yanına ile cümle
yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Terzioğlu yanına insan alarak toprak vermiş ve küçük bir köy oluşturmuştur.Han dyrket opp jorden og bygget bare et lite hus.
Annesi Rebeka, Yakup'u ikiz kardeşi Esav'ın öfkesinden kurtarmak için kardeşi Lavan'ın yanına göndermişti.Rebekka hadde sendt ham dit for å være trygg for sin hevngjerrige tvillingbror Esau.
Ardından Romeo, Juliet'in yanına yatarak zehri içer ve ölür.Romeo tror fortsatt at Julie er død og drikker giften.
1668'de Oxford'u bırakıp Londra'ya, Pall Mall'da oturan kız kardeşi Lady Ranelagh'ın yanına yerleşmiştir.I 1668 forlot han Oxford og flyttet inn hos en søster på Pall Mall i London.
Kuru incirler ayrıca aperitif olarak da yenir ya da şarabın yanına katık edilirdi.Tørkede fiken ble også brukt som en appetittvekker eller som tilbehør til vin.
1687 yılında Yunanistan'dan alınan iki aslan yanına eklendi.To greske løver ble plassert ved portens sider i 1687.
Ned, iki kızı Arya ve Sansa'yı başkente götürmek için yanına alır.Han tar med seg sine to døttere, Sansa Stark og Arya Stark til Kongshavn.
Abisinin yanına taşındı ve ayrılmaz bir ikili oldular.Han etterfulgte sin far Eadbald, og ble selv etterfulgt av begge sine sønner.
Heidi 5 yaşına geldiğinde teyzesi onu İsviçre'nin bir dağ köyünde yaşayan dedesi Almöhi'yinin yanına bırakır.Heidi blir av sin tante bragt til bestefaren, som lever i en sveitsisk alpelandsby.
Gertrude, açıklama istemek için Hamlet'i yanına çağırır.Gjertrud kaller inn Hamlet på teppet for å forlange en forklaring.
Yatağının yanına yaklaştıklarında, yastığın yanında bir yılan belirince dehşet içinde kaçtılar.Tenk at du våkner opp i sengen ved siden av en berømt fiolinist.
Timon'un yanına tekrar gelen Apemantus, onunla çok sert bir münakaşaya girişir.Hæren som Hannibal kom tilbake med er gjenstand for mye debatt.
Onu isyancıların yanına götürür.Han stemples som overløper av Rebellerne.
Joey tekrar Chandler'ın yanına taşınınca Eddie gider.Til slutt blir han låst ute, og Joey flytter inn med Chandler igjen.
Komutan yanına alabileceği yakın arkadaşlarını aradı.Han hadde fått med seg alle de soldatene han kunne samle.
Bloom okulu bırakıp evdekilerin yanına gitmeye karar verir.Harlow sluttet på skolen og flyttet inn sammen med dem.
Bir süre sonra, Rick en sonunda Hershel'i ailesinin yanına dönmesi gerektiği konusunda ikna eder.Det er sannsynlig at det var fra denne perioden at de gjorde Jersey til sitt hjem.
Herkes onun yanına gelir.Her kan alle være med.
Raf, Ratchet'ın izini bulur ve onun yanına giderler ama Ratchet'ın yalnız kalmaya ihtiyacı vardır.Roboten sier at Ratchet må hjelpe ham å finne Captain Quark, og det vil Ratchet.
Daha sonra kardeşinin yanına oturup ağlamaya başlar.Hun setter seg sammen ned med familien, og begynner å snakke med tanten sin.
O sırada Lilly, yaralı Vali'nin yanına gelir ve onu başından vurarak öldürür.Talley prøver å redde den alvorlig skadde offiseren, som dør foran øynene på ham.
Mia, bebeği çok sever ve bebek koleksiyonunun yanına koyar.Mia menyukainya dan menempatkannya dengan disamping koleksi bonekanya.
Ardından Olimpos'ta diğer tanrıların yanına çıkarlar.Mereka kemudian bergabung dengan dewa di Olympus.
Monica ve Chandler birlikte yaşamaya başlar, Rachel da Phoebe'nin yanına taşınır.Monica dan Chandler bergerak bersama-sama, menyebabkan Rachel bergerak dengan Phoebe .
1906 yılında, Sommerfeld Debye'nin kendi yanına asistan olarak Münih'e tayin edilmesini sağladı.Pada 1906 Sommerfeld menerima pengangkatan di München dan Debije diangkat sebagai asistennya.
Nihayetinde, gece yarısı olur ve Oliver'ın yanına verandada yaklaşır.Pada tengah malam, ia memasuki kamar Oliver dan pasangan itu berhubungan seks.
Carlos 2 Ağustos 2005'te Brezilya vatandaşlığının yanına bir de İspanyol vatandaşlığı ekledi.Tanggal 2 Agustus 2005, Dia resmi memiliki dua kewarganegaraan Brazil dan Spanyol.
Üftade'ye talebe olmak arzusuyla yanına gidince şu cevabı aldı: "Yazıklar olsun ey Kâdı Efendi!Saat pasukan Thalut melewati sebuah sungai, ia pun berkata: "Wahai prajuritku!
Ailesi Fransa'ya taşınınca, tekrar onların yanına dönmüş ve onlarla yaşamaya başlamıştır.Akhirnya ibu-ibu mereka yang memulai dan mereka pun kembali bersama.
Daha sonra Allah dostu zatın mezarı yenilenmiş ve yanına bir mescit yapılmıştır.Kemudian Allah SWT memberikannya kekuatan, sehinggalah Al-Maut itu menetap di tangannya.
