yanına ile cümle

yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bekâr hayatından sıkıldığında ise adaya annesinin yanına dönüyordu.Ko si opomore, se vrne domov k materi.
Orlando, Hava Kuvvetleri yanına Amerikan Deniz Kuvvetleri'nin de dikkatını çekmişti.Na tej točki se je Conrad poskušal pridružiti ameriški mornarici.
Annesi, babasını aramak üzere büyükbabasının yanına gitti, fakat babasının ailesi onlarla hiç ilgilenmedi.Preseli se k teti, ki je njen oče nikoli ni maral.
Monica ve Chandler birlikte yaşamaya başlar, Rachel da Phoebe'nin yanına taşınır.Monika ir Čandleris apsigyvena kartu, o Reičel persikrausto pas Fibi.
Accio: Asayla gösterilen nesneyi yanına getirir.Accio: pritraukia pasirinktą daiktą.
Yanına çeşme yapılmıştır.Šalia buvo įkurtos kapinės.
Şimdi askerlerinin yanına koş.Apie karius skaitykite čia.
Ana Lucia, yine Michael tarafından vurularak öldürülen Libby'nin yanına defnedilir.Ana Liusija palaidota kitą dieną šalia Libės, kurią netyčia irgi nušovė Maiklas.
Salı günü yangın kentin hemen her yanına yayıldı.Ugnis netrukus pasklido po visą pastatą.
Ablasının yanına ABD'ye gitmiştir.Su šeima išsikėlė į Jungtines Valstijas.
Gidelim onun yanına.Ir nuvyko pas juos.
Joker'in yanına gider.Į eina į Hikueru komuną.
Jake'in telefonunu bulduğunu fark eder ve Jake yanına gelir.Tada prisiminė Džeko pasiūlymą ir nuėjo pas jį.
Bu sırada kendisini aldatan eşini terk eden annesi, kardeşiyle birlikte Maggie'nin yanına gelir.Motina, išgyvenanti skyrybas, nusprendžia kartu su jaunesniu Megės broliu laikinai persikraustyti pas ją.
Han Solo da Leia Organa'yı yanına alıp eski dostu Lando Calrissian'nın yöneticisi olduğu Bulut şehrine gider.Jie ruošiasi keliauti į Debesų miestą, kuriam vadovauja senas Solo draugas Lando Kalrisijanas.
Bu kuleler genellikle tapınakların yanına dikilirdi.Dubenėtieji akmenys dažniausiai randami šventvietėse.
Film John'un bölgeyi terk etmesi ve kendisiyle olmak isteyen kişiyi de yanına almayı kabul etmesiyle biter.Po šio nutikimo John’o tėvas ir nusprendė išvykti.
Onun sıkça verdiği sert yanıtlar, Moe'nun şiddete eğilimli yanına temel oluşturdu.Dauguma manė, kad tokį Clay elgesį iššauke begalinė jo baimė.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Nors uola nebuvo didelė, jis pasikviesdavo prisijungti ir kitus žmones, ypatingai Ramadano laikotarpiu.
Casey (Sangster) küçük kardeşini de yanına alıp abisinin yardımıyla babalarını bulmaya çalışıyor.Casey (Sangster) võtab oma beebivenna hoolduseta ja tema vanema venna abiga läheb nende isa otsima.
Annesi öldükten sonra, babası onu halası "Madame Raquin ve hasta oğlu "Camille"in yanına gönderir.Pärast ema surma viib ta isa ta tädi, madame Raquini, ja tema haige poja, Camille'i, juurde elama.
Günümüzde Kalmuklar, dünyanın dört bir yanına dağılmış durumdadır.Tänapäeval on need soolad maapinna lähedal.
Herkes onun yanına gelir.Kõik mehed ühinesid temaga.
Cezaevinde bulunduğu sırada yanına iki ziyaretçi geliyordu.Kaks sõltumatud tunnistajat olevat teda siis vanglas näinud.
Oğullarını alarak babasının yanına gitti.Ta kolis oma rikka poja juurde.
Sonunda on dört yaşındayken annesi onu babasının yanına Nashville, Tennessee’ye gönderdi.Kui ta oli 14 aastat vana, kolis tema pere Nashville'i.
