yanına ile cümle

yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Poe 1831 Mart'ında Baltimore'a teyzesinin yanına döndü.Poe 1831 márciusában tért vissza Baltimore-ban élő családjához.
2000 Kasım'ında karısı Leah de vefat etti ve Rabin’in yanına defnedildi.2000 novemberében felesége, Leah is elhunyt, férje mellé helyezték örök nyugalomra.
Gertrude, açıklama istemek için Hamlet'i yanına çağırır.Gertrud a szobájába hívatja Hamletet, hogy magyarázatot követeljen tőle.
Savaşın sonunda o Göttingen’de bir akrabasının yanına gitti.A háború után Göttingenbe vitték egyik unokahúgához.
Babam beni birkaç duble içki içtikten sonra yanına çağırırdı ve ben ne söyleyeceğimi bilemezdim.Apukám néha felhívott miután ivott, és nem tudtam mit mondjak neki.
Tüm sıraya ateş edebilir ancak yanına zombi yaklaştığında ateş etmeyi keser.Nagy hatótávú lövész, de elbújik a zombik közeledtére.
Yanına pek yaklaşılmaz çünkü çok kötü kokar.De ne gyere túl közel, mert megégetheted magad.
Ardından Romeo, Juliet'in yanına yatarak zehri içer ve ölür.Ezután mérget vesz be, Júlia mellé fekszik és meghal.
Bern’deki ev satılmış ve 3 küçük erkek çocuğunu başka arkadaşlarının yanına vermişti.Feladták a berni lakást, a gyerekeket pedig barátoknál helyezték el.
Ada, isteği üzerine, babasının yanına Mary Magdalene Kilisesi’ne (Hucknall, Nottingham) gömüldü.Adát, kérésére, soha nem ismert apja mellé temették a hucknalli (Nottingham) Szent Mária Magdolna-templomba.
Guiscard, ordusunu yarımadaya getirip, şehir duvarlarının yanına kamp kurdu.Guiscard a félszigetre vonult, és tábort ütött a város falai előtt.
Halktan toplanan yardımlarla okulun yanına bir de yurt açıldı.A lakosság segítségével felújították az iskolát.
Sonraki gün, Marge çocukları da yanına alarak yılbaşı alışverişi için alışveriş merkezine götürür.Marge elviszi őket a bevásárló központba megvenni az ajándékokat.
Sonra Nero'yu yanına çağırır.Azon az úton halad, ahol Nero jött.
Yanına çeşme yapılmıştır.Mellette temető található.
Tosca'yı tutuklamak için yanına gelmeye başlar.Beszélgetésüket Tosca érkezése szakítja meg.
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.Fején két pár füle van.
Sokrates, bu ikisinin yanına gitmek ister.Pelléas csatlakozik a két nőhöz.
Annesi serbest bırakıldıktan sonra yanına döndü.Miután megkapta, kiszabadította anyját.
Herkes onun yanına gelir.Mindenki részt vesz benne.
İstanbul'a amcasının yanına yollanır.Párizsba megy, szeretne nagybátyjával találkozni.
Eylül başlarında kız kardeşi Erika'nın yanına Berlin'e gitti.Szeptember elején Klaus Erika után utazott Berlinbe.
Üniformayı giyerek, sakin bir şekilde, denize gemi indiren askerlerin yanına gitti.A katonáknak ruhában, fegyveresen kellett csendben úszniuk.
Babasına beklemesini söyleyip onun yanına gider.Várja, hogy bátyja megérkezzen.
Luke, R2-D2'yu yanına alıp Yoda'nın bulunduğu yere gider.R2-D2 éjszaka megszökik és elindul, hogy megkeresse Obi-Want.
Önce yakınları tarafından bakıldı ve 1937'de annesinin yeniden evlenmesiyle onun yanına taşındı.A házasság nem volt boldog; 1913-ban az asszony visszaköltözött a szüleihez.
Onun yanına giden hırsız maskesini çıkarır.Ezután leveszi az arcát eltakaró maszkot.
Herkes onun yanına gelir ve onu kutlar.Mindegyikük megemlékezik és lerója tiszteletét.
Genel olarak yemeklerde kullanılmasının yanına ilaç olarak veya kozmetik amaçlı da kullanılmıştır.Mindenesetre általában a fájdalom miatt vagy kozmetikai okokból szoktak orvoshoz fordulni.
Phoebe, Holden'ın yanına vardığında elbiselerle dolu bir bavul taşımaktadır.Mrs. McLean akárhova ment, viselte a Hope-gyémántot.
Cihangir 1627'de öldükten sonra ailesinin yanına geri dönmüştür.Könnyen talált magának munkát 1626-tól, amikor visszatért hazájába.
Gidelim onun yanına.A férfi vele tart.
