yanına ile cümle

yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İspanyollar, tapınağın yanına bir yerleşim alanı inşa etmişlerdir.I soldati spagnoli si stanno avvicinando al tempio.
Dayım -o da mühendisti- beni yanına alacaktı.Anche Ivan e l'ingegnere si uniscono al gruppo.
Bu sırada Buffy ve Robin mührün yanına giderler.Intanto, Rudy e Sam aiutano Bobby a superare le sue paure.
Suçlunun suçunu asla yanına koymaz.Non si scoprirà mai il colpevole.
İllig Kağan İşbara Şad'ın yanına kaçtı.Vergognandosi fugge presso i pastori al pascolo.
Babalarının önerisiyle Quentin amcalarının yanına gitmeleri kararlaştırılır.Ma che cosa conteranno di così importante i documenti di zio Quentin ?
Buffy, yine de onun yanına gidip karşısına çıkar.Buffy esce dalle fogne e la affronta.
Videoda, şarkının sözlerinde betimlendiği gibi, gelin pasta benzeri bir gelinlikle damadın yanına gelir.Grazie alla somiglianza della damigella alla sposa promessa, lo scambio ottiene successo.
Buradan onu bekleyen Vader'ın yanına gider.Sa che George è la dentro ad aspettarlo.
Sonra yanına onu da alarak kayığına binip uzaklaşır.E la suoniamo sull'aria della Marcia Funebre!».
Sesli harfler, altına ya da yanına konulan işaretler ile gösterilir.Le vocali vengono indicate con combinazioni di punti posti sopra o sotto le lettere.
Yanına çeşme yapılmıştır.Vi è annesso un cimitero.
Tek ayağı çıplak genci yanına çağırdı; kim olduğunu sordu.Si racconta che involontariamente pestò un piede del boia, al quale disse: «Pardon, Monsieur.
Fritz yanına gider ve ona yardım eder.Arriva Helga a farle assistenza.
Ancak Bella annesi yeniden evlenince Forks'a babasının yanına taşınır.Per permettere a sua madre di seguire Phil quando viaggia, Bella si trasferisce a Forks da suo padre.
O, onun yanına oturdu.Он сел рядом с ней.
Onun yanına oturdu.Он сел рядом с ней.
Duvara yanına bir merdiven koy.Приставь лестницу к стене.
Mary dolaptan ütü masasını çıkardı ve onu açtı, pencerenin yanına yerleştirdi.Мэри вытащила гладильную доску из чулана и, разложив, поставила её возле окна.
Tom köpeğinin yanına çömeldi.Том присел рядом со своей собакой.
Dayımın yanına götürsene beni!Веди же меня к дядюшке!
İsa onlara şöyle buyurdu: “Dünyanın her yanına gidin, Müjde'yi bütün yaratılışa duyurun.И сказал им: идите по всему миру и проповедуйте Евангелие всей твари.
Yoşiyahu'nun bedeni Yehuda usullerine uygun bir şekilde Davud'un yanına gömülmüştür.Tol dayoos!», что переводится как «О Аллах!
Kate, gruptan ayrılır ve Claire'in yanına gider.Кейт отделяется от группы и идёт за Клер.
Gidelim onun yanına.Пойдёмте к нему.
Yanına çeşme yapılmıştır.Рядом с ней было устроено кладбище.
Ama askerler Doktor'un yanına gider.Все трое отправляются к Доктору.
Ricardo, Siyahlı Adam'ın yanına döner ve ona Jacob'ın verdiği beyaz taşı verir.Ричард сказал да и передал ему белый камень, который дал ему Джейкоб.
Gelmesinden üç ay sonra karısı ve çocukları da yanına geldi.Через три года к нему приехали жена и сын.
Yağmura karşı onun her yanına bir çatı kur!"Покойника видеть — к дождю!“.
Eşi öldüğünde yanına koşup yere çökmüştür.После смерти Потока его жену опускают с ним в могилу.
Adada Walt, Locke'un tavla oynadığını görerek yanına gider.На острове Уолт подружился с Локком.
Kadının yanına yaklaştığında onun Lori olduğunu fark eder.Подойдя ближе он видит, что это его жена.
