yanına ile cümle

yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Öldüğümde onun yanına gömülmek istiyorum.When I die, I want to be buried next to her.
Abd dünyanın her yanına buğday ihraç eder.The United States of America export wheat throughout the world.
Bir yabancı onun yanına yaklaştı ve saati sordu.A stranger came up to her and asked her the time.
"Tom'un yanına oturdum." "Sana inanmıyorum.""I sat down next to Tom." "I don't believe you."
Tom'un o çiçekleri meşe ağacının yanına dikeceğini düşünüyordum.I thought Tom would plant those flowers near the oak tree.
Tom'u Mary'nin yanına oturtamazsın.You can't seat Tom next to Mary.
Bunu kapının yanına koyalım.Let's put this near the door.
Beni yanına almanı istiyorum.I want you to take me with you.
Bunu yanına almanı istiyorum.I want you to take this with you.
Tom babasının annesine yanına gömülmesini istiyor.Tom wants his father buried next to his mother.
O onun yanına oturdu.He sat down beside her.
Ateşin yanına gel.Come near the fire.
Neredeyse yapılan iş yanına kâr kaldı.He almost got away with it.
Yanına para al!Take the money with you.
Yanına sadece tavsiye için geldim.I came to you for advice, nothing more.
Tom ve Mary otobüste sık sık birbirinin yanına oturur.Tom and Mary often sit next to each other on the bus.
Tom ve Mary sınıfta birbirlerinin yanına oturdu.Tom and Mary sat next to each other in the classroom.
Tom ve Mary trende birbirlerinin yanına oturdu.Tom and Mary sat next to each other on the train.
Kamerayı yanına almayı unutma.Don't forget to take along the camera.
O onun elini tuttu ve yanına oturdu.He took her hand and sat down beside her.
Tom kitap okurken pencerenin yanına oturdu.Tom sat by the window, reading a book.
Yerinde olsam onun yanına gitmem.I wouldn't go near it if I were you.
Yapılan iş yanına kâr kalmayacak.You won't get away with this.
Tom pencerenin yanına oturdu.Tom sat by the window.
Yağmur yağma ihtimaline karşın şemsiyeni yanına almalısın.You should take your umbrella with you in case it rains.
Tom Mary'nin oturmasını bekledi ve sonra onun yanına oturdu.Tom waited for Mary to sit and then sat down next to her.
Tom Mary'nin yanına oturdu ve birbirlerine gülümsediler.Tom sat down next to Mary and they smiled at each other.
Tom Mary onun yanına oturabilsin diye kenara kaydı.Tom scooted over so Mary could sit down next to him.
Tom bavulunu Mary'nin yanına koydu.Tom put his suitcase down next to Mary's.
Tom kanepede Mary'nin yanına oturdu.Tom sat down next to Mary on the couch.
Tom şemsiyesini yanına almadı.Tom didn't take his umbrella with him.
Tom köpeğinin yanına çömeldi.Tom squatted down next to his dog.
Tom piyanoda Mary'nin yanına oturdu.Tom sat next to Mary at the piano.
Tom kızının yanına oturdu.Tom sat down next to his daughter.
Tom bankta Mary'nin yanına oturdu.Tom sat beside Mary on the bench.
Tom kutuyu masasının yanına yere koydu.Tom put the box on the floor next to his desk.
Her ihtimale karşı pasaportunu yanına al.Take your passport with you, just in case.
Her ihtimale karşı pasaportlarını yanına al.Take your passports with you, just in case.
Bugün yanına bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella with you today.
Tom bir şişe şarapla Mary'nin yanına gitti.Tom went over to Mary's with a bottle of wine.
O onun yanına oturdu ve sessizce dinledi.She sat down next to him and listened quietly.
Tom'un yanına gitmemizi ve ona partiye hazırlanması için yardım etmemizi öneriyorum.I suggest we go over to Tom's and help him get ready for the party.
Tom Mary'ye şemsiyesini yanına almasını tavsiye etti.Tom advised Mary to take her umbrella with her.
Tom yanına bir şemsiye almadı.Tom didn't take an umbrella with him.
Tom iki kupa kahveyle mutfaktan döndü ve Mary'nin yanına oturdu.Tom returned from the kitchen with two mugs of coffee and sat down next to Mary.
Tom kumlu plajda Mary'nin yanına oturdu.Tom sat down next to Mary on the sandy beach.
Tom kanapede Mary'nin yanına oturdu.Tom sat down on the couch next to Mary.
Tom kumun üstünde Mary'nin yanına oturdu.Tom sat down on the sand next to Mary.
Eğer üşüyorsan, gel ateşin yanına otur ve kendini ısıt.If you're cold, come sit by the fire and warm yourself.
Eğer üşüyorsan buraya gel ve ateşin yanına otur.If you're cold, come here and sit down by the fire.
Eğer üşüyorsan buraya gel ve bilgisayarın yanına otur.If you're cold, come here and sit down by the computer.
Tom'un, laleleri meşe ağacının yanına dikeceğini sanıyordum.I thought Tom would plant the tulips near the oak tree.
Masamı pencerenin yanına koydum.I put my desk by the window.
Tom'un yanına oturabilir miyim?Can I sit next to Tom?
Tom'un yanına oturdum.I sat down next to Tom.
Tom Mary'nin yanına oturmak istiyordu.Tom wanted to sit next to Mary.
Ben arabamı seninkinin yanına park ettim.I parked my car next to yours.
Yanına bir matara dolusu su almalısın.You should take a canteen full of water with you.
Yanına bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella with you.
Onların yanına gitmeyin.Do not go near them.
İlgili Sayfalar