Ana içeriğe geç
Sözlük

yana ile cümle

yana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom şapkasını yana yatırdı.Tom tipped his hat.
Her yana baktım, ama kitabım yok.I've looked everywhere, but I can't find my book.
Yan yana.Side by side.
Yanağında ruj lekesi var.You have lipstick on your cheek.
Onun yanağını öptüm.I kissed her on the cheek.
İsa diğer yanağı çevirmemizi, düşmanımızı sevmemizi ve onlar için dua etmemizi söylemişti.Jesus told us to turn the other cheek, love our enemies, and pray for them.
Şans bizden yanaydı.Luck was on our side.
Girişte, itfaiye yanan evi keşfetti.Upon arrival, the firefighters discovered the house in flames.
Tom ve Mary yan yana çalıştı.Tom and Mary worked side by side.
Yanaklarım kırmızıydı.My cheeks were red.
Tom annesinden yana oldu.Tom sided with his mother.
Onun yanaklarından dökülen gözyaşları vardı.She had tears pouring down her cheeks.
Ben onu yanağından öptüm.I kissed him on the cheek.
Onu yanağından öptüm.I gave him a kiss on the cheek.
Yanan lastik kokusunu alıyor musun?Do you smell rubber burning?
Tom Mary'ye yanaktan hafif bir öpücük verdi.Tom gave Mary a light kiss on the cheek.
Tom 2013 yılından bu yana burada bulunuyor.Tom has been here since 2013.
Tom'un yanakları kızardı.Tom's cheeks turned red.
Onun yanakları kırmızıya döndü.His cheeks turned red.
Mary onun yanağına küçük bir öpücük verdi.Mary gave him a little kiss on the cheek.
Mary bana sıkıca sarıldı ve yanağımdan öptü.Mary gave me a big hug and a kiss on the cheek.
Tom, Yanan Adam festivaline gitti.Tom went to Burning Man.
O yanacak.It'll burn.
Sen cehennem ateşinde yanacaksın.You will burn in hellfire.
Mary yüzünü yana çevirdi ve Kate görmezden gelmiş numarası yaptı.Mary looked away and pretended to ignore Kate.
Bir saniye kaldırıma yanaşır mısın?Could you pull over for a second?
Benden yana olmalısın.You should be on my side.
Chicago Cubs 1908 yılından bu yana ilk kez World Series'i kazandı.The Chicago Cubs have won the World Series for the first time since 1908.
Yazarın iki karakterinin yan yana koyulması onların kusurlarını vurguluyor.The author's juxtaposition of the two characters highlights their flaws.
Tom beni yanağımdan öptü.Tom kissed me on the cheek.
Eğildi ve onun yanağını öptü.She leaned over and kissed his cheek.
Tom yanağıma karşı yanağına bastı.Tom pressed his cheek against my cheek.
Mary Tom'un yanağına karşı yanağına bastı.Mary pressed her cheek against Tom's cheek.
Mary başını yana yatırdı.Mary tilted her head sideways.
Tom, ekim ayından bu yana Mary'yi görmedi.Tom hasn't seen Mary since October.
Kilimanjaro, Tanzanya'da bulunan ve uyuyan bir yanardağdır.Mount Kilimanjaro is a dormant volcano located in Tanzania.
Tom güldü ve başını iki yana salladı.Tom laughed and shook his head.
Hiç kimse işkenceden yana değildir.Nobody's in favor of torture.
Yüksek vergilerden yanayım.I'm in favor of higher taxes.
Binayı yanarken gördüm.I saw the building burning.
Tom yanağıma dokundu.Tom touched me on the cheek.
Tom arkamdan gizlice yanaştı.Tom sneaked up behind me.
Tom, Mary'ye yanağından hızlı bir öpücük verdi.Tom gave Mary a quick kiss on the cheek.
Mary Tom'a yanağından hızlı bir öpücük verdi.Mary gave Tom a quick kiss on the cheek.
O onun yanağını öpmek için eğildi.He bent down to kiss her cheek.
Tom Mary'nin yanağını öpmek için eğildi.Tom bent down to kiss Mary's cheek.
Son ziyaretinizden bu yana biraz zaman geçti.It's been a while since your last visit.
Mezun olmanızdan bu yana üç yıl geçti.It's been three years since you graduated.
Tom'un gitmesinden bu yana ne kadar zaman oldu?How long has it been since Tom left?
Otobüste yan yana oturalım.Let's sit next to each other on the bus.
Tom yanağını sıktı.Tom pinched his cheek.
Fadıl ve Leyla, ilişkilerinde yanan ateşi söndürmek istiyorlardı.Fadil and Layla wanted to extinguish the smoldering fire in their relationship.
Ölüm cezasından yanayım.I am in favor of the death penalty.
Aşk çabucak yanar ve nefrete dönüşür.Love quickly burns out and turns into hate.
Tom gittikten bu yana yaklaşık üç yıl oldu.It's been nearly three years since Tom left.
Bu malzeme kolaylıkla yanar.This material combusts easily.
Kürtajın yasallaştırılmasından yana mısınız, Mary?Are you in favor of legalizing abortion, Mary?
Boston'a taşındığımdan bu yana üç ay geçti.It's been three months since I moved to Boston.
Boston'a taşındığımdan bu yana üç ay oldu.It's been three months since I moved to Boston.
Onu ilk gördüğüm andan bu yana seviyorum.I've loved her since I saw her.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod