yanına ile cümle

yanına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlk iki Halife, Ebu Bekir ve Ömer Muhammed'in yanına defnedildi.The first two Caliphs, Abu Bakr and Umar are buried next to Muhammad.
1715 yılında Bezhan, babası Giorgi'yi aile uzlaşması için yanına davet etti.In 1715, Bezhan invited Giorgi for family reconciliation, but had him disarmed and deposed.
Bagrat kısa süreliğine görevden alındı ve Kaliçe Tamar tutuklanarak Levan'ın yanına geri gönderildi.When Bagrat was briefly deposed, the queen Tamar was arrested and sent back to Levan in Mingrelia.
Ancak, bazı Altın Orda emirleri Timur'un yanına geçti.However, some Golden Horde emirs went over to Timur's side.
Ancak Muhammed, davasını desteklemek için nüfuzlu kimseleri yanına çekmek istedi.Muhammad, however, wanted to attract the influential to support his cause.
David, Canady'nin yanına çalışmaya gitti.David returned to Canady's employment, where he stayed for four years.[38]
Sara yalnız kaldı ve eski arkadaşı Arpa'nın yanına döndü.Sara got lonely and went back to her old friend Arpa.
Arpa, şehvetli bakışlarına sinirlendi ve Sara'yı da yanına alarak sular altında kaldı.Arpa got angry of his sensual gazing and flooded taking Sara with it.
Bizi kahrolası bahçeye aptal aslanın yanına gömün" yazmaktadır.Just plant us in the damn garden, with the stupid lion."
Hong Gil-Dong büyükbabalarını bulabilmek için torunları da yanına alır.Following his urge for revenge, Hong Gil-Dong takes the granddaughters to find their grandfather.
Muhtemelen Gülçehre'yi yanına almadı.Probably he did not take Gulchehra with him.
Akrabalarının yanına gönderilmiş bir çocuk olan Ingemar'ın hikayesini anlatır.It tells the story of Ingemar, a young boy sent to live with relatives.
Daha sonra Enki'nin yanına döner ve laneti kaldırır.She then returns to Enki's side and lifts the curse.
Yazıtlar, her iki levhanın her iki yanına işleniyordu.Inscriptions would be engraved on each side of both plates.
Cesedin yanına efedranın dalları ve yaprakları yerleştirilmişti.[1][2]Twigs and branches of ephedra were placed beside the body.[8][9]
Kaybıyla baş edemeyen Celia, onu terk etmiş ve ailesinin yanına taşınmıştır.Unable to cope with the loss, Celia left him and moved to her parents' house.
Sekiz yıl sonra, Edward III öldü ve Philippa'nın yanına gömüldü.Eight years later, Edward III died and was buried next to Philippa.
Diomedes, Truva'dan ayrılırken Palladium'u da yanına alır.Diomedes took the Palladium with him when he left Troy.
Hesione, kardeşi Podarces'i yanına almak ister.Hesione requested that she be able to bring her brother Podarces with her.
Noa on yedi dakika sonra Friendship 7'nin yanına geldi.Noa came alongside Friendship 7 seventeen minutes later.
Harmonia, kederinden kendini soyar ve Kadmos'a yanına gelmesi için yalvarır.Harmonia, in her grief stripped herself, then begged Cadmus to come to her.
Herakles, Locrus'un yanına geldiğinde hoşça ağırlandı.Latinus came to visit his daughter, saw and fancied the cows and drove them away.
Park Yi, Jeong Woo'nun yanına gider ve onunla özel olarak konuşmak istediğini söyler.Park Yi suddenly shows up and asks Jeong Woo for a private talk.
MS 129'da İmparator Hadrian'nın yanına gidip saygılarını sunmayı reddetti.He refused in 129 to come and pay homage to the emperor Hadrian.
Gaunt 1399'da öldü ve Blanche'ın yanına defnedildi.Gaunt himself died in 1399, and was laid to rest beside Blanche.
Arnavutluk adına savaşa katılan Osman Taka, Yanina'da hapse atıldı ve ölüme mahkum edildi.Osman Taka was jailed in Yanina and was sentenced to death.
Kibarca reddedilen çocuk, ailesinin yanına koşar.After being politely declined, the boy runs to his family.
Ahmet sıradan mahkumların yanına atıldı ve altı gün boyunca aç susuz bırakılması emredildi.After torture and a few chances to return to Islam he was subsequently beheaded on 3 May 1682.[1]
Yavuz Selim Camii'ne babasının yanına defnedildi.She was buried next to her father in the Yavuz Selim Mosque.
"Biatimi iptal et" diyerek yanına geldi.He came to him (again) saying, "Cancel my Pledge.'
Terminal 2'nin yanına 78 odalı bir Ibis Budget oteli inşa edilmiştir. [2]An Ibis Budget hotel, which provides 78 rooms, has been built next to Terminal 2.[17]
El sallayarak, onu uçakla evine, annesinin yanına gönderir.He, waving goodbye, sends her off on her flight back home to her mother.
