yanın ile cümle
yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Önceki Cumartesi bizim çocuklarımız gölün yanındaki parkın içinde oynadı.Last Saturday, our kids played in the park near the lake.
Yanında okuyacak bir şey getir.Bring along something to read.
Dolap buzdolabının yanındadır.The cupboard is near the fridge.
Yanında birisi var mı?Is there someone with you?
Tom'a çok benzeyen birisi kapının yanında dikiliyor.Someone who looks a lot like Tom is standing near the gate.
Yanında ol.Stand by.
Yanında hiç silah var mıydı?Did she have any weapons on her?
Ateşin yanına gel.Come near the fire.
Eğer ki senin yanında saçma sapan davranıyorsam, bu rahat olduğum anlamına gelir.If I act weird around you, it means I'm comfortable with you.
Yanında hangi kitapları getirmeyi unuttun?Which books did you forget to bring with yourself?
O, onun yatağında onun yanında oturdu.He sat beside her on her bed.
Tom ateşin yanında yalnız oturdu.Tom sat alone by the fire.
Tom odasında yalnız oturdu, telefonun yanında bekliyordu.Tom sat alone in his room, waiting by the phone.
Neredeyse yapılan iş yanına kâr kaldı.He almost got away with it.
Neden yanında götürüvermiyorsun?Why don't you just take it with you?
Tom yanında olacak.Tom will be along.
Tom'u yanında getir.Bring Tom along.
Şoförün yanında oturacağım.I'll ride shotgun.
Şöminenin yanında oturdular.They sat by the fireplace.
Dün yanında gördüğüm hoş adam kim?Who's that cute guy I saw you with yesterday?
Yanına para al!Take the money with you.
Tom yanında duruyor.Tom is standing nearby.
Seninki şu an yanında, değil mi?You have yours with you now, don't you?
Yanına sadece tavsiye için geldim.I came to you for advice, nothing more.
Yanınıza sadece tavsiye almak için geldim.I came to you for advice, nothing more.
Senin yanında kendimi çok rahat hissediyorum.I feel very comfortable with you.
Ben bir barajın yanında yaşıyorum.I live next to a dam.
Paramın çoğunu ofisimin yanındaki bankada tutarım.I keep most of my money at the bank near my office.
Çoğunlukla postanenin yanındaki fırından ekmek alırım.I often buy bread from the bakery next to the post office.
Tom'un kahve kupası Mary'ninkinin yanında.Tom's coffee mug is next to Mary's.
Yanında gitarın olduğunu görüyorum. Bizim için bir şey çalmayı planlıyor musun?I see you have your guitar with you. Are you planning on playing something for us?
Tom ve Mary otobüste sık sık birbirinin yanına oturur.Tom and Mary often sit next to each other on the bus.
Tom ve Mary konferans salonundaki masada birbirinin yanında oturdu.Tom and Mary sat next to each other at the table in the conference room.
Tom ve Mary sınıfta birbirlerinin yanına oturdu.Tom and Mary sat next to each other in the classroom.
Tom ve Mary trende birbirlerinin yanına oturdu.Tom and Mary sat next to each other on the train.
Tom ve Mary John'un arabasının arka koltuğunda birbirinin yanında oturmuştu.Tom and Mary were seated next to each other in the back seat of John's car.
Tom ve Mary kanepede birbirinin yanında oturuyordu.Tom and Mary were sitting next to each other on the couch.
Tom ve Mary uçakta birbirinin yanında oturuyordu.Tom and Mary were sitting next to each other on the plane.
Yanında bir sözlük var mı?Do you have a dictionary with you?
O, yanında ne getirdi?What did she bring with her?
Tom yanında ne getirdi?What did Tom bring with him?
Tom yanında kimi getirdi?Who did Tom bring with him?
Postane bankanın hemen yanındadır.The post office is just next to the bank.
O, erkek arkadaşının yanında mutludur.She is happy next to her boyfriend.
Kamerayı yanına almayı unutma.Don't forget to take along the camera.
O onun elini tuttu ve yanına oturdu.He took her hand and sat down beside her.
Tom sevgilisiyle pencerenin yanındaki masada oturuyordu.Tom was sitting at a table near the window with his date.
Tom çantasını masasının yanında yere koydu.Tom put his briefcase on the floor next to his desk.
Neden hiç gezilerinde yanında beni götürmüyorsun?Why don't you ever take me with you on your trips?
Günlüğümü yatağımın yanındaki masada tutuyorum.I keep my diary on the table by my bed.
Tom kitap okurken pencerenin yanına oturdu.Tom sat by the window, reading a book.
Noel'i yanında geçirmeyi severim.I'd love to spend Christmas with you.
Yerinde olsam onun yanına gitmem.I wouldn't go near it if I were you.
Tom gölün yanında bir eve sahip.Tom owns a house near the lake.
Yapılan iş yanına kâr kalmayacak.You won't get away with this.
Tom'un yanında oturmuyorum.I'm not sitting next to Tom.
Bu yanınıza kâr kalmayacak.You won't get away with it.
Tom'un çantası kapının yanında.Tom's bag is near the door.
Tom'un yanında oturuyorum.I'm sitting next to Tom.
Tom pencerenin yanına oturdu.Tom sat by the window.
İlgili Sayfalar