Az önce,kurşun onun yanağını sıyırarak geçti.The bullet just shaved his cheek.
Kuşlar dört bir yana uçuştu.The birds flew away in all directions.
İki bina yan yana.The two buildings adjoin.
Yan yana iki oda almanı istiyorum.I'd like you to get two adjacent rooms.
Japon olanları bir yana bırak, onun çok sayıda yabancı pulları var.He has many foreign stamps, not to mention Japanese ones.
Yanan evden dışarı çıktığı zaman itfaiyecinin yüzü korkunçtu.The firemen's face was grim when he came out of the burning house.
Yanan evin içine girmen cesurcaydı.It was brave of you to go into the burning house.
Avantajlar ondan yana.The odds are in his favor.
Yanağındaki yara izi artık neredeyse görünmüyor.The scar on his cheek hardly shows now.
O, yanaklarından aşağıya doğru akan gözyaşlarıyla mektubu okudu.He read the letter with tears running down his cheeks.
Yangında yanarak öldü.He was burned to death in the fire.
Yangından kaçamadı ve yanarak öldü.He failed to escape from the fire and burned to death.
Yanan evden çocuğu kurtardı.He rescued the child from the burning house.
Kararı kırmızı arabadan yana oldu.He decided on the red car.
Onlar yan yana yürüdüler.They walked side by side.
Yanan binadan kurtarılacak kadar iyi bir talihe sahipti.He had the good fortune to be rescued from the burning building.
O hep halktan yanaydı.He was always on the people's side.
O, onu yanağından öptü.He kissed her on the cheek.
Onlar yan yana yürüyordu.They were walking two abreast.
Onlar yol boyunca üçü yan yana yürüdü.They walked along the road three abreast.
Üçü yan yana yürüyorlardı.They were walking three abreast.
Tesadüfen yan yana yürüdüler.They happened to walk side by side.
Onlar cadde boyunca yan yana yürüdü.They walked along the street side by side.
Onlar vergi yasalarının reformundan yana.They are in favor of the reform of the tax laws.
Onlar yan yana oturdular.They sat side by side.
Onun yanakları kırmızıydı.Her cheeks were red.
Onun yanakları buz gibi soğuktu.Her cheeks were as cold as ice.
Yanakları utançla kızardı.Her cheeks burned with shame.
Ben tamamen onun teklifinden yanayım.I'm all for her proposal.
Onun cildi kolayca yanar.Her skin burns easily.
Gözyaşları onun yanaklarından süzülüyordu.Tears were flowing down her cheeks.
Yanaklarından süzülen yaşlarla ona seslendi.She called out to him, with tears running down her cheeks.
Yanaklarından aşağı akan gözyaşlarıyla bana baktı.She looked at me with tears running down her cheeks.
Yanağımdan öptü ve iyi geceler dedi.She kissed me on the cheek and said goodnight.
Erkeklerle yan yana çalıştı.She worked side by side with men.
Babasını yanağından öptü.She kissed her father on the cheek.
Yanağına bir buz torbası koy.Put an icepack on your cheek.
Babam öldüğünden bu yana 10 yıl geçti.Ten years have gone by since my father died.
Bütün askerler yan yana durdu.All the soldiers stood side by side.
Ahşap yanar.Wood burns.
Ahşap kolaylıkla yanar.Wood burns easily.
Ahşap bir bina kolayca yanabilir.A wooden building can easily catch fire.
Ahşap evler kolayca yanar.Wooden houses easily catch fire.
Dün geceden bu yana hafif bir baş ağrım var.I have had a slight headache since last night.
Sülfür mavi bir alevle yanar.Sulfur burns with a blue flame.
Yeşil düğmeye basın ve ışık yanar.Push the green button, and the light goes on.
Gözyaşları Alice'in yanaklarından aşağı aktı.Tears ran down Alice's cheeks.
Göz yaşları onun yanaklarından aşağı yuvarlandı.Tears rolled down his cheeks.
Bir gözyaşı onun yanağından aşağıya süzüldü.A tear ran down her cheek.
Gözyaşlarım yanaklarımdan süzülüyordu.Tears rolled down my cheeks.
Gözyaşları onun yanaklarından aşağı akıyordu.Tears were running down her cheeks.
Yaşlı bir adam yanarak ölmüştü.An old woman was burnt to death.
Çıra dibine kör yanar.The darkest place is under the candlestick.
Oğlan kızın çenesini okşadı ve yanaklardan öptü.The boy stroked the girl on the chin and kissed her on the cheeks.
Ahşap kolayca yanar.Woods burn easily.
Oğlan kızın çenesini okşadı ve yanağından öptü.The boy caressed the girl's chin and kissed her cheek.
Zafer bizden yana.Victory is on our side.
Yarına kadar cüzdanımı geri almazsam, çok canlar yanacak.If I don't get my wallet back by tomorrow, heads will roll!
Keman ve piyano arasındaki fark nedir? Piyano daha uzun süre yanar.What's the difference between a violin and a piano? A piano burns longer.
O yanacaktır.It will burn.