Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Das Licht der Gerechten brennt fröhlich; aber die Leuchte der Gottlosen wird auslöschen.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.De rättfärdigas ljus brinner glatt, men de ogudaktigas lampa slocknar ut.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.De rettferdiges lys skinner lystig, men de ugudeliges lampe slukner.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.의인의 빛은 환하게 빛나고 악인의 등불은 꺼지느니라
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.La luce dei giusti allieta, la lucerna degli empi si spegne
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.La lumière des justes est joyeuse, Mais la lampe des méchants s`éteint.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.La luz de los justos brilla con alegría, pero la lámpara de los impíos se apagará
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Luč pravičnih daje vesele žarke, brezbožnih svetilnica pa ugasne.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Lumina celor neprihăniţi arde voioasă, dar candela celor răi se stinge. -
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Orang saleh bagaikan cahaya cemerlang; orang jahat bagaikan lampu padam
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Retfærdiges Lys bryder frem, gudløses Lampe går ud.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Sự sáng của kẻ lành soi rạng ngời ; Nhưng đèn kẻ ác lại bị tắt đi .
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Sự sáng của kẻ lành soi rạng ngời; Nhưng đèn kẻ ác lại bị tắt đi.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Světlo spravedlivých rozsvětluje se, svíce pak bezbožných zhasne.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Svetlo spravedlivých svieti vesele, ale svieca bezbožných zhasne.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Światłość sprawiedliwych jasna: ale pochodnia bezbożnych zgaśnie.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Vanhurskasten valo loistaa iloisesti, mutta jumalattomien lamppu sammuu.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Το φως των δικαιων ειναι φαιδρον ο δε λυχνος των ασεβων θελει σβεσθη.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Виделото на праведните е весело, А светилникът на нечестивите ще изгасне.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Свет праведных весело горит, светильник же нечестивых угасает.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.אור צדיקים ישמח ונר רשעים ידעך׃
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.نور الصدّيقين يفرح وسراج الاشرار ينطفئ.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.義 人 的 光 明 亮 . 〔 明 亮 原 文 作 歡 喜 〕 惡 人 的 燈 要 熄 滅
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.義人 的 光 明亮 . 〔 明亮 原文 作 歡喜 〕 惡人 的 燈要 熄滅
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Así que, en principio, fue nuestro primer volcán neutral de carbono.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Deci în esență, am avut primul vulcan eco!
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Doc essentiellement, nous avons eu notre premier volcan à empreinte carbone neutre.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Eigenlijk hadden we dus onze eerste koolstofneutrale vulkaan.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk. (Kahkaha) (Alkış)Então, tivemos o nosso primeiro vulcão neutro em carbono (Risos) (Aplausos)
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.즉 본질적으로는 이것은 최초의 탄소 감소 화산인 셈입니다..
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Nên, cơ bản là, chúng ta đã có vụ núi lửa nhân tạo đầu tiên.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Quindi in sostanza, abbiamo avuto il nostro primo vulcano ad emissione zero.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Så, i princip, har vi haft vårt första koldioxidneutrala vulkanutbrott.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Takže v podstatě jsem měli první sopku čistící ovzuší.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Takže v podstate sme mali našu prvú uhlíkovo-neutrálnu sopku.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Tehát, ez az első szén-semleges vulkánunk.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Wir hatten also tatsächlich unseren ersten klimaneutralen Vulkan.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.W istocie, mieliśmy pierwszy neutralizujący dwutlenek węgla wulkan.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Οπότε, ουσιαστικά, είχαμε το πρώτο μας ηφαίστειο με ουδέτερο ισοζύγιο άνθρακα.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.И всъщност, имаме първият въглеродно неутрален вулкан.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.По существу, это был наш первый углеродно-нейтральный вулкан.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.Так, по суті, ми мали наш перший вуглець-нейтральний вулкан.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.אז בעקרון, היתה לנו התפרצות הר געש ראשונה שהורידה את כמות הפחמן
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.لذلك، أصبح لدينا أول بركان خال من الكربون.
Dolayısıyla, ilk sıfır-karbon yanardağımıza sahip olduk.火山というわけです (笑)
Elinizde bir maytap olduğunu ve patladığını düşünün. Sadece eliniz yanar.Jos paukkupommia pitää kädessä ja sytyttää sen-
Elinizde bir maytap olduğunu ve patladığını düşünün. Sadece eliniz yanar.Ако на дланта ви има фишек и го запалите, какво ще стане?
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.16ミリの不燃性フィルムだったのにですよ
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.Bon sang, je vous le dis, les films brûlent, les films brûlent.
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.Chlapče, řeknu ti, filmy hoří, filmy hoří.
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.Deixem que vos diga, os filmes ardem e bem.
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.Fant, vam rečem, filmi gorijo, kako gorijo.
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.Gente, devo dirvelo: le pellicole bruciano, eccome.
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.Ik zal je zeggen: film kan flink branden.
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.Jag säger bara det, film brinner, film brinner.
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.Jejku, mówię Wam, taśma filmowa - ta to dopiero się pali.
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.Junge, ich sag dir, Film brennt. Film brennt.
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.필름은 탑니다. 당연히 타지요.
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar. Misal, bu 16-milimetrelik bir güvenlik filmiydi.Aceasta era filmul meu de 16 mm.
Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.Öregem, szavamra, a film ég, a film elég.