yanın ile cümle
yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu vadinin iki yanındaki dağların yüksekliği çoğu yerde Alpler'den daha fazla.The height of these mountains on either side of this valley is greater than the Alps in most cases.
Bir kaza mahallinin yanından geçiyormuş.He happened to drive past the scene of an accident...
...ve elektrikli diş fırçası setini de yanında götürdü.She took the entire family set of electrical toothbrushes...
Teyzem ve amcam da yanındaydı.With my aunt and uncle.
Hawaii adalarının diğer yanını keşfetmeye gidebiliriz.We can go explore the other side of the Hawaiian Islands.
Tabii, belki yanına bir iki tane plutonium bombası koyarlar.Maybe keep a few little bombs of plutonium on the side. That's the good news.
Erkek arkadaşı da onun yanındaydı.Her boyfriend was with her.
- Yanında çantası da var.- She even has bags with her.
Sadece bir gün yanında değildim ve sen böyle mi davranıyorsun?You have left for only a day but is already acting like this?
Bu şeyi ülkenin dört bir yanında üretiyoruz.We're building this stuff around the country.
Beni de alır mısın yanına?Will you take me with you?
Herkes yanında oturana doğru döndün lütfen.So everyone of you turns to their neighbor please.
Bizimkinin hemen yanında sergilendi.And it was exhibited alongside ours.
Bu figür, yanında oturan kadınla da bağlantılı,And then the reclining nude who looks over to left.
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"'You need to give a lollipop to the beautiful woman next to you.'"
Yalnız erkek figürü mezarın yanında duruyor ve mezara bakıyor.Obviously contemplating mortality and the meaning of life and whether there is life after death.
Ama sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar(depresif bozukluk) teşhisi konuldu.But as far as being a performer, I'm also diagnosed bipolar.
Tercüme yapmam için beni yanına alırdı.So she took me along to translate.
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:But he was desperate to show that he'd just come back, so he summoned me up, and he said,
İlk zamanlar, başlangıçtaydık, dünyanın dört bir yanında siteler kuruyorduk.Early days, and we're just beginning, we're setting up sites around the world.
Profesyonel yayınlar yanına bile yaklaşmıyor.The professional journals won't touch it with a barge pole.
Akademisyenlerini fikrini alan "Horizon" programı da konunun yanına yaklaşmıyor."Horizon," which takes its cue from the academics, won't touch it with a barge pole.
Her zaman yanında olacağım.I'm always on your side.
Ayrıca, park halindeki araçların yanından sürmek açılan kapıya çarpma tehlikesi doğurur.AND RlDING NEXT TO PARKED CARS PUTS YOU AT RlSK OF BElNG HlT BY AN OPENlNG CAR DOOR.
Büyük ihtimalle otobüs yanına gelene kadar onu duymayacaktır.IT IS LlKELY THAT THEY WlLL NOT HEAR THE BUS UNTlL IT IS BESlDE THEM,
Bunu yanında taşımasını sağla.Have him carry this.
Niçin köpeğimi yanına aldın?Why'd you take my dog?
Not : "vektörel hız" bize hızın büyüklüğünün yanında, yönünü de bulmamızı söylüyor.So velocity is both magnitude and direction.
Unutmayın, protesto çekimi yaparken koşmanızı engelleyecek hiçbir şeyi yanınızda getirmeyin.When filming at protests, remember, if you can't run with it, don't bring it.
-Forsberg'in yanında çalışıyorsun, değil mi? -Depodayım. -Çok sıkıcı değil mi?You work at Forsberg's, don't you?
-Hep yanımda olsun isterim. Herşeyimle yanındayım, gitmek istemiyorum.- I'll keep it here - Keep all of me; I'll refuse to go
Hass.ktir 10-15 tane Ren Geyiği öylece kulubenin yanında geçti gitti!Fucking Hell! Ten to fifteen reindeer right in front of the fucking cabin!
Düşen bir Alman uçağının yanında geçtim.Thank you. I came across a burned out German aircraft.
Fotoğrafın yanında çocuğun yaşamı hakkında bilgiler var.Beside that photograph there is the information about his life.
0'ı neyle çarparsak çarpalım, sonuç 0. Ama, yanındaki x küp, bölü 3 faktöriyel olacaktı.It would have been x to the third over 3 factorial.
İki kutsal kişi savaştılar ve tanrılar kutsallığın yanındaydılar.And the two divine people fought, and the gods were on the side of divinity.
Bunun yanında, beni daha yakından ilgilendiren bir sorunum var.I, however, have a problem very close to home.
Hindistan levhasını Antarktika'nın yanına getirelim.So let's rewind it. Let's rewind it into a —
Bunun yanında şunu da sordular"How much stress have you experienced in the last year?"
Ve mite göre, yanında, kendisini bekleyen harika geleceği müjdeleyen bir kahin varmış.And myth says that he had an audience with the oracle, and it foretold his destiny of greatness.
Akdenize yakın, İskenderiye'nin yanında, tekstil ve petrokimya.Close to the Mediterranean, near Alexandria -- textiles, petrochemicals.
-- 1,6 km'denfazla mesafeyle onun yanından veya üzerinden geçmiş olurduk.- we would have gone past it or through it by over a mile.
Bir saniye Barry, hala ayağımın yanında duran bir labut var.But wait, Barry, there's still one more club lying there by my foot.
Ayağımın yanında hala bir tane var.DH: There's still one more by my foot.
Oo, senin yanında Barry.Oh wait, it's on your side, Barry.
Ne zaman Ha Ni'nin yanında olsan, mutlaka bir kazaya maruz kalıyor.Whenever you're around Ha Ni, she's always prone to accidents!
Düşündüm de, senin yanında olmamalıyım artık..No matter how hard I think about it, I don't think I should be by your side.
Eşitliğin her iki yanından da 21 çıkaralım.And that will not lead you to good solutions.
Burada da, eşitliğin her iki yanına 3 ekleyebilirim.That's an x.
Eşitliğin her iki yanına da 12 eklersek, "iks eşittir 12" olur.Add 12 to both sides of that equation and you get x is equal to 12.
Yanına gittim, "Afedersiniz, bayım, siz benim şoförüm müsünüz?"So I went over, "Excuse me, sir, are you my driver?"
Dünyanın her yanında hızla bisiklet yolları gelişiyor.You have these rapidly emerging bike lanes all over the world. I lived in Manhattan for 15 years.
Annemin yanında yaşıyordum.I was living at my mom's place.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.They don't seem to suffer from the same fear of heights that humans do.
Zaten kurum bakımındansa aile yanında bakım çok daha ucuza mal olmakta.It's also much cheaper to provide support to families than it is to provide institutions.
Aile yanında bakım hizmetleri ise ülke çapında her noktada yaygınlaşmış durumda.Now, there are less than 10,000, and family support services are provided across the country.
Ve 13 yaşımda bir terzinin yanında iş bulup çalışmaya başlamıştım elbise satıyordum.And when I was 13, I had a job at a dressmaker's shop sewing clothes.
Eşitliğin her iki yanını 0,15'e bölersek, iks'i buluruz.And now we can divide both sides of this equation by 0.15 to solve for x.
Bir ihtimal, herhangi bir kimse bu sabah yanına bir hesap makinesi almış olabilir mi?By any chance, did anyone happen to bring with them this morning a calculator?
Ciddiyim, eğer yanınızda bir hesap makinesi varsa, elinizi kaldırın, elinizi kaldırın.Seriously, if you have a calculator with you, raise your hand.
İlgili Sayfalar