Annesi Rebeka, Yakup'u ikiz kardeşi Esav'ın öfkesinden kurtarmak için kardeşi Lavan'ın yanına göndermişti.Ribka, ibu Yakub, telah mengutus Yakub ke sana untuk lari dari kemarahan saudara kembarnya, yaitu Esau.
Yanına gidip kendisine Kur’ân’ı tamamıyla okudum.Setelah membacanya, Gō͘-niû tersentuh dan saling bertemu dengan Tân Saⁿ.
Destek ayağınızı topun yanına koyun."Masukkanlah tanganmu kembali ke dalam bajumu."
Bruce arabadan iner ve Falcone'nin yanına gider.Kemudian Swift keluar dari mobilnya dan berbincang-bincang bersama Hardwick.
Jake'in telefonunu bulduğunu fark eder ve Jake yanına gelir.Lalu Jane pulang ke rumahnya dan melihat Jake telah berada di sana.
Ablasının yanına ABD'ye gitmiştir.Ia beremigrasi ke Amerika Serikat bersama keluarganya.
Bu arada Don durumu öğrenir ve Alice'in yanına gider.Namun, Larry setuju untuk bicara pada Paman Al.
Ölüye ait takılar da kırılıp ezilerek ya kabın içine, ya da yanına bırakılmıştır.Kaum muslimin yang berhasil dikait akan diangkat ke arah mereka dalam keadaan mati atau hampir mati.
Bazı tanrılar onu duydu ve yanına geldi ve olanları görünce Zeus'a haber verdiler.Dan TUHAN menyertai Yosua dan terdengarlah kabar tentang dia di seluruh negeri itu.
Jenny, Forrest’ın yanına geri döner ve bir müddet onunla kalır.Suatu hari, Jenny kembali dan menemui Forrest, yang kemudian melamarnya.
Muhammed'in yanına gidip ondan şefaat dilemek arzusundadır.Kecukupan, misalnya perlindungan bagi Muhammad dari orang-orang yang menginginkan kejahatan kepadanya.
Pritchard, Harris'i yanına aldı.Di sebelah tangan, mereka memegang harisen.
Bunu haber alan Onesilus, İyonya'nın her yanına haberciler göndererek yardımn istemiştir.Onesilos pun mengirim utusan ke Ionia, meminta bantuan mereka.
Bloom okulu bırakıp evdekilerin yanına gitmeye karar verir.Bian memutuskan pergi meninggalkan rumah dan berkuliah di Jogja.
Bir müddet sonra Süleyman Erzurûmî kendisini Şam'a, Abdullah Dağıstânî'nin yanına gönderdi.Setelah sampai, Datu Sulaiman lalu dipertemukan dengan Tandipau (Maddikka Bua saat itu).
Ancak sonra Bulut'u yanına geri aldırtmıştır.Kemudian, Genderuwo menghantui ia lagi dengan hadir disampingnya.
Eudoksia'nın gümüş heykeli, İoannis'in katedralinin yanına dikildi.Patung perak Eudoxia didirikan di dekat katedral kota.
Yanına gönderildiği amcası çok ünlü ve başarılı bir bankerdi.Ayahnya adalah seorang bankir investasi yang sukses.
Konum: Ravenclaw Kulesi Şato’nun batı yanına konumlandırılmıştır.Asrama-asrama Ravenclaw berlokasi di Menara Ravenclaw di sisi barat sekolah.
Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider.Yehuda pergi dengan anak-anak keturunannya.
Çocuk yaşta yanına geldiği Kösem Sultan'ın en yakınlarından biri olur.Ibu dari putra tertua sultan memiliki kedudukan tertinggi di antara pasangan sultan yang lain.
Gidelim onun yanına.Maka mendekatlah mereka.
Bunu gören Hun kağanı çocuğu yanına alarak yetiştirmiş krallığını ona geri vermiştir.Sifat Nao yang peka dan perhatian membuat suatu keputusan untuk membawa anak tersebut dengannya.
Wallenberg’ün son kaydedilen sözleri; “Malinovsky’nin yanına gidiyorum.Những lời cuối cùng của Wallenberg được thu âm là: "Tôi đang đi tới chỗ của Malinovsky...
Nihayetinde, gece yarısı olur ve Oliver'ın yanına verandada yaklaşır.Cuối cùng, vào lúc nửa đêm, cậu tiếp cận Oliver trên hiên nhà.
Leblanc daha sonra Bourges şehrine, yakın bir aile arkadaşı olan Dr. Bien'in yanına gönderildi.Leblanc được gửi đến Bourges để sống với bác sĩ Bien, một người bạn thân của gia đình.
Enkazın kendisinin yanına inmek Cameron ve ekibinde "o gerçeklik seviyesine ulaşma" isteği uyandırdı.Lặn xuống xác con tàu thực khiến cả Cameron và đoàn làm phim muốn " đạt được tới mức độ hiện thực đó....
2000 Kasım'ında karısı Leah de vefat etti ve Rabin’in yanına defnedildi.Tháng 11 năm 2000, vợ ông Leah qua đời và được chôn cất bên cạnh ông.
Sonunda on dört yaşındayken annesi onu babasının yanına Nashville, Tennessee’ye gönderdi.Lúc 14 tuổi, cô đến sống với cha ở Nashville, Tennessee.
Monica ve Chandler birlikte yaşamaya başlar, Rachel da Phoebe'nin yanına taşınır.Monica và Chandler dời về ở cùng nhau, khiến Rachel phải chuyến đến căn hộ của Phoebe.
İlgili Sayfalar