yanına ile cümle
yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eşi öldüğünde yanına koşup yere çökmüştür.Na de dood van zijn vrouw bij een vliegtuigongeluk wordt hij verschillende keren bedreigd.
“Vivien’in yanına gitmek üzere geri döndüm.Hij trok zich terug naar Vicenza.
Kaçanlar bir Katolik papazın yanına sığındılar.Ze gingen samen gewoon op zoek naar een priester.
Luke, R2-D2'yu yanına alıp Yoda'nın bulunduğu yere gider.Luke ontsnapt met R2-D2 in een X-Wing, maar besluit niet met de anderen mee te gaan.
Uberto/Kral James Elana yanına gelir ve ona alan aşkını Elena'ya bildirir..Uberto/Giacomo benadert Elena en verklaart haar zijn liefde.
Tyrion ayrılmadan Jon'un yanına gider ve vedalaşır.Walter vertrekt zonder afscheid van Jeroen te nemen.
Sürahi Hanım ise küçük oğlu Hikmet’in yanına yerleşmiştir.Een bever zit daar met zijn kleine zoon.
Sun, arkalarından gelen Ben ve Locke'a katılarak Richard Alpert'ın yanına gitmek ister.Locke en Ben gaan op zoek naar het kamp van de Anderen, waar ze Richard Alpert tegenkomen.
Bir dönem şehirdeki bayram pazarları kapının yanına kuruldu.Op zo'n bijzondere maandelijkse feestdag wordt op de deur geklopt.
1787'de Jefferson, dokuz yaşındaki kızı Maria (Polly) Jefferson'u da yanına çağırdı.In 1837 huurde Jeanne samen met een 72-jarige vrouw (Françoise Aubert) een klein vakantiehuis.
3 Şubat 1581 tarihinde vefat etti ve oğlunun yanına gömüldü.Hij overleed op 5 februari 1718 en werd begraven in De Rijp.
Yanına küçük oğlu Cem'i de almıştır.Samen met haar kreeg hij zoon Joseph.
Richard onu yanına alır ve takımına dahil eder.Luke biedt haar die aan en betrekt haar ook bij zijn team.
Çünkü istasyon platformu hattın her iki yanına yapıldı.Het side-platform station heeft aan beide kanten kant ingangen.
Kadının yanına gider ve ona mendilini verir.Hij volgt haar en geeft haar een pop.
Gidelim onun yanına.Ik hou hem bij mij.
Annesinin yanına döndüğünde, onun yerinde olmadığını fark eder.Maar bij zijn moeder aangekomen, hoort hij dat er geen probleem is.
Hutter sonunda karısının yanına gelir.Dominique keert ten slotte terug naar haar man.
Evine çağırırlar, gelir; ama tekrar aslanın yanına gider.Ze gaan op weg naar huis en de wolf voegt zich weer bij hen.
Aviya öldüğünde Kudüs'te atalarının yanına gömüldü ve yerine oğlu Asa geçti.Na zijn dood werd hij begraven in de Davidsburcht in Jeruzalem en opgevolgd door zijn zoon Asa.
Yanına gelenlere destan okutturup, şarkı söyletir.De bezoekers moesten hem dan wakker zingen of schreeuwen.
Onu isyancıların yanına götürür.Dit deed hij om de rebellen tegemoet te komen.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.Door de aanwezige kleding kon het vuur snel om zich heen slaan.
Bir gün kralın yanına gelir ve ailesini görmek istediğini söyler.Op een dag wil de jongen terug naar zijn ouders en vraagt het meisje mee te gaan.
1976 yılında, standart başlık The Pink Panther'in yanına Strikes Again eklenmesiyle ismine kavuşmuştur.Vanaf 1974 herwon hij het publiek alsnog met de vervolgen op de Pink Panther-reeks.
Bu kilise bina henüz manastırken yanına ek olarak inşa edilmiştir.Deze kapel is er nog steeds en bevindt zich vlak bij de kloostergebouwen.
Buffy'nin kalbi kırılmıştır ve Spike'ın yanına gider.Franz' hart is gebroken en hij gaat op zoek naar Sissi.
1870'te, Fransa-Prusya Savaşı nedeniyle ailesinin yanına dönmek zorunda kaldı.In 1870 werd de familie genoodzaakt om te verhuizen naar Zwitserland, vanwege de Frans-Pruisische Oorlog.
Bina 1982'de Volkstheater am Pfauen'nin yanına inşa edildi.Deze dam werd in 1982 gebouwd bij de Khlong Saeng.
Yağmur ihtimaline karşı şemsiyeni yanına al.Neem je paraplu mee voor wanneer het zou regenen.
