yanına ile cümle

yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Poseokjeong alanı Silla döneminde Gyeongju yanına inşa edildi.Vùng Poseokjeong gần Gyeongju được xây dựng trong thời kỳ Tân La.
Vücudu, Arlington Ulusal Mezarlığı'nda bulunan kardeşi John'un yanına gömüldü.Ông được an táng gần anh trai của ông, John tại Nghĩa trang Quốc gia Arlington.
1937'de babaları, ablaları İnam tarafından bakılmak üzere onları yanına geri aldı.Năm 1937, người cha đựa họ trở về để chăm sóc người chị lớn, Inam.
Telefon görüşmesinden sonra, içi parçalanan Elio şöminenin yanına oturur.Gác máy điện thoại, Elio đau đớn ngồi nhìn ngọn lửa trong lò sưởi.
Cenazesi İstanbul'a getirilip, Turhan Sultan türbesinde babası Sultan IV. Mehmed'in yanına gömülmüştür.Quan tài ông được đưa tới Istanbul và chôn cất ở Lăng mộ Turban Sultan, gần lăng mộ của vua cha Mehmed IV.
Beth ona sarılmak için Noah'ın yanına gider.Beth liền đi tới ôm Noah để nói lời tạm biệt.
Galaud ona Pelleas'ı yanına alarak onunla birlikte gitmesini tavsiye eder .Pazu xin Dola đưa cậu đi cùng.
Gidelim onun yanına.Cô liền đến ngay chỗ mụ.
Yanına hem kendin, hem onlar için yenebilecek ne varsa al, ilerde yemek üzere depola."Phần ngươi, hãy lấy mọi thứ ăn được và tích trữ cho mình; đó sẽ là lương thực của ngươi và của chúng."
Bir dönem şehirdeki bayram pazarları kapının yanına kuruldu.Tháng hai, lễ hội Carnaval của Paris diễu hành xuyên qua thành phố.
İsa'nın ailesi ise Gize'ye dindaşlarının yanına sığınmıştır.Ân điển của Chúa Giê-xu ở cùng anh em.
Bu arada Don durumu öğrenir ve Alice'in yanına gider.Từ đó, rắc rối liên tiếp tìm đến với Don.
Şimdi askerlerinin yanına koş.Lý Thôi mang quân tới vây lầu.
Bir zamanlar Kolhis'in antik kentlerinden olan Kutaisi şehri, nehrin yanına kurulmuştur.Thành phố Kutaisi, từng có thời là thành phố cổ đại của Colchis, nằm trên bờ sông này.
Daryl onun yanına gelerek onu kampa geri götürür.Daryl liền đi đến và dẫn cô quay trở lại trại, khiến cô càng thêm tức giận.
Ne diye böyle uzak durursun babamdan, Ne diye yanına oturup konuşmaz, sorular sormazsın ki?Khi quan trường hỏi vì sao không ngồi, ông đáp rằng vì tên mình đứng trên tên cha nên không dám ngồi.
Gümrük Motoru derhal şamandıranın yanına geldi.Chiếc xe hơi lao hết tốc độ về dinh tỉnh trưởng.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Hắn là một kẻ vô lại, chuyên quấy rối tình dục người khác, đặc biệt là Sakuma.
Yanına gelen ilk doktor, Edward H. Williams oldu.最初に彼のところへ到着した医師はエドワード・H.ウィリアムズ博士であった。
Doktor Brown'ın yanına gider.ブレスト博士の先輩にあたる。
Toprak mezardaki gömüt başı batıya dönük, sağ yanına hocker (ana rahmindeki gibi) yatırılmıştır.^ 右袈裟→右横薙ぎ→縦→左逆袈裟の順に斬る。
Sokrates, bu ikisinin yanına gitmek ister.ソクラテスは、彼ら二人と会話を交わす。
1787'de Jefferson, dokuz yaşındaki kızı Maria (Polly) Jefferson'u da yanına çağırdı.1787年、ジェファーソンは9歳になった娘マリア・"ポリー"・ジェファーソンを自分と住まわせるためパリに呼びつけた。
Abisinin yanına taşındı ve ayrılmaz bir ikili oldular.親戚一同は二つ返事でそれぞれ駕籠に乗りやってきた。
Örneğin; anadili İngilizce olmayan bir işçi, sıvı madde içeren bir şişeyi ısıtıcının hemen yanına koymuştur.たとえば、英語ネイティブでない従業員が可燃性の液体の入ったドラム缶をヒーターの側に置いてしまう、という事故がある。