Leblanc daha sonra Bourges şehrine, yakın bir aile arkadaşı olan Dr. Bien'in yanına gönderildi.Nicolas ezután Bourges-ba került a család jó barátjához, Dr. Bienhez.
Poirot, Yüzbaşı Hastings’i de yanına alarak Surrey’e gider ama geç kalır.Inkább azt tanácsolja nekik hogy Hemingford felé menjenek, bár az kicsit messzebb van.
Emma ise, çocuklarını da alarak annesinin yanına yerleşmiştir.Velük költözik Alma, az unokájuk is.
Fritz yanına gider ve ona yardım eder.Edgar úgy dönt, hogy marad és segít.
Ama kısa aralarla yavrunun yanına uğrar.Nem sokkal később megérkezik a herceg is az unokájával.
Tutuklanan Fromm odadan çıkartıldı ve komplocuların yanına giderek onları azarladı.Frommot lefogták, majd a szomszédos szobában megkötözték.
Castiel, Cennet'teki iç savaşta yardıma ihtiyacı olduğunda Dean'in yanına gidememiş, Crowley ile anlaşmıştır.Segítsége nélkül nem jöhetett volna létre a Lynwood-ban található Kálvin Református Egyház.
Ölmek ve onun yanına gitmek istiyordur.Ráveszi magát, és elutazik hozzá.
Yanına çok çekici bir kadın oturur ve Jack ile sohbet etmeye çalışır.Ben meglátogatja Jacket, és megpróbál beszélgetni vele.
Daenerys Tyrion'ı danışmanı olarak yanına alır ve Jorah'ı yine sürgüne gönderir.Daenerys ottaa Tyrionin neuvonantajakseen, mutta karkottaa Jorahin jälleen kaupungista.
Kulaklının yanına ayran yapılarak içilir.Vinot poskipäistä korvien ulkoreunaan.
Richard onu yanına alır ve takımına dahil eder.Harry suostuu, jos hän saa ottaa mukaan oman tiiminsä.
Des Grieux Manon'u tamamiyle kaybetmek durumda olması umutsuzluğu ile Manon'un yanına gelir.Des Grieux’illa on vaikeuksia taivutella Manonia karkaamaan kanssaan.
Ricardo, Siyahlı Adam'ın yanına döner ve ona Jacob'ın verdiği beyaz taşı verir.Richard kohtaa Musta-asuisen miehen ja antaa tälle valkoisen kiven lahjana Jacobilta.
Edmund, Beyaz Cadı'nın onu Narnia Prensi yapacağını düşünür, bu yüzden onun yanına gider.Velho lupaa tehdä Edmundista Narnian prinssin, jos hän tuo sisarensa velhon luokse.
Nihayetinde, gece yarısı olur ve Oliver'ın yanına verandada yaklaşır.Keskiyöllä hän saapuu tapaamiseen, jolloin hän ja Oliver harrastavat seksiä.
İnsanlık elbisesinin yanına Türkmen olduğumdan dolayı Türk elbisesi giyindim.Hän sai lisänimen ”turkkilainen maalari”, koska pukeutui turkkilaiseen asuun.
Atlarına binip babasının yanına varırlar.Kersantti passittaa heidät kävelylle hevosten kanssa.
1668'de Oxford'u bırakıp Londra'ya, Pall Mall'da oturan kız kardeşi Lady Ranelagh'ın yanına yerleşmiştir.Vuonna 1668 Boyle muutti Lontooseen Pall Mallille, jossa asui sisarensa Katherinen, Lady Ranelaghin kanssa.
İsa'nın ailesi ise Gize'ye dindaşlarının yanına sığınmıştır.Juudas palasi Jeesuksen seuraan mukanaan kiinniottajia.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.Lehtinen juoksi tulistuneena puoliajalla pukusuojaan ja jäi sille tielleen.
Salı günü yangın kentin hemen her yanına yayıldı.Kaupungin keskusta palanut kokonaan maantasalle.
Bazı isimlerin yanına aşağıdaki terminolojide belirtilen açıklamalar eklenmiştir.Niiden nimien eteen lisättiin löytöjärjestyksen mukainen numero.
Ardından Romeo, Juliet'in yanına yatarak zehri içer ve ölür.Romeo menee myös itse sisälle, juo myrkyn ja kuolee.
Jon, yoldaşlarının yanına, Gece Nöbetçileri'ne katılır.Jon liittyy Yövartioon Benjen-setänsä mukana.
Monica ve Chandler birlikte yaşamaya başlar, Rachel da Phoebe'nin yanına taşınır.Monica ja Chandler päättävät muuttaa Monican asuntoon ja Rachel muuttaa Phoeben luokse.
Buffy ise Robin'in yanına gider ve onu yanında istediğini söyler.Luffy käski Robinia sanoa ääneen, että hän haluaa elää.
Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider.Herra de Norpois käy päivällisellä hänen vanhempiensa luona.
İlgili Sayfalar