yanına ile cümle
yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Boş ver, Ball. Buradaki tek kardeşin benim. Bu yanına kalmayacak.Są po prostu głodni.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Akkor elkülde Dávid király, és elhozatá õt a Mákirnak, az Ammiel fiának házából Ló-Debárból.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Allora il re lo mandò a prendere in casa di Machìr figlio di Ammièl a Lodebàr
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Då sände konung David och lät hämta honom från Makirs, Ammiels sons, hus i Lo-Debar.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Da sandte der König David hin und ließ ihn holen von Lo-Dabar aus dem Hause Machirs, des Sohnes Ammiels.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.El rey David envió a traerlo de la casa de Maquir hijo de Amiel, de Lo-debar
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Então mandou o rei Davi, e o tomou da casa de Maquir, filho de Amiel, em Lo-Debar.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Împăratul David l -a trimes să -l ia din casa lui Machir, fiul lui Amiel, din Lodebar.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.다윗왕이 사람을 보내어 로드발 암미엘의 아들 마길의 집에서 저를 데려오니
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Lalu Raja Daud menyuruh memanggil putra Yonatan itu
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Le roi David l`envoya chercher dans la maison de Makir, fils d`Ammiel, à Lodebar.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Nato pošlje kralj David in ga da pripeljati iz hiše Mahirja, sina Amielovega, iz Lodebarja.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Niin kuningas Daavid lähetti noutamaan hänet Maakirin, Ammielin pojan, talosta Loodebarista.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Protož poslav král David, vzal ho z domu Machiry, syna Amielova z Lodebar.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Przetoż posłał król Dawid, i wziął go z domu Machira, syna Ammijelowego z Lodebaru.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Så lod Kong David ham hente i Makirs, Ammiels Søns, Hus i Lodebar.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Så sendte kong David bud og hentet ham fra Makirs, Ammiels sønns hus i Lo-Debar.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Vtedy poslal kráľ Dávid po neho a vzal ho z domu Machíra, syna Ammielovho, z Ló-debára.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Vua Ða - vít bèn sai tới nhà Ma-ki , con_trai A-mi-ên , tại Lô-đê-ba , mà đòi người đến .
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Vua Ða-vít bèn sai tới nhà Ma-ki, con trai A-mi-ên, tại Lô-đê-ba, mà đòi người đến.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Τοτε εστειλεν ο βασιλευς Δαβιδ και ελαβεν αυτον εκ του οικου του Μαχειρ, υιου του Αμμιηλ, εκ Λο-δεβαρ.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.И послал царь Давид, и взяли его из дома Махира, сына Аммиэлова, из Лодевара.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.Тогава цар Давид изпрати да го вземат от къщата на Махира Амииловия син, от Лодавар.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.וישלח המלך דוד ויקחהו מבית מכיר בן עמיאל מלו דבר׃
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.فارسل الملك داود واخذه من بيت ماكير بن عميئيل من لودبار.