Bak, gözaltında değilsem, o zaman beni arkadaşlarımın yanına geri götürmeni istiyorum.Kijk, als ik niet onder arrest sta, dan wil ik dat je me terug brengt naar mijn vrienden.
Ona gideceksin, hatırını soracaksın, yanına oturacaksın.Je gaat naar hem toe, vraagt hoe het met hem gaat en gaat naast hem zitten.
Hapishaneden serbest bırakıldı ve 27 Mart gecesi ailesinin yanına geri döndü.Został zwolniony z więzienia i wrócił do swojej rodziny w nocy 27 marca.
Monica ve Chandler birlikte yaşamaya başlar, Rachel da Phoebe'nin yanına taşınır.Chandler i Monica zamieszkują razem, a Rachel wyprowadza się do Phoebe.
Poe 1831 Mart'ında Baltimore'a teyzesinin yanına döndü.Poe wrócił do Baltimore do ciotki, brata i kuzynki w marcu 1831 roku.
Yine bir efsaneye göre, sadece bakire kızların yanına yaklaşır ve bu şekilde yakalanabilir.Według legendy może być schwytany i oswojony tylko przez dziewicę.
Yanına çok çekici bir kadın oturur ve Jack ile sohbet etmeye çalışır.Zszokowana dziewczyna postanawia porozmawiać o tym z Jackiem.
Hutter sonunda karısının yanına gelir.Ostatecznie Brett zostaje jego żoną.
Öyle olsaydı her tanrı kendi yarattıklarını yanına alır ve onlardan biri diğerine üstün gelmeye çalışırdı.Bóg wyznaczył każdemu człowiekowi nagrodę i karę podług zasług i przewinień jego.
Gidelim onun yanına.Prowadź nas ku Niemu.
Ardından Olimpos'ta diğer tanrıların yanına çıkarlar.Potem wystawił ich na pośmiewisko przed innymi bogami na Olimpie.
1668'de Oxford'u bırakıp Londra'ya, Pall Mall'da oturan kız kardeşi Lady Ranelagh'ın yanına yerleşmiştir.W latach 1656-1668 mieszkał w Oksfordzie, a od roku 1668 na Pall Mall w Londynie u siostry Lady Ranelagh.
Sebastian'ın evinde kalan Pris'in yanına Roy Batty de gelir.Tymczasem do mieszkania Sebastiana przybywa także Roy.
Gelmesinden üç ay sonra karısı ve çocukları da yanına geldi.Niedługo później przypłynęła jego żona z dziećmi.
Bazı tanrılar onu duydu ve yanına geldi ve olanları görünce Zeus'a haber verdiler.Dwaj uczniowie usłyszeli, jak mówił, i poszli za Jezusem.
Yanına da bir kartal bırakır.I zapragnąłem mieć orła przy sobie.
İspanyollar, müttefik kabile Tlaxcala'nın yanına geri çekildi.Pozwoliło to Hiszpanom na odwrót do Tlaxcali.
Yanına gidip kendisine Kur’ân’ı tamamıyla okudum.Przywykł do tego, iż wszyscy go słuchają.
Mike onu Paula'nın yanına getirir.Ana Paula biegnie do niego.
Yaşlı, hizmetçiyi yanına çağırdı.Matka dała jej do towarzystwa służącą.
Ben sorar: Neden halkınıda alıp onun yanına gidiyorsun?Czy muszę osobiście tam pojechać, żeby z nim porozmawiać?.
Ailesini de yanına getirtmiş ve ülkesine dönmemiştir.Wstydzi się swojej przeszłości i nie wraca do domu.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Blisko związany z Torreslandami, zwłaszcza z Rosaleną.
Ve Kurosava ailesinin yanına geri döndü.Wobec tego Jakub wraca do swojej żony.
Yanına çeşme yapılmıştır.Obok niego założono cmentarz.
Öldükten sonra Saint Paul Katedrali'nde Lord Nelson'un yanına gömüldü.Książę został pochowany w katedrze św. Pawła obok lorda Nelsona.
1823'te yeniden ailesinin yanına döndü.W rodzinne strony powrócił w roku 1823.
Sonra çıkıp evi kuşatanların yanına gitti ve "İsa benim" dedi.Poszedł więc i głosił po całym mieście wszystko, co Jezus mu uczynił.”
Boston'da bir litografyacının yanına çırak olarak eğitim gördü.Początkowo zajmował się litografią w Bostonie.
Beni tutukladılar ve Osmanlı komutanının yanına getirdiler.Zajęły ją i spotkały się z wojskami osmańskimi.
İlgili Sayfalar