yanısıra ile cümle

yanısıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.A kultúrájuk elpusztul az állatokkal együtt, amelyektől függnek.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.A sua cultura está a ser destruída, juntamente com os animais de quem dependem.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Deras kultur håller på att förstöras tillsammans med de djur som de är beroende av.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Deres kultur bliver ødelagt, sammen med dyrene som de er afhængige af.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Heidän kulttuurinsa tuhoutuu yhdessä eläinten kanssa, joista he ovat riippuvaisia.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Hun cultuur wordt vernietigd, tegelijk met de dieren waarvan ze afhankelijk zijn.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Ich kultura wymiera razem ze zwierzyną, której potrzebują do przetrwania.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Ihre Kultur wird zerstört und mit ihr die Tiere, von denen diese Menschen abhängen.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Jejich kultura je ničena společně se zvířaty, na nichž závisejí.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.그들이 그동안 의지하며 살아온 동물과 함께 그들의 문화가 파괴되고 있습니다.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.La loro cultura è stata distrutta, insieme agli animali dai quali dipendeva.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Leur culture est en train d'être détruite en même temps que les animaux dont ils dépendent.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Li se nimicește cultura, la fel ca animalele de care depind.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Su cultura está siendo destruida, junto con los animales de los que dependen.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Η κουλτούρα τους έχει καταστραφεί, μαζί με τα ζώα από τα οποία εξαρτώνται.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Их культура разрушается вместе с теми животными, на которых она держится.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Їхня культура нищиться разом з тими тваринами, від яких вони залежать.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.По този начин тяхната култура се разрушава, заедно с животните от които са зависими.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.התרבות שלהם נהרסת, יחד עם בעלי החיים בהם הם תלויים.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.لقد تم هدم ثقافتهم ، إلى جانب الحيوانات التي يعتمدون عليها.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.文化も破壊されているのです しまいには何も残りません
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.A Annáš nejvyšší kněz, a Kaifáš, a Jan, a Alexander, a kteřížkoli byli z pokolení nejvyššího kněze.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.aj Annáš, najvyšší kňaz, a Kaifáš a Ján a Alexander i všetci, koľko ich bolo z rodu najvyššieho kňaza,
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.cu marele preot Ana, Caiafa, Ioan, Alexandru, şi toţi cei ce se trăgeau din neamul marilor preoţi.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.e Anás, o sumo sacerdote, e Caifás, João, Alexandre, e todos quantos eram da linhagem do sumo sacerdote.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.És Annás, a fõpap, és Kajafás és János és Sándor, és a kik csak fõpapi nemzetségbeliek valának.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.I Annasz, najwyższy kapłan, i Kaifasz, i Jan, i Aleksander, i ile ich było z rodu najwyższych kapłanów;
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.il sommo sacerdote Anna, Caifa, Giovanni, Alessandro e quanti appartenevano a famiglie di sommi sacerdoti
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.in Ana, veliki duhovnik, in Kajfa in Janez in Aleksander in kolikor jih je bilo iz višjega duhovskega rodu;
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.대제사장 안나스와 가야바와 요한과 알렉산더와 및 대제사장의 문중이 다 참예하여
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.ligeså Ypperstepræsten Annas og Kajfas og Johannes og Alexander og alle, som vare af ypperstepræstelig Slægt.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.y estaban el sumo sacerdote Anás, Caifás, Juan, Alejandro y todos los del linaje del sumo sacerdote
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.και Αννας ο αρχιερευς και Καιαφας και Ιωαννης και Αλεξανδρος και οσοι ησαν εκ γενους αρχιερατικου.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.и Анна первосвященник, и Каиафа, и Иоанн, и Александр,и прочие из рода первосвященнического;
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.И като поставиха Петра и Йоана насред, питаха ги: С каква сила, или в кое име, извършихте това?