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.於 是 大 衛 王 打 發 人 去 、 從 羅 底 巴 亞 米 利 的 兒 子 瑪 吉 家 裡 召 了 他 來
Böylece Kral Davut, Lo-Devardan Ammiel oğlu Makirin evinden onu yanına getirtti.於是 大衛王 打發 人 去 、 從羅 底 巴亞米利 的 兒子 瑪吉 家 裡召 了 他來
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Also konnten sie Pillen und Kondome im ganzen Land, in jedem Dorf des Landes bereitstellen.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.A mohli nás teda zásobovať tabletkami a kondómami po celej krajine v každej dedine.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Așa că puteau distribui pastile și prezervative prin toată țara, în fiecare sat din țară.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Così potevano fornire pillole e preservativi per tutto il paese, in ogni villaggio del paese.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Để họ có thể cung cấp thuốc tránh thai và bao cao su ở mọi ngôi làng trên khắp đất nước.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Dostarczali tabletki i kondomy do wszystkich wiosek.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Ellos podían suministrar píldoras y condones por todo el país, en cada pueblo del país.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Ezért el tudták látni tablettákkal és óvszerekkel az egész országot, az ország minden faluját.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Ils pouvaient donc fournir des pilules et des préservatifs à travers le pays, dans chaque village du pays.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Jadi mereka dapat memasok pil dan kondom ke seluruh negara, di setiap desa di negara ini.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.그래서 그들은 전국의 모든 마을에 피임약과 콘돔을 지급할 수 있었습니다.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Mohli šířit pilulky a kondomy napříč zemí, do každé vesničky v zemi.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Por isso, podiam fornecer pílulas e preservativos por todo o país, a cada aldeia do país. Aí está.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Så de kunde erbjuda p-piller och kondomer över hela landet, i varje by i hela landet.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Ze konden pillen en condooms verstrekken in het hele land, in elk dorp van het land.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Οπότε μπορούσαν να προμηθεύσουν χάπια και προφυλακτικά όλη τη χώρα, κάθε χωριό της χώρας.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.Они могли поставлять противозачаточные таблетки и презервативы по всей стране, в каждую деревню.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.ככה שהם יכלו לספק גלולות וקונדומים ברחבי המדינה, בכל כפר במדינה.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.ولقد قدموا حبوب منع الحمل .. والواقيات الذكرية للعامة عبر الدولة .. في كل قريبة .. وفي كل ناحية من تايلندا
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.ピルやコンドームが届けることができたのです 問題解決の妨げになっている
Böylece uzaklaşmış. Birkaç dakika sonra yunus yeniden teknenin yanına gelmiş.Gdy kilka minut potem się odwrócił, delfin znów był tuż przy łódce. delfin znów był tuż przy łódce.
Bu arada 5'in yanına koyduğum virgül sadece sayıyı daha rahat okuyabilmem için Bir şeyi değiştirmiyor yani.Jak víš tato malá čárečka, kterou jsem tu napsal je tady, jen aby se mi to číslo lépe četlo.
Bu arada 5'in yanına koyduğum virgül sadece sayıyı daha rahat okuyabilmem için Bir şeyi değiştirmiyor yani.Y por cierto ésta coma que escribí en el número aquí eso es sólo para que sea más fácil leer ese número.
Bu arada 5'in yanına koyduğum virgül sadece sayıyı daha rahat okuyabilmem için Bir şeyi değiştirmiyor yani.За ваша информация, тази малка запетайка там, която написах, тя е само за улеснение при четенето на числото.
Bu arada 5'in yanına koyduğum virgül sadece sayıyı daha rahat okuyabilmem içinDet her komma betyder ikke noget.
Bu arada 5'in yanına koyduğum virgül sadece sayıyı daha rahat okuyabilmem için아시는 바와 같이, 수의 중간에 쓴 이 작은 콤마는,
Bu arada 5'in yanına koyduğum virgül sadece sayıyı daha rahat okuyabilmem içinUnd du musst wissen:
Bu arada 5'in yanına koyduğum virgül sadece sayıyı daha rahat okuyabilmem içinوهكذا ستعرف هذه الفاصلة التي وضعتها هنا
Bu arada 5'in yanına koyduğum virgül sadece sayıyı daha rahat okuyabilmem içinこの番号の間の小さなカンマは 読むのに楽になるようにつけたものです.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.A Judáš Iškariotský, jeden z tých dvanástich, odišiel k najvyšším kňazom, aby im ho zradil.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Akkor Júdás, az Iskariotes, egy a tizenkettõ közül, elméne a fõpapokhoz, hogy õt azoknak elárulja.
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Allora Giuda Iscariota, uno dei Dodici, si recò dai sommi sacerdoti, per consegnare loro Gesù
Bu arada Onikilerden biri olan Yahuda İskariot, İsayı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti.Então Judas Iscariotes, um dos doze, foi ter com os principais sacerdotes para lhes entregar Jesus.
İlgili Sayfalar