies war die größte Ausdehnung in der Geschichte Japans.
Zeus bütün parlaklığıyla gücünü gösterirken Semele yanar ve karnındaki yedi aylık bebeğini düşürür.Enttäuscht über die Abweisung, brennt er Siebenschöns Elternhaus nieder.
Asama Dağı Honshū'nun en aktif yanardağıdır.Der Asama ist der aktivste Vulkan der Insel Honshū.
İçinde bulunan ahşap katlar çıkan yangınlarda yanarak hasar görmüştür.Sie saßen im abgerissenen hinteren Rumpfabschnitt, der vom Feuer verschont blieb.
Adada bir de sönmüş bir yanardağ bulunmaktadır.Darüber hinaus befindet sich auf der Insel ein Leuchtturm.
Hayvanların derilerinin işlendiği atölyeler köpek dışkısı için yanar tutuşurlarmış.Die von den Pfeilen betäubten Tiere wurden von Hunden aufgesammelt.
Yanardağın eteklerinde Andlar'ın içine kadar erişen dağ gölü Lago Todos los Santos uzanır.Am Fuße des Vulkans erstreckt sich der Gebirgssee Lago Todos los Santos, der weit in die Anden hineinreicht.
Yanardağ otlayan koyunların florla zehirlenmesine neden oldu.Die Schafe erkrankten vom ausgestoßenen Fluor, das die Weiden vergiftet hatte.
Aksi halde akü boşalır veya marş motoru yanar.Dann wird der Booster abgeworfen und das Ramjet-Marschtriebwerk zündet.
At sineği Pegasus'u ısırınca atın canı yanar.Mit Hilfe des fliegenden Pferdes Pegasos tötete er die Chimära.
Pinatubo, Filipinler'in Luzon Adası'nın merkezinde aktif bir yanardağdır.Der Pinatubo ist ein aktiver Vulkan auf den Philippinen im Westen der Insel Luzon.
Sonunda kablo yumağı yanar ve iniş modülünü serbest bırakır.Der Schlagbolzen wird dadurch frei und initiiert den Zündsatz.
Sayıları süper yanardağın konumuna bağlıdır.Die Zahl der Opfer ist abhängig vom Standort des Supervulkans.
Yanardöner parıltıya sahip oje.Die Stirn ist deutlich gefurcht.
Hamamın altında olup burada ateş yanar.Er bleibt auf dem Dach liegen und fängt Feuer.
Torre del Greco Napoli Korfezi'nin güneyinde Vezüv Yanardağı eteklerinde kurulmuştur.Zentrum der Schmuckherstellung ist Torre del Greco in der Nähe von Neapel.
Haroun Tazieff (11 Mayıs 1914, Varşova — 2 Şubat 1998, Paris) Fransız yanardağ bilimcisi ve yerbilimci.Haroun Tazieff (* 11. Mai 1914 in Warschau; † 2. Februar 1998 in Paris) war ein französischer Vulkanologe.
Bazıları halâ etkin olan yanardağlar çok yüksektir.Das Bergsteigen faszinierte Harrer weiterhin sehr.
Bu, Türkiye'deki aktif ve sönmüş yanardağların listesidir.Dies ist eine Liste der derzeitigen und geplanten Kraftwerke Sierra Leones.
Azerbaycan'ın bölgedeki en aktif yanardağlarından biridir ve her 3-10 yılda bir püskürür.Feuer spielen in diesen Wäldern eine sehr große Rolle und treten alle drei bis fünf Jahre auf.
Dünyanın en güzel ama aynı zamanda en faal ve en tehlikeli yanardağlarından biri olarak geçer.Er gilt als einer der schönsten, aber auch als einer der aktivsten und gefährlichsten Vulkane dieser Welt.
48 saat sonra, yanardağ püskürdü.Nach 85 Tagen gelang es ihm, die Belagerung zu brechen.
Fakat Nero'nun Roma yanarken lir çaldığı bilgisi yanlıştır.Dennoch ist Nero als Brandstifter Roms in die Geschichte eingegangen.
Yanardağ, o günden bu yana sönüktür.Der Leuchtturm wird seitdem ferngesteuert.
