yanına ile cümle

yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hapishaneden serbest bırakıldı ve 27 Mart gecesi ailesinin yanına geri döndü.7. května byl propuštěn a odešel ke svým rodičům.
TARDIS'le birlikte Doktor'un yanına döner.S Doktorem tedy létá v Tardis nová tvář.
Cezaevinde bulunduğu sırada yanına iki ziyaretçi geliyordu.V domě ho však čekali dva policisté.
Malatesta Ernesto'yu yanına gelmeye çağırır.Malatesta přeje svazku Ernesta s Norinou.
Dördüncü sinagog da Yahudi gettosunun belediye sarayının yanına dikilen Yüksek Sinagog'dur.A konečně Vysoká synagoga stojí vedle židovské radnice.
Gidelim onun yanına.Oni s ním jdou.
Suçlunun suçunu asla yanına koymaz.Sebevražda však nikdy nemůže sejmout se zločince jeho vinu.
Ocak ayının ilk haftasında Auckland'da düzenlenen turnuvayı finalde Yanina Wickmayer'i yenerek kazandı.Stejně jako v předchozím roce došla Venus na lednovém turnaji v Aucklandu až do finále.
Evine çağırırlar, gelir; ama tekrar aslanın yanına gider.Přijdou k sobě, políbí se a společně jdou k domu u jezera.
Yanına gittim.Šel jsem tam.
Ondan da ayrılıp dayısının yanına gelir ve konağa yerleşir.Vezme tedy jeho i Palomu a odveze je do města.
Ada, isteği üzerine, babasının yanına Mary Magdalene Kilisesi’ne (Hucknall, Nottingham) gömüldü.Na svou žádost byla pohřbena vedle svého otce v kostele svaté Marie Magdalény v Nottinghamu.
Birliğindeki pek çoğu, kardeşi Henrich de dahil taraf değiştirerek Philip yanına geçiyordu.Mnoho jeho spojenců včetně bratra Jindřicha poté přešlo na Filipovu stranu.
Neyse ki cenaze levazımatçısı Mr. Sowerberry’nin yanına çırak olarak verilir.Má ale štěstí, protože si jej k sobě jako učedníka vezme pan Sowerberry, který vlastní pohřební ústav.
Babasına beklemesini söyleyip onun yanına gider.Vydal se za jeho otcem a domluvil mu.
Yeniden arkadaşlarımızın yanına döndüğümde dostlarım sevindiler.Když přijela domů, tak děti byly u přátel.
Oğullarını alarak babasının yanına gitti.Do Děčína jel podle svých slov za kamarádem.
Castel'in ölümünden sonra, yeğeni ve iki çocuğuyla birlikte annesinin yanına yerleşmiştir.Po smrti jejich sestry Elisabeth se spolu s Marií starala o dvě neteře.
Silah da kapının yanına savrulur.Říká, že jejich zbraně také poslali bránou.
Herkes onun yanına gelir.Chtějí jít za každou cenu s ním.
Muhammed tesadüfen Ali'nin yanına oturur.Mohameda a Alího klade na stejnou úroveň s Alláhem.
Fakat Cenevizliler yanına yeni bir kule inşa ettiler.Kastilský, který nechal postavit Novou věž.
Ancak İzmir'in düşman işgalinden kurtarılması ile ailesinin yanına dönebilir.Jediná možnost pro Ičiga, jak zachránit jeho rodinu, je stát se Sběračem duší.
Başka subaylar da onların yanına gelirler.Přivedou ho až strážníci.
Ancak sonra Bulut'u yanına geri aldırtmıştır.Poté však přešel k MMA.
Bemol (♭): Yanına geldiği notayı yarım ses pesleştiren işarettir.Z ㄱ je přímo odvozen znak ㅋ (přidáním vodorovné čárky značící přídech).
Best, yanına düşen birayı içip kutuyu taraftarlara doğru kaldırdı.Ten prý tolik holdoval pivu, že se stal jeho patronem.
Bir kişi ikinci kez bir el kaybederse adının yanına bir de "Ş" eklenir ve "EŞ" oluşur.Obsahuje-li firma jméno alespoň jednoho ze společníků, postačí označení „a spol.“.
Hemen yanına gider ve ona araştırmalarını anlatır.Přistane u ní a jde ji prozkoumat.
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.Uši má v poměru k hlavě dosti malé.
Spears onun yanına gider ve konuşmaya başlarlar.Spears se îndreaptă spre el și încep să vorbească.
Yoşiyahu'nun bedeni Yehuda usullerine uygun bir şekilde Davud'un yanına gömülmüştür.Pe acoperișul său se află minaretul moscheii Nabi Daud (Profetul David).
