yanına ile cümle

yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom gözlüğünü masaya bilgisayarının yanına koydu.Tom set his glasses down on the desk next to his computer.
Tom yanına fazla bagaj almadı.Tom didn't take much luggage with him.
Bu Tom'un yanına kâr kalacaktı neredeyse.Tom almost got away with it.
Bu, yanına kâr kalmayacak.You'll never get away with it.
Tom'u çocuklarımın yanına salma.Don't let Tom near my kids.
Tom'un yanına çömeldiler.They crouched down beside Tom.
Onun giysileri odanın her yanına dağılmış ve şapkasını yatağın dibinde buldu.Her clothes were strewn about the room, and she found her hat at the foot of the bed.
Soluk tenli uzun boylu bir adam odaya girdi ve Tom'un yanına oturdu.A tall man with a sallow complexion walked into the room and sat down next to Tom.
Tom her şeyi yanına aldı.Tom took everything with him.
Tom onun yanına oturdu.Tom sat down beside her.
Lütfen çöpünü yanına al ve onu özenli bir şekilde at.Please take your rubbish with you and dispose of it thoughtfully.
Bu senin yanına kar kalamaz.You can't get away with this.
Tom Mary'nin yanına oturdu ve foto albümünü açtı.Tom sat beside Mary and opened the photo album.
Pencerenin yanında olan ön sırada Tom'un yanına oturmayı tercih ediyorumI prefer to sit in the front row near the window next to Tom.
Sadece güvenli tarafta olmak için neden yanına bir şemsiye almıyorsun?Just to be on the safe side, why don't you take an umbrella with you?
Dan kiralık arabayı polis istasyonunun yanına park etti.Dan parked the rental car near the police station.
Tom Mary'nin yanına oturmak istemedi.Tom didn't want to sit next to Mary.
Tom gitti ve Mary'nin yanına oturdu.Tom went over and sat down next to Mary.
Gelecek yıl tatil için senin yanına geleceğim.For my vacation next year, I am going to come visit you.
Tom babasının yanına oturdu ve onunla futbol maçını izledi.Tom sat next to his father and watched the football game with him.
Tom, Mary'yi evinin hemen yanına gömdü.Tom buried Mary right beside his house.
Tom'un yaptığı yanına kâr kalmayacak.Tom will never get away with it.
Bu köpeğin yanına gitme.Don't go near this dog.
Divanda onun yanına oturdu.She sat next to him on the sofa.
Bu sefer Tom'un yaptığı yanına kar kalmayacak.Tom isn't going to get away with it this time.
Yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you.
Tekrar anne ve babamın yanına taşındım.I moved back in with my parents.
Tom köpeklerinin yanına gömülmek istiyordu.Tom wanted to be buried beside his dogs.
Ben Tom'un yanına oturdum.I sat next to Tom.
Ülkenin dört bir yanına gittik.We went all over the country.
Ben Tom'un hemen yanına oturdum.I sat right next to Tom.
Her şeyden önce ayakları yere basmayan kızın yanına gidelim.First things first, let's go to the girl with her head in the clouds.
Tom karısının yanına gömüldü.Tom was buried next to his wife.
Tom kamerasını yanına aldı.Tom took his camera with him.
Tom'un yaptığı yanına kâr kaldı.Tom got off scot-free.
Tom'un yanına oturmak istemiyorum.I don't want to sit next to Tom.
Pencerenin yanına oturmak istemez misin?Don't you want to sit near the window?
Tom anahtarlarını masaya, güneş gözlüklerinin yanına koydu.Tom put his keys on the table next to his sunglasses.
Onu yanına almak istemiyor musun?Don't you want to take that with you?
Tom onun yanına oturmama izin verdi.Tom let me sit next to him.
Tom'un gelip seninle konuşmasını beklemek yerine, sadece onun yanına gitmelisin.Instead of waiting for Tom to come up and speak to you, you should just go up to him.
Tom gözleri kapalıyken Mary'nin yanına oturdu.Tom sat next Mary with his eyes closed.
Tom Mary'nin yanına oturdu ve sessizce dinledi.Tom sat next Mary and listened quietly.
Tom, Mary'nin otobüste yanına oturacağını umuyor.Tom hopes Mary will sit next to him on the bus.
Mary Tom'un otobüste onun yanına oturacağını umuyor.Mary hopes Tom will sit next to her on the bus.
Yanına bir şemsiye alacak mısın?Are you going to take an umbrella with you?
Tom Mary'nin yanına oturmasına izin vermezdi.Tom wouldn't let Mary sit next to him.
Tom Mary'nin onun yanına oturmasına izin vermedi.Tom didn't let Mary sit next to him.
Tom, Mary'nin onun yanına oturmasına izin vermeyecek.Tom won't let Mary sit next to him.
Tom, Mary'nin onun yanına oturmasını istedi.Tom wanted Mary to sit next to him.
Tom, Mary'den yanına oturmasını istedi.Tom asked Mary to sit next to him.
Tom, Mary'nin onun yanına oturmasını söyledi.Tom told Mary to sit next to him.
Tom Mary'yi yanına oturttu.Tom got Mary to sit next to him.
Sami yanına Kuran almadan asla yolculuğa çıkmaz.Sami never travels without a copy of the Quran.
Tom çadırımı onunkinin yanına kurmamamı istedi.Tom asked me not to pitch my tent next to his.
Tom onun yanına oturmamı istemedi.Tom didn't want me to sit next to him.
Sami elmas yüzüğünü yanına aldı.Sami took the diamond ring with him.
Tom'un annesi yatakta onun yanına oturdu ve ona bir hikaye okudu.Tom's mother sat down on the bed next to him and read him a story.
Tom'a zaten şemsiyesini yanına almasını söyledim.I've already told Tom to take his umbrella with him.
Tom arabasını Mary'ninkinin yanına park etti.Tom parked his car next to Mary's.
İlgili Sayfalar