Evrensel, 7 Haziran 1995 tarihinden bu yana Türkiye'de günlük yayımlanan bir gazetedir.DNA ist eine Zeitung, die seit dem 30. Juli 2005 täglich in englischer Sprache erscheint.
Yanal tomurcuklar terminal tomurcuklardan daha küçüktür, ve çok kısa saplıdır.Die untere Hüllspelze ist kürzer als die obere und kann auch ganz fehlen.
Ören yeri merkezinde yan yana üç tapınak bulunmaktadır.Im Zentrum des Bezirkes befanden sich drei Tempel.
2008'den bu yana Coconut Grove'da yaşamaktadır.Seit 2008 wird auch Groovy unterstützt.
Kurulduğundan bu yana yapmış olduğu sponsorluk anlaşmalandan dolayı, farklı isimlerle anıldı.Der Verein hat seit seiner Gründung wegen unterschiedlicher Sponsoren mehrmals den Namen gewechselt.
Türkiye'de iki sistem yan yana yazılarak belirtilir.In der Region Kurdistan werden zwei Schriftsysteme verwendet.
1 Ekim 2013'ten bu yana, MSF Uluslararası Başkanı Joanne Liu'dur.Am 7. Oktober telefonierte Obama mit der Präsidentin von MSF, Joanne Liu.
Muazzez ise Yusuf’u sevdiği için Ali ile evlenmeye yanaşmaz.Weil er dem Engel nicht glaubt, wird Zacharias stumm.
Ancak 1989'dan bu yana iki senede bir organize edilmeye başlandı.Seit 1989 wird er alle zwei Jahre ausgetragen.
48 saat sonra, yanardağ püskürdü.Nach 85 Tagen gelang es ihm, die Belagerung zu brechen.
Bunu 1896'dan bu yana Savaş bakanlığıyla birleştirdi.1896 wurde er ins Kriegsministerium versetzt.
Kvass Doğu Avrupa'da antik çağlardan bu yana yaygın bir içecektir.Wodka wurde in Westeuropa lediglich in Adelskreisen als rare osteuropäische Spezialität geschätzt.
Ayrıca 1961'den bu yana ilk kez Fransa, Avrupa şampiyonasında ilk iki sırayı almış oldu.Zudem wurden zum ersten Mal seit 1937 wieder in beiden Stilarten Europameisterschaften ausgetragen.
2007'den bu yana yarışmaktadır.Die Meisterschaft wird seit 2007 ausgespielt.
Köyde 1935 yılından bu yana okul bulunmaktadır.In ihm befindet sich seit 1925 eine Schule.
1977'den bu yana Rahmi M. Koç Müzesi Yönetim Kurulu Üyesi olarak çalışıyor.Seit 1923 war Le Coq Direktor des Völkerkundemuseum.
Kayı aşireti Derneği ise 2014 yılından bu yana bayrağına patent iddia etmiştir.Gewalt in der Geburtshilfe ist seit 2014 ein Schwerpunktthema der WHO.
Fakat Nero'nun Roma yanarken lir çaldığı bilgisi yanlıştır.Dennoch ist Nero als Brandstifter Roms in die Geschichte eingegangen.
Avrupa borç krizi, 2009 yılının sonundan bu yana Avrupa Birliği'nde yaşanan bir borç krizidir.Hauptthema war die Flüchtlingskrise in Europa seit 2015.
1970'lerden bu yana şiddetli alkolizm geçirmiştir.Zudem war sie seit den 1940er Jahren starke Alkoholikerin.
Bu kadar olumsuzluk içinde şans ibresi Sivasspor'dan yana dönmüştür.Nach diesem Erfolg kehrte er zwar zu Sivasspor zurück, wurde aber Sivas Belediyespor.
MSG, 1998 yılından bu yana "baharatlar ve tatlandırıcılar" terimi kapsamına dahil edilememektedir.Seit 1998 darf Mononatriumglutamat nicht mehr unter den Begriff „Gewürze und Aromastoffe“ fallen.
2001 yılından bu yana aynı üniversitede profesördür.Seit 2001 ist er dort Distinguished University Professor.
7 Haziran seçimlerde, 2002'den bu yana ilk defa bir parti tek başına iktidar olamadı.2002 wurde zum ersten und bislang einzigen Mal eine Delegation zu Winterspielen geschickt.
1993 yılında Türkiye-Ermenistan sınırının kapatılmasından bu yana istasyon tren seferlerine kapalıdır.Mit Ablauf des Fahrplans 1993/94 wurde der Zug eingestellt.
Bu durum 2008 yılından bu yana değişmektedir.Das änderte sich schlagartig ab 2008.
1986'dan bu yana televizyon yapımlarında yer almaktadır.Seit 1986 ist sie vornehmlich im Fernsehen zu sehen.
