yanına ile cümle

yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sürahi Hanım ise küçük oğlu Hikmet’in yanına yerleşmiştir.Le sucedió su hijo Dag el Sabio.
Marty'ye geceleyin yanına gelmesini söyler.Mary se compromete a ir esa noche.
Bu kilise bina henüz manastırken yanına ek olarak inşa edilmiştir.Al día de hoy se conserva la iglesia, si bien el convento mismo fue destruido.
Şehitliğe girince tam karşıdaki tepede yer alır, mermer merdivenlerle yanına çıkılır.Cuando llega al hangar, sube al Berg y este lo deja cerca de las instalaciones de CRUEL.
Theodebert kral olduğu yıl Döterya'ya aşık oldu ve Döterya'yı yanına istedi.Teodeberto se enamoró de ella y, cuando ese mismo año fue nombrado rey, la mandó buscar.
Carlos 2 Ağustos 2005'te Brezilya vatandaşlığının yanına bir de İspanyol vatandaşlığı ekledi.Desde el 9 de agosto de 2007, ostenta también la nacionalidad española junto con la peruana.
Eğer biraz zengin ise bunun yanına zeytin ya da incir eşlik ederdi.Después de dejarlo madurar, se almacena en aceite de oliva o en parafina.
1946'da yeniden Dublin'e annesinin yanına gitti.En 1939 decidió volver a Italia junto a su marido.
Ailesi Fransa'ya taşınınca, tekrar onların yanına dönmüş ve onlarla yaşamaya başlamıştır.Su padre, que se fue a Francia hace tiempo, les pide que se unan a él.
Farid tekrar Menendez'in yanına gelir.Orson vive junto a Bree nuevamente.
Elisabeth, onu Röcken bei Lützen'deki kilisede babasının yanına defnettirdi.Por deseo de Elisabeth, fue inhumado junto a su padre en la iglesia de Röcken.
Michael son ziyaret için Lincoln'nün yanına gider.Lincoln visita a Michael, la fecha límite de la fuga es hasta mañana.
Yanına bir fotoğraf makinesi almayı unutma.Non dimenticare di portare una macchina fotografica con te.
İkinci ayna kapının yanına asıldı.Il secondo specchio è appeso accanto alla porta.
Hapishaneden serbest bırakıldı ve 27 Mart gecesi ailesinin yanına geri döndü.È stato rilasciato dal carcere alla sua famiglia la notte del 27 marzo.
Efesli İoannes'e göre, Tiberius her akşam onların yanına gidip, her sabah Büyük Saray'a dönüyordu.Secondo Giovanni di Efeso, Tiberio li raggiungeva ogni sera e ritornava al Gran Palazzo ogni mattina.
Tuhaf olaylar gerçekleştikten sonra, Alex ve Ben evin her yanına kamera kurar.In seguito ad alcuni strani avvenimenti, Alex e Ben posizionano delle telecamere per tutta la casa.
Musa, karısı ve çocuklarını yanına alıp Mısır'a doğru yola çıktı.Mosè poi rimandò sua moglie e i suoi figli dal padre.
1668'de Oxford'u bırakıp Londra'ya, Pall Mall'da oturan kız kardeşi Lady Ranelagh'ın yanına yerleşmiştir.Nel 1668 lasciò Oxford per Londra, dove risiedette a casa di sua sorella, Lady Ranelagh, in Pall Mall.
Bu arada Clary, Isabelle ve Simon; Dumort Oteli'ne Camille'in yanına Beyaz Kitap hakkında konuşmaya giderler.Nel frattempo, Clary, Isabelle e Simon vanno all'Hotel Dumort per prendere il Libro Bianco a Camille.
Daenerys Tyrion'ı danışmanı olarak yanına alır ve Jorah'ı yine sürgüne gönderir.Daenerys accetta Tyrion come suo consigliere ed esilia nuovamente Jorah.
Çocuğu olmayan Hüsrev Paşa, yanına aldığı çocukları çok iyi yetiştirmeye gayret etmiştir.Il ragazzo desidera dunque (prendere in moglie) quella che tu possiedi (proponi).
Poseokjeong alanı Silla döneminde Gyeongju yanına inşa edildi.Il sito di Poseokjeong vicino a Gyeongju fu costruito nel periodo Silla.
Halkı kendi yanına çekip, kesin bir zafer elde etmek istiyordu.Essi scelsero quindi di scendere in Eä per poterne divenire parte integrante.
Onu Capua'ya davet ettikten sonra, Pandulf onu görevden aldığı Capua başpiskoposunun yanına hapse attı.Dopo averlo invitato a Capua, Pandolfo lo gettò in prigione, dove raggiunse il deposto arcivescovo di Capua.
Vücudu, Arlington Ulusal Mezarlığı'nda bulunan kardeşi John'un yanına gömüldü.Il suo corpo fu sepolto vicino a quello del fratello, John, al Cimitero nazionale di Arlington.
Herkes onun yanına gelir.Tutto si muove intorno a lui.
Röcken'de babasının mezarının yanına gömülür.Quella vera si trova sulla tomba di suo nonno.
