yanın ile cümle
yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yataklarının yanında bir telefonları var.They have a telephone next to their bed.
Buyur. Bunu yanına al. Faydalı olabilir.Here. Take this with you. It might come in handy.
Al. Bunu yanında taşı. İşine yarayabilir.Here. Take this with you. It might come in handy.
Mutfak lavabosunun yanında yarısı yenmiş bir elma vardı.There was a half-eaten apple near the kitchen sink.
Yemek yerken köpeğimin yanına yaklaşmamalısın.You shouldn't get near my dog while he's eating.
O, yaz okuluna devam ederken nehrin yanındaki bir çadırda yaşadı.Tom lived in a tent next to the river while he attended summer school.
Tom'un yanında çok parası yok.Tom hasn't got much money with him.
O zaman Tom'un yanında parası yoktu.Tom had no money with him at that time.
Tom kontak lenslerini masanın yanında buldu.Tom found his contact lens near the table.
Tom evinin yanında iyi bir iş buldu.Tom found a good job near his house.
Tom şemsiyesini yanına almayı unuttu.Tom forgot to take his umbrella with him.
Tom şemsiyesini kapattı ve onu kapının yanındaki şemsiye rafına koydu.Tom closed his umbrella and put it in the umbrella rack near the door.
Tom böyle bir şey yapamaz ve yanına kar kalmaz.Tom can't do such a thing and get away with it.
Tom oğluna kendi evinin yanında bir ev yaptı.Tom built his son a house next to his own.
Tom yılda bir ya da iki kez çocuklarını yanında işe getirir.Tom brings his children with him to work once or twice a year.
Tom neredeyse yanına bir şemsiye almayı unutuyordu.Tom almost forgot to take an umbrella with him.
Kapınını yanında duran kişi Tom.The person standing near the gate is Tom.
Tom'un çıkışın yanında durduğunu gördüm.I saw Tom standing near the exit.
Tom Mary'nin yanında yaşardı.Tom used to live near Mary.
Tom Mary'nin yanına oturdu.Tom sat next to Mary.
Tom otobüste Mary'nin yanına oturdu.Tom sat next to Mary on the bus.
Tom sınıfta Mary'nin yanında oturdu.Tom sat next to Mary in class.
Tom konserde Mary'nin yanına oturdu.Tom sat next to Mary at the concert.
Tom önceki gün Mary'nin evinin yanından geçti.Tom passed by Mary's house the day before yesterday.
Tom'un yanında Mary'nin adresi yoktu.Tom didn't have Mary's address with him.
Tom'un yanında duran o uzun kız Mary'dir.That tall girl standing next to Tom is Mary.
Yanınızda kamera getirmeyi unutmayın.Don't forget to bring the camera with you.
Tom bütün geceyi gölün yanında küçük bir kabinde geçirdi.Tom spent the night in the small cabin near the lake.
Tom yanında hiç para olmadığını fark etti.Tom realized that he had no money on him.
Tom, çöp tenekesinin yanında bir silah buldu.Tom found a gun near the garbage can.
Tom sadece yanında oturup Mary'ye zorbalık yapılmasını izleyemedi.Tom couldn't just sit by and watch Mary being bullied.
Tom yanında Mary olmadan yaşamayı düşünemiyor.Tom can't imagine living without Mary by his side.
Tom pencerenin yanında oturan birine onu açmasını rica etti.Tom asked someone sitting near the window to open it.
Tom nereye giderse gitsin her zaman yanında bir kamera taşır.Tom always carries a camera with him wherever he goes.
Sorun Tom'un Mary'nin yanında oturmak istememesidir.The problem is that Tom doesn't want to sit next to Mary.
Onun evi nehrin yanındadır.His house is by the river.
Yanındaki bütün parayı bana verdi.He gave me all the money he had on him.
O, yanında taşıdığı bütün parayı bana verdi.He gave me all the money he was carrying with him.
Ben hemen yanındayım.I'm right beside you.
Tom senin yanında olmak istiyor.Tom wants to be near you.
Yanınıza birkaç peçete alın.Take some napkins with you.
Fransızca yanında, belli ki İngilizce konuşabilir.Besides French, he can obviously speak English.
Prens aniden korumasının artık yanında olmadığını fark etti.Suddenly, the prince noticed that his bodyguard wasn't at his side anymore.
Buldokun yanına gitme. Onun seni ısırmasını istemezsin.Don't go near the bulldog. You wouldn't want him to bite you.
O, kumsalın yanında yaşıyor ama yüzemez.She lives near the beach, but she can't swim.
O, kumsalın yanında yaşar ama yüzmeyi bilmez.She lives near the beach, but she can't swim.
Okyanusun yanında yaşar ama yüzemez.She lives near the ocean, but she can't swim.
Okyanusun yanında yaşar ama yüzmeyi bilmez.She lives near the ocean, but she can't swim.
Endişelenme, yanında ben varım.Don't worry, you have me.
Endişelenmeyin, yanınızda ben varım.Don't worry, you have me.
Kurunun yanında yaşı da yakmamalısın.You shouldn't throw out the baby with the bath water.
Ve piyanonun yanında duran bu konuk kim?And who is this guest standing next to the piano?
O cüzzamlı. Yanına yaklaşma.He's afflicted with leprosy. Don't go near him.
Lütfen ara sınav belgesini sınıfın ilk gününe kadar yanınızda getirin.Please bring your intermediate examination certificate with you to the first day of class.
Keşke senin yanında olsam!I wish I were by your side!
Gölün yanında kamp yaptık.We camped on the side of the lake.
O, erkek kardeşinin yanında oturuyordu.He was sitting beside his brother.
Ama o, uçakta senin yanında oturuyor muydu?But was he sitting next to you on the plane?
Çadırı nehrin yanında kurduk.We pitched the tent next to the river.
İlke olarak yanındayım.In principle, I'm with you.
İlgili Sayfalar