Onu ilk gördüğüm andan bu yana sevdim.I've loved her since I saw her.
Mary Tom'u yanağından öptü.Mary kissed Tom on his cheek.
Bunu yapsaydım canım yanabilirdi.I could get hurt if I did that.
Tom ve ben yan yana oturduk.Tom and I sat side by side.
Tutuklular bir hücrede uyumaya zorlandı, sık sık yan yana.Inmates were forced to sleep in one cell, often sideways.
Ekim ayından bu yana orada bulunmadım.I haven't been there since October.
İkiniz de cehennemde yanabilirsiniz.You can both burn in hell.
Ateşle oynarsan yanarsın.If you play with fire, you're going to get burned.
Tom burada olduğundan bu yana üç hafta geçti.It's been three weeks since Tom has been here.
Tom her iki yanağında bir kez Mary'yi iki kez öptü.Tom kissed Mary twice, once on each cheek.
Tom ve Mary kanepede yan yana oturdular.Tom and Mary sat side by side on the sofa.
"Tom Mary'yi neresinden öptü?" "Yanaktan.""Where did Tom kiss Mary?" "On the cheek."
Sami Müslüman olanlarla olmayanlar arasında diyalog ve hoşgörü olmasından yanaydı.Sami encouraged tolerance and dialogue between Muslims and non-Muslims.
Tom, Mary'ye yanağından küçük bir öpücük verdi.Tom gave Mary a little kiss on her cheek.
Tom Mary'ye yanağından kocaman bir öpücük verdi.Tom gave Mary a quick kiss on her cheek.
Tom Mary'yi almak için yanan eve geri döndü.Tom went back into the burning house to get Mary.
Tom yanağını Mary'nin yanağına bastırdı.Tom pressed his cheek against Mary's.
Sami'nin yanardağı patladı.Sami's volcano blew.
Mum yanarak bitti bu nedenle başka bir tane yaktım.The candle burned out, so I lit another one.
Sami ve Ferit teknisyen olarak yan yana çalıştılar.Sami and Farid worked side by side as technicians.
Sami bu kez diğer yanağını çevirmeyecek.Sami won't turn the other cheek this time.
Bu, boşanmadan bu yana Boston'a ilk dönüşün mü?Is this the first time you've been back to Boston since your divorce?
Ekim ayından bu yana yarı zamanlı garson olarak çalışıyorum.I've been working part-time as a waiter since October.
Boston'a geldiğimden bu yana üç yıl oldu.It's been three years since I came to Boston.
İnsanlığın başlangıcından bu yana hiçbir şey değişmedi ve hiçbir şey değişmeyecek.Since the beginning of mankind, nothing has changed and nothing will change.
Tom sadece başını hayır anlamında iki yana salladı.Tom only shook his head.
Zamanın kendini tüketmekten başka hiçbir işlevi yoktur. Kül bırakmadan yanar.Time has no function but to consume itself. It burns without leaving ashes.
Çocukluğumdan bu yana burada yaşıyorum.I've lived here since I was a boy.
Sence bu yanar mı?Do you think this will burn?
Ayakkabımın dili yana kayınca uyuz oluyorum.I hate it when the tongue of my shoe slides to the side.
Ayakkabımın dilinin yana kaymasından nefret ediyorum.I hate it when the tongue of my shoe slides to the side.
Bu aktif bir yanardağ.This is an active volcano.
Diğer yanağı çevirme olayına inanmıyorum.I don't believe in turning the other cheek.
Sana vurana diğer yanağını uzatma felsefesine inanmıyorum.I don't believe in turning the other cheek.
Çin malı hiçbir şey almaya yanaşmıyor.He refuses to buy anything made in China.
Uslu durmaya yanaşmadı.He refused to settle down.
Pes etmeye yanaşmadı.He refused to give up.
Çocukluğundan beri zayıf ve mazlumdan yana olan bir karakteri vardı.He's always been on the side of the weak and oppressed since he was a child.
Yanaklarınızda ne kadar zamandır şişlik var?How long have your cheeks been swollen?
Vezüv ve Etna, İtalya'nın en bilinen yanardağlarıdır.Vesuvius and Etna are the two most well-known volcanoes in Italy.
Vezüv ve Etna, İtalya'daki en çok bilinen yanardağlardır.Vesuvius and Etna are the two most well-known volcanoes in Italy.
Tom köpeğini kurtarmak için ıslak bir battaniyeye sarınıp koşarak yanan binaya girdi.Tom covered himself with a wet blanket and ran into the burning building to save his dog.
Yanan bir kömür yığını geride kaldı.A smoldering pile of coal was left behind.
Geride yanan bir kömür yığını kaldı.A smoldering pile of coal was left behind.
Karl insanları yanan bir binadan kurtardı.Karl rescued people from a burning building.
Reine, 1743 yılından bu yana bir ticaret merkezi olmuştur.Reine has been a commercial centre since 1743.
2009 yılından bu yana, organizasyon tümüyle üye devletler tarafından finanse edilmektedir.Since 2009 the organisation has been entirely financed by member countries.
1979 yılından bu yana, bu iki paramiliter örgütün tamamı yeniden yapılanmaya uğramıştır.Since 1979, both these paramilitary organizations have undergone complete reorganizations.
Golding, ülkenin bağımsızlığından bu yana sekizinci başbakanıdır.Golding was the nation's eighth prime minister since independence.
Satın alma işleminden bu yana, çalışanlarının çoğu artık Apple'da çalışıyor.Since the acquisition, most of its employees now work at Apple.
Home Perakende Grubunun satın alımından bu yana, Bush iD markası artık kullanılmıyor.Since purchase by Home Retail Group, the Bush iD branding is no longer used.
1991 yılından bu yana, şehir Moldova ve Transdinyester Cumhuriyeti arasında tartışmalıdır.Since 1991, the city has been disputed between the Republic of Moldova and Transnistria.
Hodson, NSCAA Premier Lisansı sahibidir ve 1999 yılından bu yana profesyonel bir koçtur.Hodson is an NSCAA Premier License holder and has been a professional coach since 1999.
Tarih öncesi zamanlardan bu yana, haritalar ve diagramlar gibi basit modeller kullanılmıştır.Since prehistorical times simple models such as maps and diagrams have been used.
Burlington Coat Factory 1999 yılından bu yana sadece Linux kullanmaktadır.Burlington Coat Factory has used Linux exclusively since 1999.
1 Nisan 2015'ten bu yana xinmsn'deki tüm operasyonlar sona erdi.Since 1 April 2015, all operations on xinmsn has ceased.
Çin'in toplam ABD ithalatındaki payı 1996'dan bu yana %7'den %15'e yükselmiştir.China's share of total U.S. imports has grown from 7% to 15% since 1996.
2009 küresel mali krizinden bu yana, Polonya GSYİH'sı büyümeye devam etti.Since the global recession of 2009, Poland's GDP continued to grow.
İranlı kadınlar için hakları ve yasal statüleri 20. yüzyılın başlarından bu yana değişmiştir.For Iranian women, their rights and legal status have changed since the early 20th century.
Yıllık ‘Harbin Uluslararası Buz ve Kar Heykel Festivali, 1985’ten bu yana düzenlenmektedir.The annual Harbin International Ice and Snow Sculpture Festival has been held since 1985.