yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Duvarın şu yanını boyayayım da, neye benzediğini daha iyi görün. -And maybe I'll paint this side of the wall just so you can see what it kind of looks like.
Sonuç 20, yani 2'nin yanına bir de 0 eklenmişNow what's interesting about this?
Yanına otur veya yatakta yada koltukta yanına oturmasına izin verirsen yanına oturt.Sit on the floor next to him, or if he is allowed on the couch or bed have him sit next to you.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.And that, and more besides, would be in the palm of your hand.
Düzlemi aldım ve yanından görebilesiniz diye düzleştirdim. -I just took the plane and made it flat, so you see it right along its side.
Yanında da bir arkadaşı var -- arkadaş olduklarını düşünüyorum.It also has a friend nearby -- well, I think they're friends.
Teşekkürler. Allah yanınızda olsun.Thank you, and God bless you.
Ve yanında da çikolatalı süt iyi gider.KRABBY PATTY: And here's some chocolate milk.
Kim bütün bu giysilerieri yanında getirir?I mean, what does somebody with all these outfits bring with her?
Ve bu dördü parkın yanındaki evlerinde yaşadılar.And the four of them lived in that house near the park.
Yani görünmez olsanız bile, toz hâlâ her yanınıza düşer.So, even if you are invisible, dust would still land on every part of you.
Bu yaşlıca bir bayan.Dİyabetin yanında,karaciğer kanseri.This is an older lady.
Bu kapıların yanında iki kişi oturuyor.And beside these doors, there are two people sitting there.
Sonra, bu sabahki konuşmasında sonra onun yanına gittim ve ona dedim ki,So I came up to him after he talked this morning and I said:
Mitinglerinin çoğunda ona katılırdım. Bu fotoğrafta hemen yanında beni görebilirsiniz.I used to join him in many of the campaigns, and you can see me here next to him.
Hemen yanında, genç olan benim.I'm the younger one there, to the side.
Acaba... ...Lee Seol siz geldiğinde... ...yanında böyle bir şey var mıydı?By chance, when Lee Seol came to you, did she have something like this with her?
Evleneceğin kadının yanında?She's with the woman you're going to marry.
Uçağın kanatlarının katlandığını hemen yanından görebilirsiniz.You can see there the wings folded up just along the side of the plane.
Bir ara, MR makinesinin içindeki çocuğunu bekleyen bir annenin yanındaydı.He was with one of the mothers waiting for her child to come out of the scan.
Eğer sorun olmayacaksa... ...nişanlımı da yanında getirebilir misin, lütfen?If it's not too much trouble, can you please bring my fiancée home with you?
Siz, bizim yukarıdaki savaşçılarımızsınız. Tanrı yanınızda olsun.Okay, gentlemen, you're our warriors up there.
Grace'e söyle... ...her zaman onun yanında olacağım, tamam mı?Just tell Grace that, uh... That I'll always be with her, okay?
Babası yanında değildi.His father wasn't on the set.
18 kere 10 ise 180 eder, 18'in yanına 0 eklenmiş hali.And 18 times 10 is just going to be 180, it's going to be 18 with another 0.
Bu yüzden profesörün yanına gittim ve bunun ne hakkında ve nerede bulunduğunu olduğunu sordum.So I went to the professor and I said whats this about, where does this exist?
EndNote PDF'i bulabilirse, referansın yanında ataç ikonunun geldiğini göreceksiniz.If EndNote is able to find the PDF, you will see a paperclip icon appear by the reference.
Vektörlerin isimlerini de yanına yazalım. bu a vektörüydüLet me label them. This is vector a.
Bunun yanında, FOIL metodunu da kullanabilirsiniz.You could also do it using FOlL.
Arkadaşlarımın yanında normal bir çocuk olabildim.I was able to be a normal kid with my friends.
Yanında bir çift, ama son derece önemli bir iş, yani söylemek zorunda olan.Alongside a couple of others, but it is incredibly important work, so that's all I have to say.
Bunun yanında makinanın hangi yöne eğildiğini gösteren eğim algılayıcıları var.It has also two tilt sensors that tell the machine which way it's tilting.
Teknenin bir yanında atıyorsunuz ve aslında hiç ıslanmadan suya dalıyorsunuz.You throw it over the side of your boat and you basically scuba dive without getting wet.
Sizin yanınızda ve karşınızda olmak istiyoruz.We want to be with you and across from you.
Gemideki bir çok yetişkin gibi, annem de yanında küçük bir şişe zehir taşırdı.Like most adults on the boat, my mother carried a small bottle of poison.
Bu fotoğrafı helikopterin yanında çektik.We took this photo next to the helicopter.
Ülkenin dört bir yanındaki işsiz kişilere yardım edecek.It\'92s going to help people across the country that are unemployed right now.\
Ülkenin dört bir yanında, küçük işletme sahipleriyle konuşuyorum.I talk to small businesses across the country.
Bu da, ülkenin dört bir yanında, on binlerce iş fırsatı yaratmak üzere.That\'92s creating tens of thousands of jobs all across the country.
Bunların yanında bu vektörlerin doğrusal olarak bağımsız olduğunu da eklemeliyim. -Now let me also say that all of these vectors are linearly independent.
Öyleyse büyüklüğünün yanında yönünü de belirlemeliyiz.So one way to specify direction is to give you the angle with the horizontal
Ama bunun yanında,kendi başına iyi yemek yiyebiliyor mudur?But, besides that, has he been eating well on his own?
Bu gün senin farklı bir yanını gördüm Joon Gu.Today I saw a new side of Joon Gu.
TV nin yanında duruyor.I have this Wii Remote that's actually next to the TV.
Bunu her duyduğunda yanında olacağım," diyordu.Whenever you hear this, I will be there."
Bunun yanında aktif kuyruklar da var.And you can also have active tails.
Tanrı kendi cennetine aldığı bu kişileri kutsasın ve yanında tutsun.May God bless and keep those we've lost in His heavenly place.
Ve o kişiyi yanından uzaklaşmayı becerir bir türlü.And he pushes them away.
Yanına şemsiye alma ihtimalin sıfır olduğuna göre...There's no chance that you'd take an umbrella with you.
Bu yanındaki Pantheon.That's the Pantheon next to it.
"Niye bütün bunları yanına aldın?" diye soranlar oldu."Why did you take up what you took up?"
Yanındaki bina küçücük gözüküyor.Dr. Harris:
Her iki yanın karekökünü almamızın amacı da bu zaten.That's our goal here, in taking the square root of both sides.
Her iki yanın da eksi karekökünü alalım.So let's take the negative root of both sides.
Bu arkadaşınızı yanında şarap içerek de tüketemezsiniz.You never run out of that companion as you drink this wine, too.
Yanından geçtik.It was a close call.
Titan'ın onda biri kadar, onu burada İngiltere'nin yanında görebilirsiniz.And you can see it here next to England, just to show you the size.
Suyun yanında.Near water.
Ve bu, bilgilerin belirsizliğinin yanında çok daha büyük bir fark.And this means that it's much bigger a difference than the uncertainty of the data.
Sizi öyle bir cezaya düşürür ki yanından kaçar herkes.He (swt) makes you fall into such a punishment that everyone runs away from you.
İlgili Sayfalar