yanından ile cümle
yanından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İshak Yakupu kutsadıktan ve Yakup babasının yanından ayrıldıktan hemen sonra kardeşi Esav avdan döndü.وحدث عندما فرغ اسحق من بركة يعقوب ويعقوب قد خرج من لدن اسحق ابيه ان عيسو اخاه أتى من صيده.
İshak Yakupu kutsadıktan ve Yakup babasının yanından ayrıldıktan hemen sonra kardeşi Esav avdan döndü.以 撒 為 雅 各 祝 福 已 畢 、 雅 各 從 他 父 親 那 裡 纔 出 來 、 他 哥 哥 以 掃 正 打 獵 回 來
İshak Yakupu kutsadıktan ve Yakup babasının yanından ayrıldıktan hemen sonra kardeşi Esav avdan döndü.以撒 為 雅各 祝福 已畢 、 雅各 從 他 父親 那 裡纔 出來 、 他 哥哥 以 掃 正打 獵回來
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Allora tutta la comunità degli Israeliti si ritirò dalla presenza di Mosè
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.A tak vyšli, celá obec synov Izraelových, od tvári Mojžišovej.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Azután kiméne az Izráel fiainak egész gyülekezete Mózes elõl.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Cả hội chúng Y-sơ-ra-ên bèn lui ra khỏi mặt Môi-se .
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Cả hội chúng Y-sơ-ra-ên bèn lui ra khỏi mặt Môi-se.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Da forlod hele Israeliternes Menighed Moses.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Da ging die ganze Gemeinde der Kinder Israel aus von Mose.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Então toda a congregação dos filhos de Israel saiu da presença de Moisés.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Entonces toda la congregación de los hijos de Israel salió de la presencia de Jehovah
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.In vsa občina sinov Izraelovih se razide izpred Mojzesa.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Ja kaikki israelilaisten seurakunta meni pois Mooseksen luota.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.이스라엘 자손의 온 회중이 모세 앞에서 물러갔더니
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Lalu semua orang Israel yang berkumpul itu bubar
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Na die woorden gingen de Israëlieten naar hun tenten terug om hun geschenken klaar te maken.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Och Israels barns hela menighet gick sin väg bort ifrån Mose.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Og hele Israels barns menighet gikk bort fra Moses.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Toată adunarea copiilor lui Israel a ieşit dinaintea lui Moise.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Toute l`assemblée des enfants d`Israël sortit de la présence de Moïse.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Vyšlo tedy všecko shromáždění synů Izraelských od tváři Mojžíšovy,
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Wyszło tedy wszystko zgromadzenie synów Izraelskich od obliczności Mojżeszowej.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Και εξηλθε πασα η συναγωγη των υιων Ισραηλ απ' εμπροσθεν του Μωυσεως.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.И пошло все общество сынов Израилевых от Моисея.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.Тогава цялото общество на израилтяните си отиде от Моисеевото лице.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.ויצאו כל עדת בני ישראל מלפני משה׃
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.فخرج كل جماعة بني اسرائيل من قدام موسى.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.以 色 列 全 會 眾 從 摩 西 面 前 退 去
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.以色列 全 會眾從 摩西 面前 退去
İyi yanından bakarsam, fırsat doğarsa onu savunmasız yakalayabilirim demektir.Devo pensare al lato positivo. Significa anche avere l'occasione di beccarlo, se si distrae.
İyi yanından bakarsam, fırsat doğarsa onu savunmasız yakalayabilirim demektir.La parte positiva es que puede que tenga la oportunidad de cogerle desprevenido.
İyi yanından bakarsam, fırsat doğarsa onu savunmasız yakalayabilirim demektir.Om man ser det positivt kanske jag kan komma åt honom.
İyi yanından bakarsam, fırsat doğarsa onu savunmasız yakalayabilirim demektir.Set fra den positive side kan jeg måske få ram på ham.
İyi yanından bakarsam, fırsat doğarsa onu savunmasız yakalayabilirim demektir.Se virmos o lado positivo, significa que vai surgir a hipótese de o apanhar desprevenido.
İyi yanından bakarsam, fırsat doğarsa onu savunmasız yakalayabilirim demektir.-Siinä on hyviäkin puolia. -Voin päästä yllättämään hänet.
İyi yanından bakarsam, fırsat doğarsa onu savunmasız yakalayabilirim demektir.Z drugiej strony znaczy to też, że mam szansę go na czymś przyłapać.
İyi yanından bakarsam, fırsat doğarsa onu savunmasız yakalayabilirim demektir.Αν το σκεφτείς θετικά, μπορεί να μου δοθεί η ευκαιρία να τον αιφνιδιάσω.
İyi yanından bakarsam, fırsat doğarsa onu savunmasız yakalayabilirim demektir.Если подумать позитивно, то мне может представиться шанс застать его врасплох.
Kilisenin yanından... ...gezinerek giderlerken, insanlar bu güzel yaz gecesinin tadını çıkarıyorlardı.Caminaron frente a la iglesia... ...en una maravillosa noche de verano, mientras la gente celebraba.
Kilisenin yanından... ...gezinerek giderlerken, insanlar bu güzel yaz gecesinin tadını çıkarıyorlardı.Passaram perto da Catedral numa noite de verão maravilhosa... ...enquanto as pessoas celebravam.
Kilisenin yanından... ...gezinerek giderlerken, insanlar bu güzel yaz gecesinin tadını çıkarıyorlardı.Ze wandelden langs de kerk in de heerlijke zomeravond terwijl, men feestvierde.
Kilisenin yanından... ...gezinerek giderlerken, insanlar bu güzel yaz gecesinin tadını çıkarıyorlardı.لقد مرتا أمام الكنيسة في هواء الصيف الرائع و الناس تحتفل
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Aan de donkere kant: mensen als ik ontsnappen niet aan de politiek.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.A negatív oldala az, hogy, úgy tűnik, a politika mindenképpen nyomot hagy a hozzám hasonlók életében.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Auf der negativen Seite steht, dass Menschen wie ich scheinbar nicht um Politik herumkommen.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Del lado oscuro, la política no parece apartarse de personas como yo.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Du côté obscur, il semblerait que la politique n'échappe pas aux personnes comme moi.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.어두운 면에서는, 저 같은 사람들은 정치에서 벗어날 수 없는것 같습니다.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.L'aspetto negativo, è che la politica non si fa sfuggire gente come me.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Mặt xấu là dường như chính trị không buông tha những người như tôi.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Minusem jest to, że ludzie tacy jak ja nie mogą uciec przed polityką.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Na té odvrácené straně je fakt, že lidé jako já neuniknou politice.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Pada sisi yang gelap, politik tampak tidak mau melepas orang-orang seperti saya.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Partea negativă e că politica nu pare să scape de oameni ca și mine.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Pelo lado mau, a política não parece fugir de pessoas como eu.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Στην αρνητική πλευρά, δεν μπορώ να αποφύγω την πολιτική.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Всеки ирански човек на изкуството, в една или друга форма, е политически обвързан.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.Если посмотреть с позиции пессимиста, то таким людям, как я, невозможно не принимать участия в политике.
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.З темноого боку не схоже, щоб політика оминала таких людей як я.