yanın ile cümle
yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Burada, bunu yanında götür.Here, take this with you.
Ve hidrojenin buradaki oksijenin yanında olmak isteyeceğini düşünelim. .And let's say that that hydrogen is going to want to be near this oxygen.
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Before we were sliding next to each other, now we're pulling apart altogether.
Dünyanın dört bir yanından katılan tasarımcılarımız da var.We also have designers from around the world that participate.
Birkaç dakika sonra, onun dışında oluşmuş küçük bir grup yanına döndüA couple of minutes after, he rejoined the little group that had formed outside the
Ama bir an onun yanında oldu.But in another moment he was beside her.
Hall yanında, son Wadgers.Hall next, Wadgers last.
"Bir şey tartışılmaz" dedi Bunting, Cuss'ın yanında bir sandalye çizimi."One thing is indisputable," said Bunting, drawing up a chair next to that of Cuss.
Yanında kitapları vardı, ama şimdi onlar dizesi ile bağlandılar.Beside him were the books, but now they were tied with string.
Sonra da lavabonun yanında belirgin bir odanın bir ucundan bir hareket duydu.Then he distinctly heard a movement across the room, near the wash-hand stand.
Onun yanına ulaştı ve viski şişesi güvenli.He reached over and secured the whiskey bottle.
Martin Luther King ve diğerlerinin yanınaMartin Luther King, and others to say:
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.These shapes are all scurrying around a flat world, living their flat lives.
Çılgınca New York şehrinin dört bir yanına dağıtıldı.They were wild-posted around New York City.
Sadece ödeyemediğiniz kredilerin yanına bir yenisi eklenecektir. -So I have to make a $5,000 payment on the student loan.
Bu yüzden onları da yanına alabilecekleri bir şey bulmalıydık.So we needed to create something that they could take with them.
Bu dilin yanında bir de matematik öğrendim.Besides this language, I learnt mathematics, and even after I finished school,
Seyahat edemiyodu, ondan ben onun yanına gittim.And he couldn't travel so I went over there.
Bu ülkenin her dört bir yanında oluyor.This is happening all over the country.
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.The problem is that all over the West now it looks like this.
Yoksa yatağının yanında her erkek gördüğünde gözlerin böyle ışıldıyor mu?Or... If any man is near your bed side, are your eyes always glossy like this?
Neden senin yanında?See if he is willing to always stay by your side.
Hayır... ...onun yanına ben yerleşmek istedim.No. I asked to be near her.
Sarayda senin yanında olan kimse yok.There is no one on your side inside the palace.
Yanındaki plakete de 'Cumartesi öğle yemeği tepsisi' yazdı. .He put a little plaquard next to it
Uzmanlığımın yanında diğer bir sebep de insanların gece görüşü ile ilgili kanıtlar ortaya koymamdı.But also because I have expertise and testify about the nature of human night vision.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.And I've dived in deep-sea submersibles around the world.
Adı neydi, işte Büyük Çember'in yanındayız.Just stand there See, this is a public area! I'm on a public area!
Ve bunun yanında bir de hava kesesinde biten bronşiyol var.And then you have a bronchiole that's terminating in that air sac.
Ve hemen yanındaki üçgen alanlardaki figürler ise çok uzakta gibi gözüküyorlar. .And then relief sculptures
Ve bu enerji istasyonunun yanına 2000 yeni ev yapılıyor.And there are 2,000 new homes being built next to this power station.
Bu sefer, McKinley'in yanına bir yazar ekledi:This time, it adds another byline to it with McKinley's:
Yalnız bir kadınsan izin vermiyorlar, yanında mutlaka bir erkeğin olması lazım.They just don't let you in if you're a woman alone, you have to be accompanied by a man.
Women Are Heroes beni dünyanın dört bir yanına götürdü.Women Are Heroes took me around the world.
Her tutuklu sorgulamasında yanınıza alın ve asla orada unutmayın.It's to be removed after every interrogation, and never left behind.
Başkalarının yanında konuşurken seçtiğiniz kelimelere dikkat etmenizi tavsiye ederim.That doesn't exist here. You ought to choose your words more carefully.
Isinabilmek icin yolun sag yaninda kucuk bir ates yakti.She'd built a little fire to keep warm, right next to the road.
Ve bazıları dünyanın dört bir yanında ki İnternet hizmet sağlayıcılarında orta-düzey çalışanlar.And some of them are mid-level employees at Internet service providers around the world.
Niye yanında kılıcını getirmedin?Why didn't you bring along your sword?
Soldaki kontrplâk, ortadaki metal geçmeli ve iki yanında oyma var.The left one is plywood, the next one has metal fittings and carvings on both sides.
Ailesi ayrıldığı zaman,... ...annesinin yanında hiç göz yaşı dökmedi.When his parents split up too... He never cried in front of his mother.
Ben ailemin yanına dönüyorum.I'm going back to my parent's home.
Annemin son anında yanında olmak istiyorum?Can I witness the last moment of my mother?
İstiyorsan git yanına, gör.Just go see him if you want to.
Lütfen yanına git.Please, go for him.
Grimesy, Waddell'in yanında kal ve gerektiğinde ona cephane ver. Bence mahzuru yok.Nothing.
Avusturya okulu ile ilgili enteresan olan şey Freud'un yanında yetişmiş olmaları.What was interesting about the Austrian school is they actually grew up alongside Freud.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.The index finger is next to the middle finger, which is next to the ring finger, etc.
Beynin diğer yanında, sağ iç on kıvrım ise kötü haberlere tepki veriyordu.On the other side of the brain, the right inferior frontal gyrus was responding to bad news.
"Pac-Man ve Tetris'i, Picasso ve Van Gogh'un yanında sergilemek --"Exhibiting Pac-Man and Tetris alongside Picasso and Van Gogh" --
Bir kez daha. "Müze Pac-Man'i Picasso'nun yanına koyuyor.". Bir kez daha."The museum is putting Pac-Man alongside Picasso." Again.
Hong Kong'un yanındaki bölgelerden birinde Shenzhen adlı bir şehir var.One of the zones next to Hong Kong has a city called Shenzhen.
Ses, kulaklarınızın tam yanında oluşturuluyor.The sound is being made right next to your ears.
Ayrıca bebeğinizin beşiğini yatağınızın yanına koyarak bebeğinizi her zaman görebilirsiniz.In addition, you can keep a crib right next to your bed so you can always see your baby.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.I sat down beside the fire, however, with the intention of awaiting him, however long he might be.
Güneşin tam yanında bulunan Merkür'den üç kat daha sıcak.It's three times hotter than Mercury, which is right next to the Sun.
Ve bunun yanında nükleer silahların yayılmasını arttırır.And it also enhances nuclear weapons proliferation.
Yani eğer bunun yanındaysanız, nükleer güçten yanaysanız, iki elinizi kaldırın.So if you're for this, if you're for nuclear power, put up two hands.
Ve yanınızdan hızla geçerken, sanki küçük demirden zengin üzüm drajeleri tepeye tırmanıyormuş gibi.And as they whiz by you, it's like being passed by a little iron Raisinet going up the hill.
Anakata! Ertesi gün Goddfrid Kamboçya'ya döner Fredrik Laos'taki kız arkadaşının yanına giderAnakata!
İlgili Sayfalar