Herkes onun yanına gelir ve onu kutlar.Toți l-au aclamat și l-au lăudat.
Onu Capua'ya davet ettikten sonra, Pandulf onu görevden aldığı Capua başpiskoposunun yanına hapse attı.După ce l-a invitat la Capua, Pandulf l-a aruncat pe abate în închisoare.
Babası onu Almanya'ya dedesinin ve babaannesinin yanına yollar.Părinții lui l-au trimis la Tokirohama pentru a sta cu unchiul și mătușa lui.
1924'te kulenin yanına bir halk merkezi yapıldı.În 1924, lângă turn a fost construit un centru comunitar.
1918'de, altı yaşındayken, annesi onu tekrar yanına almaya karar verdi ve Budapeşte'de bir okula kaydetti.În 1918, la vârsta de șase ani, a sosit la Budapesta, unde s-a reîntâlnit cu mama sa.
Gelmesinden üç ay sonra karısı ve çocukları da yanına geldi.Ulterior a sosit în munți soția și cei trei copii ai săi.
Çocukların biri, gözü bağlı olan çocuğun yanına gidip ona sorar: “Ben kimim?”Acesta îi este adus de un tânăr care-i spune lui Mărgelatu: „Mă scuzați.
Stuart'ın yanına gittiğimde ve çatısına çıktığımızda 'Tatlım, ben dans etmek istiyorum.' modundaydık.Când mergeam la Stuart, ziceam „Dragă, vreau să dansez.”
Yanına çeşme yapılmıştır.Alături se află cimitirul.
Öldükten sonra Saint Paul Katedrali'nde Lord Nelson'un yanına gömüldü.A fost îngropat alături de lordul Nelson, la catedrala St. Paul's.
Uzun Cabbar'ın yanına adam veirler, Arif Saim Bey'i soydururlar.În locul membrilor Institutului Weldon, el îi răpește pe Dl.
Adada Walt, Locke'un tavla oynadığını görerek yanına gider.Clover l-a cunoscut pe plajă, în timp ce juca volei.
Barry, Kennedy'nin yanına gider.Acolo îl întâlnește și pe Barney.
Enkazın kendisinin yanına inmek Cameron ve ekibinde "o gerçeklik seviyesine ulaşma" isteği uyandırdı.Călătoria subacvatică l-a făcut pe Cameron și echipa sa „să se simtă foarte în viață....
Renkli çizimi KV-8 (42) – KV-1 taretine makineli tüfeğin yanına ATO-41 model alev makinası takıldı.KV-8 (42 de bucăți) – Un tanc KV-1 dotat cu aruncătorul de flăcări ATO-41 în turelă, lângă o mitralieră.
Bu yüzden Charlie'den amcasıyla ilgilenmesini rica eder ve sevgilisinin yanına döner.Ea este preocupată de viitorul fiului ei și îl lasă să plece cu Jedi.
Herkes onun yanına gelir.Să vină pentru noi toți.
Sonra çıkıp evi kuşatanların yanına gitti ve "İsa benim" dedi.Când el a intrat în casă, orbii au mers după el, iar el i-a întrebat: "Credeți că eu pot să fac aceasta?"
İkisi Jack'in yanına gider ve bir bahane uydurarak ilk yardım seti isterler.Jack trebuie să ghicească, având voie să pună o singură întrebare.
Önce yakınları tarafından bakıldı ve 1937'de annesinin yeniden evlenmesiyle onun yanına taşındı.A mai trăit cu ea și în 1937, după eliberarea sa.
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.La cap se observă distinct urechile externe mici.
Daha sonra kardeşinin yanına oturup ağlamaya başlar.Ea se confruntă cu fratele ei și începe să-l sugrume.
Sokrates, bu ikisinin yanına gitmek ister.Fleetwood a fost de acord să îi primească pe amândoi.
Irene annesini de yanına alıp geri getirir.Elena se întoarce, aducând-o cu ea pe sora ei, Irina.
1621 senesinde vefat etti ve Eyüp Sultan Camii'nde babasının yanına gömüldü.A murit în 1056 și a fost înmormântat la Speyer lângă tatăl său.
Beyler ise Timur'un yanına kaçtı.Batu însuși a călătorit spre est .
Hera bir şeylerden şüphelenerek Zeus'un yanına gelir.După ceva timp Hera începu să bănuiască pe Zeus.
Carlos 2 Ağustos 2005'te Brezilya vatandaşlığının yanına bir de İspanyol vatandaşlığı ekledi.2005. augusztus 2-án Carlos fölvette a spanyol brazil kettős állampolgárságot.
İlgili Sayfalar