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.та Анна архиєрей, та Каяфа, та Йоан, та Александр і скільки було з родини архиєрейської,
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.וחנן הכהן הגדול וקיפא ויוחנן ואלכסנדרוס וכל אשר ממשפחת הכהן הגדול׃
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.مع حنان رئيس الكهنة وقيافا ويوحنا والاسكندر وجميع الذين كانوا من عشيرة رؤساء الكهنة‎.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.又 有 大 祭 司 亞 那 、 和 該 亞 法 、 約 翰 、 亞 力 山 大 、 並 大 祭 司 的 親 族 都 在 那 裡
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.又 有 大 祭司 亞 那 、 和 該亞法 、 約翰 、 亞力山大 、 並大 祭司 的 親族 都 在 那裡
Böylece işletme eğitimimin yanısıra illüstrasyonla ilgilenmeye başladım.Also fing ich parallel zum Studium an, zu illustrieren.
Böylece işletme eğitimimin yanısıra illüstrasyonla ilgilenmeye başladım.Así que empecé con la ilustración en paralelo con eso.
Böylece işletme eğitimimin yanısıra illüstrasyonla ilgilenmeye başladım.Così ho iniziato ad occuparmi di illustrazione.
Böylece işletme eğitimimin yanısıra illüstrasyonla ilgilenmeye başladım.Então eu comecei a ilustração em paralelo com isso.
Böylece işletme eğitimimin yanısıra illüstrasyonla ilgilenmeye başladım.그래서 일러스트레이션을 병행하게 되었습니다.
Böylece işletme eğitimimin yanısıra illüstrasyonla ilgilenmeye başladım.Zacząłem więc ilustrować równorzędnie z tym.
Böylece işletme eğitimimin yanısıra illüstrasyonla ilgilenmeye başladım.Поэтому параллельно я начал заниматься иллюстрацией.
Böylece işletme eğitimimin yanısıra illüstrasyonla ilgilenmeye başladım.自分の部屋でひとり Photoshopを勉強しました
Bu antlaşmalar, karşılıklıhakların veyükümlülüklerin yanısıra, birlikte faaliyetler üstlenmeyi de içerebilir.Detti accordi possono comportare diritti e obblighi reciproci, e la possibilità di condurre azioni in comune.
Bu antlaşmalar, karşılıklıhakların veyükümlülüklerin yanısıra, birlikte faaliyetler üstlenmeyi de içerebilir.Tieto dohody môžu obsahovaťreciproč-né práva azáväzky, akoaj možnosťvykonávaťspoločne isté činnosti.
Bu antlaşmalar, karşılıklıhakların veyükümlülüklerin yanısıra, birlikte faaliyetler üstlenmeyi de içerebilir.Ti sporazumi lahko vsebujejo vzajemne pravice inobveznosti, kakor tudi možnost skupnega delovanja.
Bu antlaşmalar, karşılıklıhakların veyükümlülüklerin yanısıra, birlikte faaliyetler üstlenmeyi de içerebilir.Tyto dohody mohou obsahovat vzájemná práva a povinnosti a také možnost vyvíjet společnou činnost.
Bundan birçok fikir edinebilirsiniz. Bunun yanısıra, İslami gelenek içinde sorunlar da gördüm.Krom toho jsem si všiml problémů v rámci islámské tradice.
Bundan birçok fikir edinebilirsiniz. Bunun yanısıra, İslami gelenek içinde sorunlar da gördüm.Podemos extrair daí várias ideias. mas, para além disso, vi também vários problemas na tradição Islâmica.
Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.Dette var de som tjente kongen, foruten de krigsfolk som kongen hadde lagt i de faste byer i hele Juda.
Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.Disse stod i Kongens Tjeneste, og dertil kom de, som Kongen havde lagt i de befæstede Byer hele Juda over.
Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.Ðó là những người giúp việc vua, trừ ra những người mà vua đặt trong các thành bền vững khắp xứ Giu-đa.
Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.Ðó là những người giúp_việc vua , trừ ra những người mà vua đặt trong các thành bền_vững khắp xứ Giu-đa .
Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.Estes estavam no serviço do rei, afora os que o rei tinha posto nas cidades fortes por todo o Judá.
Bunlar kralın surlu Yahuda kentlerine yerleştirdiği askerlerin yanısıra, ona hizmet ediyorlardı.이는 다 왕을 섬기는 자요 이 외에 또 온 유다 견고한 성에 왕이 군사를 두었더라

İlgili Sayfalar