yanına ile cümle
yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sırada Shockwave, Megatron'u ve Starscream'i yıkıntıların yanına çağırır.Comanda apenas Megatron e Starscream.
Enkazın kendisinin yanına inmek Cameron ve ekibinde "o gerçeklik seviyesine ulaşma" isteği uyandırdı.Descer ao verdadeiro lugar fez Cameron e a equipe quererem "fazer jus a aquele nível de realismo ...
Sonra Nero'yu yanına çağırır.Mais tarde faz amizade com Nolan.
Yeniden arkadaşlarımızın yanına döndüğümde dostlarım sevindiler.É uma honra tocar ao lado de meus parceiros novamente.
Barry, Kennedy'nin yanına gider.O Sarney chega aqui ao lado do seu jurista.
Ardından Olimpos'ta diğer tanrıların yanına çıkarlar.Elas então se uniram aos deuses do Olimpo.
Jüpiter sevgilisinin yanına gelmiştir ve sevgilisi ile birlikte olmayı gayet çok istemektedir.Com Eleanor fora do caminho ele pode estar à vontade com a sua jovem amante.
Bu nokta, yanına geldiği notayı nota değerinin yarısı kadar uzatır.A nota pontuada equivale a uma nota ligada a outra nota de valor igual a metade dela.
Homer bir motosiklet fark eder, Bart'ı da yanına alıp kubbenin tepesine döne döne ulaşır.Com uma motocicleta, Homer pega Bart e gira pelo domo.
Evli çiftin kadın tarafının yanına yerleşmesine ise anayerli (matrilocal) adı verilir.Quando ela pede, em seguida, o adiantamento do casamento, a mãe lhe rejeita.
Bilenin ve bana katlananın yanına kâr kalıyor." sözlerinden oluşur.Agora eu vou declamar seu poder tanto para o ignorante quanto para o conhecedor".
Bununla birlikte Kaşa Lazare’nin yaptıkları yanına kar kalmaz.Não se deve sair no frio após praticar asanas.
Kaçanlar bir Katolik papazın yanına sığındılar.E pede ajuda a um padre católico.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Foi enterrado junto à mãe.
Burada iken Erzincan Emiri Taharten yanına gelerek bağlılığını bildirmiştir.Foi nessa data que assumiu a sua alcunha (cúnia) Nácer Lidim Alá (vencedor em nome de Alá).
Kadının yanına gider ve adının María Iribarne olduğunu öğrenir.Essa mulher vem mais tarde saber chamar-se Maria Eduarda.
Kratos Athena'nın yanına gelir ve "Neden?" diye sorar.Este olha para Tosca e pergunta: "E então?"
Elena’yı zindandan çıkartılarak yanına getirilir ve onu ihanetle itham eder.Ele ordena-lhe que saia dali, acusando-a de cortesã.
Anakin, kolunu kaybeder ve çaresiz ustasının yanına yığılır.Frisk cai inconsciente e acorda cercado por seus amigos.
Emma ise, çocuklarını da alarak annesinin yanına yerleşmiştir.Lâmia estava com inveja das outras mães e comeu seus filhos.
İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener bu isteklerin askeri harekat yanına olumlu yanıt vermişti.O ministro da guerra inglês Lord Kitchner inicia recrutamento de soldados.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.O seu fato de voo foi apanhado pelo fogo enquanto rebolava nas chamas, mas ele foi capaz de o apagar.
Raskoln'ü kendi yanına çeker.Rimbaud por Ele Mesmo.
Daha sonra bilir ki annesinin yanına geri dönemez.Ela tem medo que ele nunca mais se lembre da mãe dela.
1948’de Heiligenblut/Großglockner’de annesi ve iki kız kardeşinin yanına yerleşti.Em 1948 mudou-se para Heiligenblut, Caríntia para viver com a sua mãe e duas das suas irmãs.
Cennet ise Ulu Tanrı’nın gözle görülebilen yanına çevrilmiştir.Esse Jesus que dentre vós foi assunto ao céu virá do modo como o vistes subir."
Teleskop, 4.092 metre yüksekliğindeki Mauna Kea’nın zirvesinin hemen yanına inşa edilmiştir.O telescópio está perto do cume do Mauna Kea a 4.092 metros.
1870'te, Fransa-Prusya Savaşı nedeniyle ailesinin yanına dönmek zorunda kaldı.Em 1870, devido à guerra Franco-Prussiana, regressa a Portugal.
O, Nasuh Paşa'yı yanına çağırmış; ona bu mektubu kimin yazdığını sormuştur.Este pergunta à Marechala se ela recebeu a carta.
Evine çağırırlar, gelir; ama tekrar aslanın yanına gider.Ela vai embora, mas volta pedindo para morar na casa dele.
Onu isyancıların yanına götürür.Este decide atacar aos rebeldes.