Çocuk meydan okumayı kabul ederek kralın yanına gider.The boy accepted the challenge and went to the king.
Söylenilenleri yapar ve darağacının yanına gider ve gece ateş yakar.He did so, and set a fire for the night.
Lam "sıcağın çok fazla olduğuna" karar verdi ve Hung Hom'daki ablasının yanına kaçtı.Lam decided that "the heat was too much" and fled to stay with his elder sister in Hunghom.
Albert'in yanına beyaz bir laboratuvar faresi yerleştirildi ve onunla oynamasına izin verildi.A white laboratory rat was placed near Albert and he was allowed to play with it.
Yanına bir fotoğraf makinesi almayı unutma.Vergiss nicht, einen Fotoapparat mitzunehmen.
Karanlıktan korktuğu için annesinin yanına koşarak gitti ve ona sarıldı.Weil sie sich im Dunklen fürchtete, kam sie zu ihrer Mutter gelaufen und klammerte sich an ihr fest.
Eğer gerçekten gitmek istiyorsan, sevgimi yanına al! Artık ona ihtiyacım yok.Wenn du wirklich gehen willst, dann nimm meine Liebe mit! Ich brauche sie nicht mehr.
Hemen yanına gider ve ona araştırmalarını anlatır.Sie fahren zu ihm und befragen ihn.
Çocuk, annesini görünce yanına koşuverdi.Dann sagte er zu dem Jünger: Siehe, deine Mutter!
Sonra Nero'yu yanına çağırır.Als Nächstes kommt Nero zu ihr.
Bir kızak hazırlattırarak Mihrali’yi de adamları ile birlikte yanına alarak yola çıkarlar.Zufällig trifft sie auf Mikado und findet bei ihm Zuflucht.
Bir öğleden sonra, Katja oğlunu kocasının yanına bırakır.Eines Tages bringt Katja ihren Sohn nachmittags in das Büro ihres Mannes.
Eylül başlarında kız kardeşi Erika'nın yanına Berlin'e gitti.Anfang September folgte Klaus Mann seiner Schwester Erika nach Berlin.
Monica ve Chandler birlikte yaşamaya başlar, Rachel da Phoebe'nin yanına taşınır.Monica und Chandler ziehen zusammen, weshalb Rachel zu Phoebe zieht.
Bu sırada Elena Serano'dan babasını arayıp yanına getirmesini ister.Inzwischen bittet Elena Serano, ihren Vater zu suchen, bevor er in den Kampf zieht.
Bunu gören Hun kağanı çocuğu yanına alarak yetiştirmiş krallığını ona geri vermiştir.Der König rief mit stolzem Blick; Der Diener eilt und kehrt zurück.
Musa, karısı ve çocuklarını yanına alıp Mısır'a doğru yola çıktı.Musa nahm sich daraufhin ihrer an und zog sie an Kindes statt auf.
İsolde hikâyeye göre Tristan ölmek üzere iken yanına gelir fakat Tristan onu göremeden ölmüştür.Sie kommt, um ihn zu retten, doch kurz vor ihrer Ankunft nimmt sich Tristan das Leben.
Neyse ki cenaze levazımatçısı Mr. Sowerberry’nin yanına çırak olarak verilir.Oliver kommt in die Obhut des Bestattungsunternehmers Mr. Sowerberry.
Babasına beklemesini söyleyip onun yanına gider.Geh zu meinem Vater und halte um mich an.
Ertesi sabah Theo kardeşinin yanına geldiğinde onu iyi bir ruh hâli içinde bulmuştur.Als ihn am Morgen seine Schwiegereltern aufsuchen wollen, stehen sie vor einem Scherbenhaufen.
1948’de Heiligenblut/Großglockner’de annesi ve iki kız kardeşinin yanına yerleşti.1948 hatte er in Heiligenblut am Großglockner bei seiner Mutter und zwei Schwestern Aufnahme gefunden.
Yağmur yağsın yağmasın, bir kimse yanına şemsiye alabilir.Beispiel: Wenn es regnet, nehme ich einen Regenschirm mit.
Eğer biraz zengin ise bunun yanına zeytin ya da incir eşlik ederdi.Damit der Teig geschmeidiger bleibt, wird er mit Schweineschmalz oder Olivenöl angereichert.
Ender gözü sizi End portalının yanına götürür.Die Achslager werden je Seite von je einem Schwanenhalsträger an dessen Ende getragen.
Gidelim onun yanına.Er geht zu ihr hin.
Herkes onun yanına gelir.Fast alle folgen ihm.
Abisinin yanına taşındı ve ayrılmaz bir ikili oldular.Ihre Eltern hatten eine unordentliche Scheidung und beide trennten sich.
İlgili Sayfalar