1913 yılından 2013 yılına kadar kullanılan eski San Mamés stadının hemen yanına inşa edilmiştir.1913年から2013年まで使用されていた旧エスタディオ・サン・マメスに代わるスタジアムである。
Şimdi askerlerinin yanına koş.やはり戦闘兵向き。
Bugün dünyanın dört bir yanına yayılmıştır ve sürekli olarak gelişim içerisindedir.引退の場合は「(力士の四股名)、本日引退(しました)。
1668'de Oxford'u bırakıp Londra'ya, Pall Mall'da oturan kız kardeşi Lady Ranelagh'ın yanına yerleşmiştir.1668年、ボイルはオックスフォードからロンドンに移り、姉妹の Lady Ranelagh の家に身を寄せた。
Okulu bırakmış ve Mısır’a gitmeden önce Swiss otel sahibinin yanına çırak olarak verilmiştir.彼は退学し、そして一時、スイスの或るホテル経営者に弟子入りし、それからエジプトに移った。
Leblanc daha sonra Bourges şehrine, yakın bir aile arkadaşı olan Dr. Bien'in yanına gönderildi.ルブランは一家と極めて親しい友人であった医師ビエンと共に住むためにブールジュに送られた。
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.両耳の少し上。
Des Grieux Manon'u tamamiyle kaybetmek durumda olması umutsuzluğu ile Manon'un yanına gelir.マノンの奪還が絶望的となり落胆するデ・グリュー。
Yağmura karşı onun her yanına bir çatı kur!"主に水辺に現れる赤みを帯びた怪火。
Bu sırada hayaletler de üçlünün yanına gelmiştir.のち位階勲等は従三位勲三等に至る。
Cumartesi günleri evlerinin yanına kurulan pazarda köfte satarak geçimlerini sağlar.^ 周一は柊と立ち寄ったコンビニで購入している。
Yanına gittim.に出場した。
Kuteybe, bunun üzerine Nizek'i yanına çağırdı ve boynunu vurdu.タモリの自宅に赴き弟子入りを懇願するも拒絶された。
Uzun o harfi ō, yanına ⠒ koyularak yazılır.諸系図に拠れば、穴山信懸の子とされる。
Yeniden arkadaşlarımızın yanına döndüğümde dostlarım sevindiler.が、再び親友関係に戻ったとき、彼は心底喜んだ。
Daenerys Tyrion'ı danışmanı olarak yanına alır ve Jorah'ı yine sürgüne gönderir.ティリオンはデナーリスの助言者となるが、ジョラーは再び追放される。
Geri Noriko'nun ve Noren'in yanına giderler.メーヌとノルマンディーに近接する。
Denizin dibine gitmek yerine Davy Jones'un yanına gitmek kullanılır.デイヴィ・ジョーンズの元へ、沈んでいく。
Orada kocasının ailesinin yanına yerleşir.のぶ夫宅に同居している。
Otto bu nedenle annesinin yanına göderildi.そのためにレイチェルは母の元に身を寄せていた。
Alex'in yanına gittim konuşmaya çalıştım ama o arkasını dönüp gitti.しかし彼女はアレックスに会う決意をし、そこを飛び出した。
Sonra da bir çoban yanına alır ve büyütür.またその際、一つの羊皮を布き、僧をしてその上を踏ましめた。
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Aqoursのメンバーの中では、特に鈴木愛奈との親交が深い。
Bazı ailelerin yanına verilmişse de her defasında ayrılmak zorunda kalmış en sonunda yetimhaneye gelmiştir.しかしその後、親戚を転々とし、最終的に孤児院に入れられた。
Batman, Rachel'ın yanına gideceğini söyler.クララはグリーン氏が来宅していることを告げる。
Beyler ise Timur'un yanına kaçtı.周の民が東周に逃れた。
5 Temmuz 1802' de ressam Edward Hawke Locker'i yanına alıp uçurdu.同年7月5日には水彩画家エドワード・H・ロッカー(Edward Hawke Locker)を同乗させて飛行。
İsolde ölmüş olan sevgilisi yanına yığılır kalır.亡くなっている娼婦の恋人のことを懐かしんでいる。
Buradan derya tercümanı Kalmaki yanına katıp oldu.ここでは直訳的に敢えて訳した。
Eşi öldüğünde yanına koşup yere çökmüştür.一方父親は岩手県内でがけ下に転落して死亡。
İnsanlık elbisesinin yanına Türkmen olduğumdan dolayı Türk elbisesi giyindim.服装はキリシタンであったことから西洋のドレスをベースにしている。
Programın ilerleyen sahnelerinde melek Peter'ın yanına gelir ve Peter onun fikrini sorar.どう考えても、このシーンのマークはピーターを殺そうとしているはずである。
Bir kişi ikinci kez bir el kaybederse adının yanına bir de "Ş" eklenir ve "EŞ" oluşur.2度目の離婚後は新しく戸籍を取得し、元夫の姓を名乗り、元夫とは「交際中」である。
Arabanın yanına gittiğinde Başkan Yardımcısının kardeşinin çoktan ölmüş olduğunu görür.被害者の遺影に合掌したのち両親と向き合った際、本部長は落涙していたという。
T yumuşayarak D'ye dünüşmüştür ve yanına da bir kaynaştırma eki -n (ん) gelmiştir.楊堅は柳裘に命じて淮南の治安を安定させた。
İlgili Sayfalar