Telefon dükkânında Nick'in yanına bir adam yaklaşır.Ta elab üksildast elu poe ukse kõrval telefonikabiinis.
Doğduğu sırada annesi uyuşturucudan tutuklu olduğu için 3 aylıkken bir akrabasının yanına yollandı.1990. aastatel peeti ta vähemalt kolmel korral politsei poolt kinni seoses narkootikumide omamisega.
100 çarpı 101 kaçtır? 101'in yanına 2 sıfır koyacağız, değil mi?Ça va être simplement 101 avec deux zéros, correcte?
101'in yanına 2 sıfır koyacağız, değil mi?10100で、これを2で割って、5050です。
101'in yanına 2 sıfır koyacağız, değil mi?101에 영이 두개 붙은거겠죠?
101'in yanına 2 sıfır koyacağız, değil mi?Bude to jen 101 s 2 nulami, že?
101'in yanına 2 sıfır koyacağız, değil mi?É só acrescentar dois zeros ao 101, concorda?
101'in yanına 2 sıfır koyacağız, değil mi?Het zal gewoon 101 met twee nullen zijn, toch?
101'in yanına 2 sıfır koyacağız, değil mi?Sara' semplicemente 101 con 2 zeri, giusto?
101'in yanına 2 sıfır koyacağız, değil mi?To po prostu 101 z dwoma zerami, prawda?
101'in yanına 2 sıfır koyacağız, değil mi?זה פשוט יהיה 101 עם 2 אפסים, נכון?
101'in yanına 2 sıfır koyacağız, değil mi?فقط أريد لها أن تكون 101 مع اثنين أصفار، الحق؟
18 kere 10 ise 180 eder, 18'in yanına 0 eklenmiş hali.18 krát 10 je 180. To je 18 s nulou na konci.
18 kere 10 ise 180 eder, 18'in yanına 0 eklenmiş hali.E 18 per 10 fa 180, è 18 con un altro 0.
18 kere 10 ise 180 eder, 18'in yanına 0 eklenmiş hali.En 18 keer 10 wordt gewoon 180. Dat is dus gewoon 18 met een nul erachter.
18 kere 10 ise 180 eder, 18'in yanına 0 eklenmiş hali. Sonuç olarak 180 olur.18× 10은 180이지요 18 뒤에 0을 하나 더 붙인것과 같아요
18 kere 10 ise 180 eder, 18'in yanına 0 eklenmiş hali.Und 18 mal 10 ergibt 180. Das ist 18 mit einer weiteren 0.
18 kere 10 ise 180 eder, 18'in yanına 0 eklenmiş hali.А 18 по 10 це 180, це все одно що 18 з нулем.
18 kere 10 ise 180 eder, 18'in yanına 0 eklenmiş hali.А 18 по 10 ще бъде равно на 180, ще бъде равно на 18 с добавена 0.
18 kere 10 ise 180 eder, 18'in yanına 0 eklenmiş hali.180 が こたえに なります
18 kere 10 ise 180 eder, 18'in yanına 0 eklenmiş hali.18 gange 10 er 180, fordi når man ganger med 10, skal man sætte et 0 bagved tallet, man ganger med.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.1995 bekamen wir einen neuen Museumsflügel.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.1995년에, 우리는 박물관 옆에 새로운 건물을 얻었습니다.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.Di tahun 1995, ada sayap baru yang dibangun tepat di sebelah museum.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.Em 1995, obtivemos uma nova ala junto ao museu.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.En 1995, nos dieron una nueva sección al lado del museo.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.En 1995, nous avons obtenu une nouvelle aile à côté du musée.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.În 1995, a fost adăugată o clădire nouă muzeului.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.In 1995 werd het museum uitgebreid met een nieuwe vleugel.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.Năm 1995, chúng tôi có thêm một gian nhà cạnh bảo tàng.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.Nel 1995, aprimmo un nuovo padiglione vicino al museo.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.Valamikor 1995-ben a múzeum kapott egy új szárnyat.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.V roce 1995 bylo k muzeu přistavěno nové křídlo.
1995'lere dönersek, o günlerde müzenin yanına yeni bir kanat açılmıştı.V roku 1995 nám k múzeu pristavali nové krídlo.
İlgili Sayfalar