Romanya Sosyal Demokrat Partisi (PSDR) eski lideri, 2001 yılından bu yana Sosyal Demokrat Parti (PSD) üyesi.Grindeanu ist Mitglied der sozialdemokratischen Partei PSD seit 1996 (damals noch PDSR).
İlköğretim okulu 1990 yılından bu yana kapalıdır.Zum Ende des Schuljahres 1990 wurde es geschlossen.
Yanardağ, o günden bu yana sönüktür.Der Leuchtturm wird seitdem ferngesteuert.
Kurulduğu günden bu yana karargâhı Bingazi'dedir.Der Standort des Verwaltungszentrums ist seit dessen Einrichtung Weingarten.
Lassen Zirvesi yıllarca sönmüş bir yanardağ olarak görüntü vermekteydi.Sie sollte die seit Monaten belagerte Festung entsetzen.
Gassama, 2007 yılından bu yana FIFA kokartı taşımaktadır.Gassama ist seit 2007 FIFA-Schiedsrichter.
2003 yılından bu yana kendi şirketi Birand Yapım'da çalışmalarına devam etmektedir.Seit ihrer Berentung 2003 engagiert sie sich weiterhin in Migrationsfragen.
Bu karışım hızla tutuşur ve yanar.Das Mähgut wird zusammen geharkt und verbrannt.
Kıyıya yanaşan muhripler Yenişehir'i yan ateşine aldılar.Aschen dieser Feuer fielen bis im weit entfernten Neuseeland nieder.
Pehlivan 2007 yılından bu yana Odatv.com haber sitesinin genel yayın yönetmenliğini yapıyor.Als Person ist Anne Will seit 2007 Geschäftsführerin der Will Media GmbH.
Sakai Ortaçağ'dan bu yana Japonya'nın en büyük ve önemli limanlarından biri olmuştur.Der Hafen von Kōbe zählte zu den größten und wichtigsten Japans.
2007 yılından bu yana verilmektedir.Er wird seit 2007 verliehen.
1974 yılından bu yana büyüyerek hizmet vermeye devam etmektedir.Daher bemühten sie sich ab 1974 erneut um Anerkennung.
Üstün Akmen, 1961 yılından bu yana ara vermeksizin yazdı.Damit war die Partei so schwach wie seit 1961 nicht mehr.
Nissan Juke, Nissan tarafından 2010 yılından bu yana üretilen mini crossover SUV modelidir.Nissan setzt das System in dem seit 2010 lieferbaren Modell Juke in der Allradvariante ein.
Yanakları kırmızıydı.Ses joues étaient rouges.
Ev yanarak küle dönüştü.La maison fut réduite en cendres par l'incendie.
Bir kayık yanaştı.Le bateau a accosté.
İzlanda'da bir yığın yanardağ var.L'Islande a plusieurs volcans.
Yanakları kızardı.Ses joues rougirent.
O yangında, yanarak öldü.Il est mort brulé dans cet incendie.
Bir rüya gemisi, kabusa yanaştı.Un bateau de rêves a accosté un cauchemar.
Firmada sana yanaşan tatlı kızlar var mıydı?Y a-t-il des jolies filles qui viennent t'accoster en boîte ?
Bir yanardağ görmek istiyorum.Je veux voir un volcan !
Senin gidişinden bu yana çok şey oldu.Il s'est passé beaucoup de choses depuis ton départ.
2009 yılından bu yana, organizasyon tümüyle üye devletler tarafından finanse edilmektedir.Depuis 2009 l'organisation est entièrement financée par les pays membres.
1995'ten bu yana Robbie Williams ile birlikte yapılan ilk albümdür.C'est le premier album avec Robbie Williams depuis 1995.
1987 yılında Microsoft ilk satın almasından bu yana yılda ortalama olarak altı şirket satın almıştır.Depuis la première acquisition de Microsoft en 1987, l'entreprise a acheté en moyenne six entreprises par an.
Ursula von der Leyen daha etkili bir dış politikadan yanadır.Von der Leyen est en faveur d'avoir une politique étrangère plus ferme.
Jamaika doları, 1969'dan bu yana Jamaika'da kullanılan para birimidir.Le dollar jamaïcain est la devise officielle de la Jamaïque depuis 1969.
Bu nedenle 140 dost ayıcık sembol olarak da yan yana "el ele" durmaktadırlar.C’est pourquoi ces 140 ours se tiennent symboliquement côte à côte et main dans la main.
1990’dan bu yana 50’den fazla seçim süreci Kongre’nin seçim gözlem misyonu konusu olmuştur.Depuis 1990, plus de 50 processus électoraux locaux ont fait l'objet d'une mission d'observation du Congrès.
Bruce Buck 1983 yılından bu yana Avrupa'da avukatlık yapmaktadır.Bruce Buck pratique le droit en Europe depuis 1983.