Sonradan bu yapının yanına modern bir kilise yapıldı.Successivamente è stata costruita al suo fianco anche una chiesa dall'architettura moderna.
Üç ay sonra ebeveyninin yanına taşınarak Nuenen'de yaşamaya başladı.Tre mesi dopo, fece ritorno dai suoi genitori che si erano, nel frattempo, trasferiti a Nuenen.
Orada kocasının ailesinin yanına yerleşir.Lì, incontrano il marito di lei.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.Riuscì a sfilarsi il cappotto, rimasto impigliato nella recinzione, e corse via.
Joker'in yanına gider.Sono nella mente del Joker.
Geri Noriko'nun ve Noren'in yanına giderler.Arrivano appena in tempo Norrie e Jim.
İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener bu isteklerin askeri harekat yanına olumlu yanıt vermişti.Lord Kitchener, ministro della guerra britannico, rispose che avrebbe posto la questione al governo.
Ölülerin yanına standart hale gelmiş gömü hediyeleri konulmaktadır.Era comune lasciare doni per i deceduti.
Altın az olmasına rağmen, dünyanın her yanına yayılması sebebiyle daha önce kullanılmaya başlanmıştır.Benché l'antivirus sia stato liberato, impiegherà tempo ad espandersi per tutto il mondo.
1860 yılında Araukanya'ya o anda fiilen bağımsız olan Mapuçe kızılderililerinin yanına geçmiştir.Nel 1860 si trasferì in Araucanía tra i mapuche che, all'epoca, erano de facto indipendenti.
Gidelim onun yanına.Però va a vivere con lui.
İsolde yanına geldiğinde Tristan onun ismini söyleyerek son nefesini verir.Sul tema dello Sguardo, Tristano esala l'ultimo respiro.
Ted'de Marshall'ın yanına gelir.Ad accompagnarla sarà Marshall.
Iotapa, Mısırdan ayrılarak babasının yanına döndü.Asad tornò quindi dal fratello in Iraq.
1995'te Fidesz adının yanına Macar Yurttaş Partisi kelimeleri eklendi.Nel 1995 il Fidesz aggiunse al proprio nome la dicitura Partito Civico Ungherese.
Gordon'un yanına gider.Ora è il turno di Gordon.
Carlos 2 Ağustos 2005'te Brezilya vatandaşlığının yanına bir de İspanyol vatandaşlığı ekledi.Nel novembre del 2005 ha acquisito, oltre a quella brasiliana, anche la cittadinanza spagnola.
Kafes içindeki köpeklerin yanına bırakılarak köpeğin dikkatini dağıtmaya yarar.Se non vuoi lasciare il tuo cane a casa prenditi cura di lui.
1948’de Heiligenblut/Großglockner’de annesi ve iki kız kardeşinin yanına yerleşti.Nel 1948 trovò ospitalità presso la madre e due sorelle a Heiligenblut am Großglockner.
Ned, iki kızı Arya ve Sansa'yı başkente götürmek için yanına alır.Intanto, Ned parte per la capitale Approdo del Re insieme alle due figlie Sansa e Arya.
Timur da ölümünün ardından çok sevdiği torununun yanına defnedildi.Capisce, quindi, di avere perduto per sempre l'amato nipote.
Akıl hastanesindeki Kyle dışarı çıkıp Jack'in yanına gelir ama Jack onu tanımıyormuş gibi davranır.Tom si toglie il costume e arriva nella stanza con lei fingendo di essere Alex per non destare sospetti.
Daha sonra bilir ki annesinin yanına geri dönemez.Sa che non rivedrà più la madre.
Gordon Direniş üyeleriyle beraber, Combine ve striderlar ile savaşır ve Gordon Barney ve Dog'un yanına ulaşır.Riuscito a fuggire si allea con gli uomini scimmia per tentare di catturare Gordon e Barin.
Şeyh İshâk Konya’da Mevlânâ’nın yanına vardığında onu zikr’üs-semâ’yla meşgul buldu.Quando gli speroni furono pronti egli trovò un’altra scusa: il fodero del pugnale.
Kefaletle serbest bırakıldı ve Ocak 1904’te abisi Lenin’in yanına İsviçre’ye gitti.Alla successiva reazione, si trasferì all'estero e nel 1908 incontrò Lenin in Svizzera.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Sembra andare d'accordo con gli altri domestici, soprattutto con Finnian.
Tommy Hatcher, bu sırada Matthew'ların yanına gidecekken Pete tarafından kışkırtılır.Nel tentativo di mandarlo via fa licenziare per errore Tom Tucker.
Laeken'deki Notre-Dame Kilisesindeki kraliyet kabrinde, atalarının mezarlarının yanına defnedildi.È inumato, con i suoi antenati, nella cripta reale della chiesa di Notre-Dame di Laeken.
Bu yapının yanına 1955 yılında bu yapının yanına bir müze binası inşa edildi.Nel 1955 un edificio separato per il Museo fu costruito adiacente alla casa.
Hutter sonunda karısının yanına gelir.Geraldine può riunirsi finalmente al marito.
Annesinin yanına döndüğünde, onun yerinde olmadığını fark eder.Entrando nella sua camera, si rende conto che qualcosa non va.
İlgili Sayfalar