Bu ziyaretlerden biridinde 1550 yılında burada vefat etti ve şeyhinin yanına gömüldü.Faleceu nessa expectativa em 1557, tendo sido sepultado na confraria da Corte.
Sarah kaçmaya başlar ve arkadaşlarının yanına sığınır.Sarah consegue sair da caverna onde ficou presa ao lado de suas amigas.
Arabanın yanına gittiğinde Başkan Yardımcısının kardeşinin çoktan ölmüş olduğunu görür.In de parkeergarage aangekomen is de broer van de vicepresident al dood.
1948’de Heiligenblut/Großglockner’de annesi ve iki kız kardeşinin yanına yerleşti.In 1948 woonde hij in Heiligenblut/Großglockner bij zijn moeder en zijn twee zusters.
Jenny, Forrest’ın yanına geri döner ve bir müddet onunla kalır.Jenny komt op een dag terug en ze verblijft enige tijd bij Forrest.
Bilenin ve bana katlananın yanına kâr kalıyor." sözlerinden oluşur.Of laten we maar zeggen dat hij van mij iets heeft geleerd”.
Bu sırada Anya onların yanına gelir.Daarop komt zijn moeder binnen.
Bir süre sonra Anlatıcı, Tyler'ın yanına taşınır.De verteller vraagt of hij bij Tyler mag verblijven.
1687 yılında Yunanistan'dan alınan iki aslan yanına eklendi.In 1687 zijn twee uit Griekenland geroofde leeuwen naast de poort geplaatst.
Kratos Athena'nın yanına gelir ve "Neden?" diye sorar.In welk Athene?' vroeg deze zich af.
Werner Mölder ise, Udet'in yanına gömülmüştür.Mölders werd begraven naast Udet.
Gelmesinden üç ay sonra karısı ve çocukları da yanına geldi.Na drie dagen mochten zijn vrouw en kinderen weer naar huis.
Martin bir süre sonra iyileşir ve ailesinin yanına döner.Dan wordt Martin echter genezen en keert hij huiswaarts.
Çolak Ağa'ya yaptığı zulümlerin yanına kâr kalmayacağına dair bir de haber göndermiş.Ook zou hij een eed gezworen hebben om voortaan slechts van aalmoezen te leven.
Karl'ı da yanına alan Homer takım elbise almak için alışverişe çıkar.Clare is met Steve aan het winkelen in kledingwinkels.
Şeyh’e ait olduğunu zannettiğim bu cüzleri heybeme koyarak yanına vardım.Dit leidde tot het hitje I Wanna Be With You.
Ardından seri grubu dünyanın dört bir yanına çekmiştir.Daarna brachten zijn optredens hem in vier werelddelen.
Ölü bedeni annesinin yanına bırakıldı.Hij werd geplaatst door zijn moeder bij familie.
Udet, Berlin'deki Invalidenfriedhof Mezarlığı'nda, Manfred von Richthofen'in yanına gömüldü.Udet werd begraven naast Manfred von Richthofen op de begraafplaats Invalidenfriedhof in Berlijn.
Halkı kendi yanına çekip, kesin bir zafer elde etmek istiyordu.Zij wilden Liutward omverwerpen en daartoe intrigeerden zij tegen hem.
Sonra yanına onu da alarak kayığına binip uzaklaşır.Vervolgens versleept hij het naar de oever om het daar op te eten.
1906 yılında, Sommerfeld Debye'nin kendi yanına asistan olarak Münih'e tayin edilmesini sağladı.In 1906 kreeg Sommerfeld een aanstelling als hoogleraar in München en nam Debye mee als assistent.
Küçükken onu Çin bulmuştur fakat geçici bir süreliğine Portekiz'in yanına gitmiştir.Ze keerde met haar kinderen terug naar Zweden, maar verhuisde na enige tijd naar Duitsland.
Marty'ye geceleyin yanına gelmesini söyler.Ze nodigt Tracy uit om bij haar in bed te komen liggen.
Yezîd, gençlik çağına gelince babasının yanına döndü.Zij gingen met hem naar hun geboorteland terug toen hij jong was.
Bloom okulu bırakıp evdekilerin yanına gitmeye karar verir.Bloom gaat mee en wordt toegelaten op de school.
Poirot, Yüzbaşı Hastings’i de yanına alarak Surrey’e gider ama geç kalır.Poirot begeleidt zijn vriend Hastings naar Irak, aangezien hij er toch moet zijn.
Joker, Vicki Vale'i yanına alıp bir katedralin en üst katına çıkar.Vicki wordt gevangengenomen door de Joker en meegenomen naar de top van de kathedraal.
Bu sırada hayaletler de üçlünün yanına gelmiştir.Ook kwamen er drie op maat gemaakte vuurgaten.
İlgili Sayfalar