yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yapılan yardımlar, buralardan sağlanan paraların yanında devede kulak kalıyor.Between them, these new revenue flows dwarf aid.
101'in yanına 2 sıfır koyacağız, değil mi?It's just going to be 101 with two zeroes, right?
Kötü yanından bakarsak benim gibilerin politikadan kaçması mümkün görünmüyor.On the dark side, politics doesn't seem to escape people like me.
Bu basit oyunun yanında,So beyond simple play,
Eğer ölü biri yanınızda yaşasaydı hayat nasıl olurdu acaba?What would life be like if the dead literally lived alongside you?
Tam yanında !He's right next to you!
Öyle olsun ! seni de onun yanına yollayım !Fine. Her wish to be with you will be granted!
Yanınızdaki adama bakmanız gerekYou gotta look at the guy next to you,
Frida, Rivera'nın yanında oldukça minyon duruyor, çok narin.She looks so small and diminutive next to him and so delicate
Nil nehrin yanında 1300 km uzunluğuna büyüdü, ve deniz kurabiyelerim şehirlerin boyutlarına büyüdü.And my sand dollars had grown to the size of cities.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.So this is my message: stand by the children and the people of Palestine.
Bu adam 5 nesildir Generalin yanından uzaklaştırıldı. bu adam yaklaşık yedi.This guy is now five generations removed from the General; this guy is about seven.
Ve onun yanındaki. (Kahkahalar)With the weird teeth.
Hala yemeğinizin yanında dahil olan çayınız var.There's still the tea left in your set meal.
Verilen sayının yanındaki eşitsizliğin çözümü olup olmadığını yazınız. .Check that the given number is a solution to the corresponding inequality.
Hareket ederdiniz ve araba yanınızdan geçerdi.Move. The car goes past you.
Sanki adam yanınızda oturmuş, kulağınıza kim bilir neler fısıldıyor.It's like the guy is sitting next to you, whispering who knows what into your ear.
Fakat, bunun yanında, Amerikan şehirleri vardır.But then, on the other hand, you have the American cities.
Neden onu yanında götürmek zorundasın?Why do you have to take her with you?
Biçim, düzen ve renkler yanına bile yaklaşamaz... ...sanatsal ifadenin dokunsal seviyesine.Shape, form and color can't even approach our tactile level of artistic expression.
Fındık faresi, onun yanında oturuyordu.Dormouse, who was sitting next to her.
Sanki şey gibi; atık madde tesisinin tam yanına kurulmuş bir eğlence tesisi gibi.It is a little bit like having a waste treatment plant right next to an amusement park ...
İlk defa yakışıklı bir adamın yanındasın diye mi?Are you trembling because you've never met someone as good-looking as me?
Su tabancasını hep yanında mı taşıyorsun?I like that. Parents were thrilled I take it?
Suyun yukarısında yaşar benim yarim; İki adım atsam yanına varırım.My true love lives up the river; a few more jumps and I'll be with her.
Yanına gidip dedim ki: "Nasıl öğrenebilirim ben bunu?"I went up to him and said, how can I learn that?
Annem tam da bu şekilde arabanın yanında oturuyordu.And Mom was just sitting by the car like this.
Ailemizin zaten onların yanında olacağını düşündük.We thought our family would already be there.
Ekmekleri arkın içine, Tevrat parşömenlerinin yanına koydu.And he put it in the ark with the scrolls of the Torah.
Bu yanınızda götürebileceğiniz bir fikir olabilir.That would be an idea you might take with you.
Hadi eşitsizliklerin her iki yanını da çözelim.So let's solve each of these.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.Voyager 1 here is flying by Titan at I think it's 38,000 miles per hour.
Geri çekilip, size Voyager-1'in Satürn'ün yanından geçişini göstereyim.I'm going to pull out, and I want to show you Voyager 1 as it flies by Saturn.
Böyle 3 boyutlu bir tabloya bakıp, sadece Voyager-1'in Satürn'ün yanından geçtiği söylenmez.With a 3D visualization like this, we can not only just say Voyager 1 flew by Saturn.
Dünyanın dörtbir yanından inanılmaz ve etkileyici birçok müzisyenle çalıştım.And I've collaborated with so many incredible, inspirational musicians around the world.
En sonunda yakılana dek bu atıklar şeker fabrikasının yanında bir yığın olarak bekliyorlar.It just sits in a pile near the sugar mill until eventually they burn it.
Ama o hanım emekledi be Emekledi İnsanlar yardım etmek için yanına koştularAle ta pani się dosłownie się kurwa czołgała, gdy się czołgała, ludzie podbiegli próbując jej pomóc,
Bunun yanında, parasal sistem tıbbi teknolojileri ve araştırmayı da sınırlıyor.In addition to this, the monetary system limits medical technology, as well as research.
Dövmemden aldığım nihai ders, ve ben bugün bunu söyledikten sonra yanınızdan ayrılacağım şöyle:The lesson that I ultimately learned from my tattoo and that I want to leave you with today is this:
O seyahat edemediği için ben yanına gittim.And he couldn't travel, so I went over there.
Ve yanınızdaki insan birinin erkek kardeşi veya kız kardeşi.That person next to you is a brother, is a sister.
Biz bu alana gelmeden, giriş sayfası düğmesini yanındaki mavi ok düğmesini dikkat edin.Before we get into this area, note the blue arrow button next to the home button
Neden onu yanında götürüyorsun?Why are you taking that?
Büyükbabanızın yanında kalın tamam mı?Be by your grandpa's side, okay?
Bunun yanında, dünürlerimiz de Boeun'u kendi kızları gibi seviyor.Besides, our in-laws love Boeun like their own daughter.
Özür dilerim ama yanında işeyebilir miyim?Sorry, but can I pee next to you?
Açının yanındaki hipotenüs dışındaki kenar.Well, if we look at it, it's the side that's next to it and not the hypotenuse.
Açının yanındaki kenar, ama hipotenüs değil.This side is next to it and it's not the hypotenuse.
Dünyanın dört bir yanında her yıl bu şarlatanlara milyarlarca dolar akıyor.Billions of dollars are spent every year, all over the globe, on these charlatans.
Dünyanın her yanında binalar daha da yükselmeye başlıyor.Buildings are starting to go up around the world.
Heifetz'in konserinden sonra bir bayan yanına gelip kendisini tebrik etmiş,After Mr. Heifetz's concert, a lady came over and complimented him:
Ama yanından geçer geçmez, sarsıntlı bir şekilde duvarda tırmanmaya başlayacaktı.But as soon as they passed by, it would start to climb up the wall in jerky fashion.
Seni ve uçakta yanında bulunan arkadaşlarını görüyorum.No, we're on the third -- Okay. Close call. Sorry about that.
Çıktığında Ayşe topu sepetten çıkarıp, yanında olan yeşil bir kutuya koyar.And Sally then says: 'I've gotta go to the bathroom, so I'm gonna leave the room.'
Hala Milli yanında taretin Kabarcık flakon penceresinde tam konumunu notWith the turret still beside the spindle note the exact position of the bubble in the vial window
Dünyanın dört bir yanından girişimci gruplarının önünde konuşma yapıyordum.And it was a speaking event in front of groups of entrepreneurs from around the world.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.So they could supply pills and condoms throughout the country, in every village of the country.
Gecenin bir yarısı odamın yanında ! ne işin vardı orda !Middle of the night next to my room! What were you doing there!
Yanınızdaki Bayan gece bir yere gitti !Miss Hung left last night !
O yüzden telefonu karşıma koydum, kartvizitimi de onun yanına.So I take the phone pad and I put it right here.
İlgili Sayfalar