yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yanına oturabilir miyim?Can I sit next to you?
Senin yanında olduğum zaman mutluyum.When I'm with you, I'm happy.
Shihai bir Çince kitabı alıp Wang öğretmenin yanına gitti ve sorular sordu.Shihai is carrying a Chinese grammar book to go to Teacher Wang's place and ask questions.
Pencerenin yanında durma.Don't stand next to the window.
O, okulun yanında onu bekleyen birini gördü.She saw somebody waiting for her next to the school.
Evimin yanında durmayı unuttu.She forgot to stop next to my house.
Dükkana yürüyordu ama onun evinin yanında durdu.He was walking to the store, but stopped next to her house.
Hastanenin yanında siyah bir araba durdu.A black car stopped next to the hospital.
Okulun yanında dur.Stop next to the school.
O, sarı evin yanında duruyor.She's standing next to the yellow house.
Senin araban onun evinin yanında mı?Is your car next to her house?
Git ve arabanın yanında dur.Go and stand next to your car.
O onları mağazanın yanında gördü.She saw them next to your store.
Hastane, okulun yanındadır.The hospital is next to the school.
Yatağı duvarın yanında.Her bed is next to the wall.
Onlar uzun beyaz evin yanında seni bekliyorlar.They are waiting for you next to the long white house.
Beni o ağacın yanında bekle.Wait for me next to that tree.
Tom ateşin yanında kendini ısıtıyor.Tom is warming himself by the fire.
Öldüğümde onun yanına gömülmek istiyorum.When I die, I want to be buried next to her.
Abd dünyanın her yanına buğday ihraç eder.The United States of America export wheat throughout the world.
Hiç öğretmenin yanında küfür ettin mi?Have you ever sworn in the presence of the teacher?
Şimdiye kadar ilk kez kendimi bir şöminenin yanında ısıttım.This is the first time I've ever warmed myself by a fireplace.
Fırıncı, kasap dükkanının yanında yer almaktadır.The bakery is located next to the butcher shop.
Kimliğin yanında mı?Have you got your ID with you?
Pencerenin yanında oturmak istiyorum.I'd like to sit by the window.
Kanalın yanında yaşıyorum.I live near the dike.
O, hendeğin yanında yaşıyor.He lives near the dike.
Kitaplığın yanında orada duran adam fotografik bir belleğe sahip.The man standing over there next to the bookcase has a photographic memory.
Tom kırmızı şarap içerek ve pahalı peynir yiyerek havuzun yanında oturdu.Tom sat by the pool drinking red wine and eating expensive cheese.
Tom yanında Mary ile birlikte caddede aşağıya doğru yürüyordu.Tom was walking down the street with Mary at his side.
Tom bilgisayarının yanında oturuyordu.Tom was sitting at his computer.
Tom pencerenin yanındaki masada yalnız oturdu.Tom sat alone at a table near the window.
Bir yabancı onun yanına yaklaştı ve saati sordu.A stranger came up to her and asked her the time.
Tom orada pencerenin yanında duruyor.Tom is over there standing by the window.
Tom ve Mary Paralı müzik kutusunun yanında bir masada oturuyorlar.Tom and Mary are sitting at a table over near the jukebox.
Tom pencerenin yanındaki masada bir vazo çiçek gördü.Tom saw a vase of flowers on the table near the window.
Tom çok çekici bir kadının yanında oturuyordu.Tom was sitting near a very attractive woman.
Tom pahalı elbiseler giymiş iki adamın yanında oturuyordu.Tom was sitting near two men in expensive suits.
Parkın yanındaki küçük kahvehanede hızlı bir öğle yemeğini alalım.Let's grab a quick lunch at that small coffeeshop near the park.
Onun adı Tom ve o, postanenin yanında yaşıyor.His name is Tom and he lives next to the post office.
Onun yanında oturdum.I sat down next to her.
"Tom'un yanına oturdum." "Sana inanmıyorum.""I sat down next to Tom." "I don't believe you."
Tom'un o çiçekleri meşe ağacının yanına dikeceğini düşünüyordum.I thought Tom would plant those flowers near the oak tree.
Onun yatağı duvarın yanında.His bed is next to the wall.
Tom'u Mary'nin yanına oturtamazsın.You can't seat Tom next to Mary.
Senin yanında dizüstü bilgisayarın var mı?Do you have your laptop with you?
Bunu kapının yanına koyalım.Let's put this near the door.
Senin yanında olmak istiyorum.I want to be near you.
Sizin yanınızda olmak istiyorum.I want to be near you.
Beni yanında götürmeni istiyorum.I want you to take me with you.
Beni yanına almanı istiyorum.I want you to take me with you.
Bunu yanına almanı istiyorum.I want you to take this with you.
Pencerenin yanında oturmak ister misin?Do you want to sit next to the window?
Bu gece Tom'un yanında oturmak istemiyorum.I don't want to sit next to Tom tonight.
Yanında bir kamera getirmek isteyebilirsin.You might want to bring a camera with you.
Yanında bir şemsiye getirmek isteyebilirsin.You might want to bring an umbrella with you.
Tom babasının annesine yanına gömülmesini istiyor.Tom wants his father buried next to his mother.
O onun yanına oturdu.He sat down beside her.
Tom'u şimdi sınıf arkadaşlarının yanında bir yerde istemiyorum.I don't want Tom anywhere near his classmates right now.
Pencerenin yanında dikkat et.Be careful near the window.
İlgili Sayfalar