Musa, karısı ve çocuklarını yanına alıp Mısır'a doğru yola çıktı.Свита фараона и его дочери.
Öyle olsaydı her tanrı kendi yarattıklarını yanına alır ve onlardan biri diğerine üstün gelmeye çalışırdı.Каждому богу требовался определенный тип жертвы: молодых девушек топили для Шилонена (аст.
Kadının yanına gider ve ona mendilini verir.Жена подняла его голову и дала ему платок.
Yedi yaşında iken babasının ölümü üzerine, dayısının yanına Varna'ya gitti.После смерти отца в возрасте семи лет был отправлен к своему дяде в Варну.
Ardından Olimpos'ta diğer tanrıların yanına çıkarlar.В настоящее время он живёт с другими богами на Олимпе.
316 - Aredhel Gondolin'den ayrılır ve Eöl'un yanına gelir.316 — Аредэль покидает Гондолин и приходит в Нан Эльмот к Эолу.
Excubitores'ün onun yanına geçmesiyle, ciddi direnç olmadan şehre girdi.Мамука подошёл к городу, и вошёл в него без сопротивления.
Mike onu Paula'nın yanına getirir.Майк побежал за Паулой.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Желает убить всех, особенно Сюдзи.
Onları okulun yanına diktik.Его заложили вокруг школы.
24 Temmuz 2014'te mezarının yanına bir anıtı yapılmıştır.1 декабря 2014 года на его могиле был установлен памятник.
Blade'i kendi yanına alır.Блейк вместе с ними отправляется туда.
Berlin Duvarı'nın Kasım 1989'da yıkılmasından sonra, duvarın üç parçası anıtın yanına konuldu.После падения Берлинской стены рядом с памятником были выставлены три обломка бетонной стены.
Monica ve Chandler birlikte yaşamaya başlar, Rachel da Phoebe'nin yanına taşınır.После того, как Моника и Чендлер решили начать совместную жизнь, она переезжает к Фиби Буффе.
Orada kocasının ailesinin yanına yerleşir.Жена селится в доме мужа.
13 yaşında MK Dons'lu bir başka genç futbolcunun ailesinin yanına taşındı.До 19 лет Матиас жил в интернате вместе с другими юными футболистами.
Valinor'dan göçerken, Oromë'nin hediyesi olan köpeği Huan'ı da yanına almıştır.Из Валинора он взял с собой гигантского пса Хуана, подарок Оромэ.
Vücudu, Arlington Ulusal Mezarlığı'nda bulunan kardeşi John'un yanına gömüldü.Тело было предано земле рядом с его братом Джоном на Арлингтонском национальном кладбище.
Almanya'da üretilen ürünler, bu dönemde dünyanın her yanına satıldı.Этот прибор вскоре стали продавать по всей Германии.
Bohr, O’nu doktora öğrencisi olarak yanına aldı.Рефери отвёл его к врачу.
Tek ayağı çıplak genci yanına çağırdı; kim olduğunu sordu.Девушка дергала один из торчащих листьев и спрашивала, кто это.
Sonunda on dört yaşındayken annesi onu babasının yanına Nashville, Tennessee’ye gönderdi.Тогда же расстроенная мать отправила её жить в Нэшвилл, Теннесси, к отцу.
Spears onun yanına gider ve konuşmaya başlarlar.Бритни подходит к нему, и они начинают разговаривать.
1860 yılında Araukanya'ya o anda fiilen bağımsız olan Mapuçe kızılderililerinin yanına geçmiştir.В 1860 году он отправился в Арауканию, населённую индейцами-мапуче, бывшими в то время де-факто независимыми.
Ölmek ve onun yanına gitmek istiyordur.Почему он не принудил и его умереть вместе с собою?
Hapishaneden serbest bırakıldı ve 27 Mart gecesi ailesinin yanına geri döndü.Он получил отпуск и 27 декабря отбыл домой, где представил жену родственникам.
Genel olarak yemeklerde kullanılmasının yanına ilaç olarak veya kozmetik amaçlı da kullanılmıştır.Как правило, в пищу или в качестве лекарства употребляется полученный раствор.
İlgili Sayfalar