Lassen Zirvesi yıllarca sönmüş bir yanardağ olarak görüntü vermekteydi.Sie sollte die seit Monaten belagerte Festung entsetzen.
Bu karışım hızla tutuşur ve yanar.Das Mähgut wird zusammen geharkt und verbrannt.
Ev yanarak küle dönüştü.La maison fut réduite en cendres par l'incendie.
İzlanda'da bir yığın yanardağ var.L'Islande a plusieurs volcans.
O yangında, yanarak öldü.Il est mort brulé dans cet incendie.
Bir yanardağ görmek istiyorum.Je veux voir un volcan !
Bazıları halâ etkin olan yanardağlar çok yüksektir.Les berges, très arborées, sont endiguées assez hautement.
Diğer keşfedilmemiş yanardağlar potansiyel olarak aktif olabilir.D'autres volcans endormis peuvent être potentiellement actifs.
Ross Adası'ndaki Erebus Dağı, Dünya'nın güneye en yakın aktif yanardağıdır.Le mont Erebus, sur l'île de Ross, est le volcan en activité le plus austral du monde.
Bu ateş hiç sönmemek üzere yanardı.Le feu n’était pas entièrement éteint.
22 kişi yanarak öldü.L’explosion fait 22 morts.
Eldgjá kanyonu ve Katla yanardağı başka bir volkanik sistem oluşturmaktadır.Canons et une nouvelle forteresse sont ajoutés.
Nanosellüloz bazen yanardönerdir.Corolle parfois avortée.
Otelde bulunan kişilerden 37'si yanarak öldü.37 personnes meurent dans l'incendie.
Tekrar canınız yanar.Il est blessé à nouveau.
Ada, üç yüz milyon yıldan daha yaşlı aşırı derecede aşınmış bir yanardağdır.Ashley : Ashley est un tas de cendres vieux de plus de 300 ans.
Bu mum Hanuka boyunca her gün yanar.La synagogue va continuer de brûler toute la matinée.
Güneş ışığında yanarlar.Pleins feux sur le soleil.
Bu yüzden temas ettiği organik maddeler çabucak yanar.Le bol alimentaire qu’il contient fermente alors rapidement.
Volkanik kış, olarak alt atmosfer tabakasının bir yanardağ patlaması sonucu soğuması fenomeni.Un hiver volcanique serait la conséquence directe de l'éruption d'un supervolcan.
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı, Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.Il a connu une éruption destructrice en 1600, la plus forte de la période historique en Amérique du Sud.
Gerçek yanardağ değildir, hiçbir zaman lav püskürtmezler.L'orchestration est légère et n'écrase jamais le violon.
79: Pompeii ve Herculaneum Vezüv Yanardağı'nın patlaması ile yıkılmıştır.79 : éruption du Vésuve et destruction de Pompéi et d'Herculanum.
Tanrılar Istar’ın üzerine ters bir yanardağ fırlatmışlardır.Ils scandaient (en cœur) "Istar!
İtalya'nın diğer önemli yanardağları, Vezüv, Stromboli ve Vulcano'dur.Les volcans les plus importants sont : Etna, Stromboli et Vulcano.
Bu aynı zamanda Japonya tarihinin en büyük yanardağ patlaması olmuştur.Ce fut le plus important vol de l'histoire du Japon.
Günümüzde bu yanardağı deniz yüzeyinden 975 m altındadır.Ce volcan actif se situe à 975 mètres sous la surface de l'océan.
Yanardağların araştırıldığı bilim dalına volkanoloji (yanardağ bilimi) denir.Il est étudié par une science appelée volcanologie pratiquée par des volcanologues.
İşte tam o günlerde Alidağ’ın doruğunda bir top ışık patlar, üç gün üç gece yanar durur.Face à un coup de poing qui se solde par trois jours d'ITT, elle tire trois balles ».
1985 - Kolombiya'daki Nevado del Ruiz yanardağı patladı.13 novembre 1985 : l'éruption du Nevado del Ruiz (Colombie) détruit la ville d'Armero.
Adada bir de sönmüş bir yanardağ bulunmaktadır.Il y a aussi un volcan de boue sur cette île.
İkisi çocuk, dokuz kişi yanarak öldü.Onze enfants et deux nurses périssent dans les flammes.