Bu, yanardağ şeridi.Egy vulkanikus hegyvonulatot láthatnak.
Bu, yanardağ şeridi.여긴 화산지역인데요
Bu, yanardağ şeridi.Questa è una catena di vulcani.
Bu, yanardağ şeridi.To grzbiet wulkaniczny.
Bu, yanardağ şeridi.Toto je sopečný chrbát.
Bu, yanardağ şeridi.Toto je vulkanický hřbet.
Bu, yanardağ şeridi.Voici une crête volcanique.
Bu, yanardağ şeridi.Αυτή είναι μια ηφαιστειακή κορυφογραμμή.
Bu, yanardağ şeridi.Това е вулканичен хребет.
Bu, yanardağ şeridi.Это вулканический горный хребет.
Bu, yanardağ şeridi.זה רכס וולקני
Bu, yanardağ şeridi.هذه سلسلة من التلال البركانية.
Bu, yanardağ şeridi.どんどん潜っていくと
Büyük plak koleksiyonum vardı -- onları kurtaramadım. Evlat, diyorum ki, filmler yanar, filmler yanar.Saya adalah kolektor besar dari rekaman -- rekaman-rekaman itu tidak selamat. film-film terbakar.
Çocuklar arabada sıkışıp aldı. Yanarak ölecekler!" dese, bu talamik bir davranış olurduLapset ovat ansassa autossa, he palavat kuoliaiksi!". se on talamus käytöstä.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.A legtöbb földrengés és vulkáni aktivitás a tengerekben zajlik-- a tenger fenekén.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Der Großteil der Erdbeben und Vulkanausbrüche spielt sich im Meer ab - am Meeresboden.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.In de zee zijn ook de meeste aardbevingen en vulkanen, op de bodem van de zee.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.대부분의 지진과 화산활동이 바닷속에는 일어납니다. 저 바다 밑 바닥에는
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.La maggior parte dei terremoti e dei vulcani avvengono nel mare - in fondo al mare.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.la mayoría de los terremotos y volcanes están en el mar, en el fondo del mar.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.La plupart des tremblements de terre et de volcans se produisent dans la mer - au fond de la mer.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Majoritatea cutremurelor şi a vulcanilor sunt în mare-- pe fundul mării.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Väčšina zemetrasení a sopiek je v mori - na dne mora.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Většina zemětřesení a vulkánů je v moři - na mořském dně.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Οι περισσότεροι από τους σεισμούς και τα ηφαίστεια είναι στη θάλασσα -- στον πυθμένα της θάλασσας.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Повечето от земетресенията и вулканите са в морето... на дъното на морето.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Почти все извержения вулканов происходят там же — на дне океана.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.רוב הרי הגעש ורעידות האדמה מתרחשים בים בקרקעית הים.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.مُعظم الزلازل والبراكين في البحر -- في منتصف البحر.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.つまり海底にあるんです 海における多様性と生物密度は
Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.탄산칼슘 결정을 층층이 쌓아서 이 아름다운 무지개 빛갈의
Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.les cristaux de carbonate de calcium en couches, rendant ceci beau, chatoyant : de la nacre.
Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.Protože ušeň dokáže ukládat krystaly uhličitanu vápenatého ve vrstvách, tak tvoří tuto krásně měňavou perleť.
Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.יודע לרבד את גבישי הסידן הפחמתי בשכבות, ולהפיק את הדבר היפה והססגוני הזה,
Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.قادر على وضع بلورات كربونات الكالسيوم في طبقات، صانعاً هذا اللؤلؤ الجميل
Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.何層にも積み重ねることができるからです 美しく輝く 真珠を生み出すことができるのです
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Bởi vì khi anh chết đi một thư viện bị đốt cháy
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Denn wenn ein Ältester stirbt, dann ist es, als stünde eine Bibliothek in Flammen.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Karena saat seorang tua meninggal, satu perpustakaan terbakar.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Lebo keď starší zomrie, je to, ako keď zhorí knižnica.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Mivel egy idős ember halálával egy egész könyvtár ég porrá.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Parce que quand un ancien meurt une bibliothèque brûle.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Pentru că atunci când un bătrân se stinge, o bibliotecă arde.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Perché quando muore un anziano una biblioteca viene bruciata.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Ponieważ gdy umiera starszy człowiek, to tak jak gdyby płonęła biblioteka.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Porque cuando un anciano muere se quema con él una biblioteca.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Porque, quando um ancião morre, é uma biblioteca que arde.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Protože když umře stařec, jako byste vypálili knihovnu.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Wanneer een oudere overlijdt wordt er een bibliotheek verbrand.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Διότι όταν πεθαίνει ένας γέροντας, καίγεται μία βιβλιοθήκη.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Защото когато старейшина умира, една библиотека бива изгорена.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Потому что когда умирает старик, сгорает библиотека.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.Тому що смерть старійшини-це втрата бібліотеки
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.מפני שכשזיקני השבט נפטרים ספריה נשרפת.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.لانه في كل مرة يموت فيها رجل عجوز من تلك الثقافات .. تُحرق مكتبة كاملة
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.世界中で図書館が燃え盛っています
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar.원로(元老)가 세상을 떠나면 지식의 창고도 불타는 것처럼 말입니다.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.A luz dos justos alegra; porem a lâmpada dos impios se apagará.
Doğruların ışığı parlak yanar, Kötülerin çırası söner.Az igazak világossága vígassággal ég; de az istenteleneknek szövétneke kialszik.