yanına ile cümle
yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Entonces Judas Iscariote, uno de los doce, fue a los principales sacerdotes para entregárselo
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.In Juda Iškariot, eden od dvanajsterih, odide k višjim duhovnikom, da jim ga izda.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Iuda Iscarioteanul, unul din cei doisprezece, s'a dus la preoţii cei mai de seamă, ca să le vîndă pe Isus.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Ja Juudas Iskariot, yksi niistä kahdestatoista, meni ylipappien luo kavaltaakseen hänet heille.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Judas Iscariot, l`un des douze, alla vers les principaux sacrificateurs, afin de leur livrer Jésus.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.열 둘 중에 하나인 가룟 유다가 예수를 넘겨 주려고 대제사장들에게 가매
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Och Judas Iskariot, han som var en av de tolv, gick bort till översteprästerna och ville förråda honom åt dem.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Og Judas Iskariot, en af de tolv, gik hen til Ypperstepræsterne for at forråde ham til dem.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Og Judas Iskariot, en av de tolv, gikk til yppersteprestene for å forråde ham til dem.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Tedy Jidáš Iškariotský, jeden ze dvanácti, odšel k předním kněžím, aby ho jim zradil.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Tedy Judasz Iszkaryjot, jeden ze dwunastu, odszedł do przedniejszych kapłanów, aby im go wydał.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Und Judas Ischariot, einer von den Zwölfen, ging hin zu den Hohenpriestern, daß er ihn verriete.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Τοτε ο Ιουδας ο Ισκαριωτης, εις των δωδεκα, υπηγε προς τους αρχιερεις, δια να παραδωση αυτον εις αυτους.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.А Юда Іскариоцький, один з дванайцятьох, пійшов до архиєреїв, щоб їм зрадити Його.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.И пошел Иуда Искариот, один из двенадцати, к первосвященникам, чтобы предать Его им.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Тогава Юда Искариотски, оня, който бе един от дванадесетте, отиде при главните свещеници за да им Го предаде.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.ויהודה איש קריות אחד משנים העשר הלך אל ראשי הכהנים למסר אותו אליהם׃
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.ثم ان يهوذا الاسخريوطي واحدا من الاثني عشر مضى الى رؤساء الكهنة ليسلمه اليهم.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.十 二 門 徒 之 中 有 一 個 加 略 人 猶 大 、 去 見 祭 司 長 、 要 把 耶 穌 交 給 他 們
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.十二 門徒 之中 有 一 個 加略人猶大 、 去 見 祭司 長 、 要 把 耶穌交給 他們
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.Allora Giònata figlio di Saul si alzò e andò da Davide a Corsa e ne rinvigorì il coraggio in Dio
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.begav Sauls Søn Jonatan sig til David i Horesj og styrkede hans Kraft i Gud,
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.Da machte sich Jonathan auf, der Sohn Sauls, und ging hin zu David in der Heide und stärkte seine Hand in Gott
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.drog Jonatan, Sauls sønn, avsted og kom til ham i skogen, og han styrket hans mot i Gud.
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.Então se levantou Jônatas, filho de Saul, e foi ter com Davi em Hores, e o confortou em Deus;
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.Entonces Jonatán hijo de Saúl se levantó y fue a David en Hores, y le fortaleció en Dios
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.Felkele Jonathán, a Saul fia, és elment Dávidhoz az erdõbe, és megerõsíté az õ kezét az Istenben.
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.In Jonatan, sin Savlov, vstane in gre k Davidu v log in mu pokrepča roko v Bogu.
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.사울의 아들 요나단이 일어나 수풀에 들어가서 다윗에게 이르러 그로 하나님을 힘있게 의지하게 하였는데
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.Men Jonatan, Sauls son, stod upp och gick till David i Hores och styrkte hans mod i Gud.
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.Silloin Saulin poika Joonatan nousi ja meni Daavidin luo Hoorekseen ja rohkaisi häntä Jumalassa.
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.Vstav pak Jonata syn Saulův, přišel k Davidovi do lesa, a posilnil ruky jeho v Bohu.
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.Vtedy vstal Jonatán, syn Saulov, a odišiel k Dávidovi do lesa a posilnil jeho ruku v Bohu.
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.Yonatan pergi menemuinya ke situ untuk menguatkan kepercayaannya bahwa ia akan dilindungi Allah
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.И встал Ионафан, сын Саула, и пришел к Давиду в лес, и укрепил его упованием на Бога,
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.Тогава Ионатан, Сауловият син, стана та отиде при Давида в дъбравата та укрепи ръката му в Бога.
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.ויקם יהונתן בן שאול וילך אל דוד חרשה ויחזק את ידו באלהים׃
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.فقام يوناثان بن شاول وذهب الى داود الى الغاب وشدد يده بالله.
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.掃 羅 的 兒 子 約 拿 單 起 身 、 往 那 樹 林 裡 去 見 大 衛 、 使 他 倚 靠 神 得 以 堅 固
Bu arada Saul oğlu Yonatan kalkıp Horeşe, Davutun yanına gitti ve onu Tanrının adıyla yüreklendirdi.掃羅 的 兒子約 拿 單 起身 、 往那 樹林 裡 去 見 大衛 、 使 他 倚靠 神 得以 堅固
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.A Chamor, otec Sichemov, vyšiel k Jakobovi, aby hovoril s ním.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Da ging Hemor, Sichems Vater, heraus zu Jakob, mit ihm zu reden.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Entonces Hamor, padre de Siquem, fue para hablar con Jacob
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.És kiméne Khámor, Sekhem atyja Jákóbhoz, hogy szóljon vele.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Hamor, pai de Siquém, saiu a fim de falar com Jacó.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Hamor, père de Sichem, se rendit auprès de Jacob pour lui parler.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Hamor, tatăl lui Sihem, s'a dus la Iacov ca să -i vorbească.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Hemor, ayah Sikhem, datang kepada Yakub hendak berunding dengan dia
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Ja Hamor, Sikemin isä, meni Jaakobin luo puhuttelemaan häntä.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.세겜의 아비 하몰은 야곱에게 말하러 왔으며
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Lúc đó , Hê-mê , cha Si-chem , đến_cùng Gia-cốp đặng nói_chuyện cùng người .
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Lúc đó, Hê-mê, cha Si-chem, đến cùng Gia-cốp đặng nói chuyện cùng người.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Men Hemor, Sikems far, gikk ut til Jakob for å tale med ham.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Pride pa Hamor, Sihemov oče, k Jakobu, da ž njim govori.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Så gick nu Hamor, Sikems fader, ut till Jakob för att tala med honom.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Sikems Fader Hamor gik nu til Jakob for at tale med ham.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Tedy vyšel Emor, otec Sichemův, k Jákobovi, aby mluvil s ním o to.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Tedy wyszedł Hemor, ojciec Sychemów, do Jakóba, aby z nim mówił.
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Venne dunque Camor, padre di Sichem, da Giacobbe per parlare con lui
Bu arada Şekemin babası Hamor konuşmak için Yakupun yanına gitti.Εμμωρ δε, ο πατηρ του Συχεμ, εξηλθε προς τον Ιακωβ, δια να ομιληση μετ' αυτου.
İlgili Sayfalar