yanın ile cümle
yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Alex, kafesten kaçmasına yardım eder ve birlikte Ben'in yanına giderler.Ian then escapes the cage and runs away with Elizabeth.
Ancak, "Dünyanın her yanında böyle süreçleri destekliyorum."Co-working around the world".
Hayatının ilk yıllarını babasının yanında geçirdi.He spent the last years of his life with his mother.
Gülay ise annesinin yanına taşınarak onunla birlikte yaşamaya başlamıştır.Then he lived with his mother till the end of his life.
Dördüncü iplik birinciye yanında yer alır ve üçüncüye uzun bir ilmikle bağlıdır.Building 4 is on the side of Building 1 and its main purpose is for utilities.
Bunun yanında her dinden ibadethaneler önceden izin alınmaksızın inşa edilebilir.At special occasions, even non-priests may be allowed to preach.
Bu sebeple damıtım evleri genelde bir su kaynağının yanında olurlar.Blackhouses were most often grouped together close to a water-source.
Wallerian dejenerasyonu hemen hemen hasarın olduğu yerin yanındadır.Wallerian degeneration often occurs in the near the proximity of the injury site.
Bu mevsimde yiyecek ve içeceklerin yanında giyeceklere de dikkat etmek gerekir.One must provide them with food and drink and clothing.
Yeniden yapılan ahşap çark Kent Park'ta Çark Suyunun yanına yerleştirilmiştir.Machine gun nests were placed in George Square.
Bu sırada bir grup öğrenci mührün yanına gelir ve bir çeşit ayin yaparlar.Black students there would sit together at lunch and talk for hours.
Ayrıca yanında üç yüz lira göndermektedir.He was also fined £3,000.
Ailesi onu meslek sahibi olsun diye ablasının yanına, yani İzmit'e yollamıştır.They brought her sister or niece with them to act as a companion for Mrs Ives.
Bu duruma çok üzülen Marty'nin yanındaki Brown kendine gelir.James Bond would be embarrassed to be in it.
Ancak bu çalışmalar yanında birçok kavga getiriyordu.But this decision had made him face many problems.
Pilavoğlu Hanı’nın güneyinde, Yeni Han'ın hemen yanında yer almaktadır.The Tangeres' new farm is right beside his new place.
Yanında bir kuğu veya zarif bir at ile betimlenir.There is a sacred grove attached to the Illom and in it are a Serpent Shrine and a well.
1915 - Bulgaristan İttifak Devletlerinin yanında I. Dünya Savaşı'na girdi.October 14 – Bulgaria enters World War I on the side of the Central Powers.
Timon'un yanına tekrar gelen Apemantus, onunla çok sert bir münakaşaya girişir.A more intimate visit to Mabinay will indeed take you to her bosom.
Sesli harfler, altına ya da yanına konulan işaretler ile gösterilir.They are written above, below, or beside the note to which they are attached.
Sonunda on dört yaşındayken annesi onu babasının yanına Nashville, Tennessee’ye gönderdi.When she was 14, her family relocated to Nashville, Tennessee.
Bu nedenle küçük yaşta Kahire'deki amcası ve teyzesinin yanında yaşamak zorunda kaldı.He was later raised by his aunt and uncle in Cairo.
Bunun yanında kadroya Udonis Haslem dahil edildi.Only through the intervention of Doohan's agent did the character remain.
Bunun yanında tütünüyle meşhurdur.It is famous for its oil field.
Bunun yanında dil, artikel barındırmaz.NT, meaning No Text.
Üstâd olarak kabul ettiği Ârifî'nin yanında saz çalmayı öğrendi.He emulated the flamboyance of Dali, to whom he has been compared.
Dördüncü sezonda, Willow'un üzgünlüğünden faydalanmak ister ve hemen yanında belirir.In Season 11, he tries to be better to Ricky's family, and stay sober.
Ana Lucia, yine Michael tarafından vurularak öldürülen Libby'nin yanına defnedilir.She is buried next to Libby, who was also killed by Michael.
Tohum karışımı büyük oranda nişasta, bunun yanında az miktarda protein ve yağ da içermektedir.Therefore, Mayan nutrition is very poor because it includes little besides starches and protein.
Yanında Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi vardır. ^It contains Marathi subtitles.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.He hid the knife in his jacket sleeve and approached her, but she took off running.
Bizans hakkında, ana tarihi olaylar yanında önemli sosyal ve dini olayları içerir.It covers the main historical events of Byzantium, as well as important social and religious events.
Bunun yanında Rus yapımı TM-62 veya TM-72 serisi mayınlara ait fünyelerde kullanılabilir.The mine can accept fuzes from the Russian TM-62 and TM-72 series of landmines.
Böyle üç köy vardı Anavarza'nın yanında.These peoples existed alongside the Nahuatlaca.
Evli çiftler, babalarının yanında çocuklarını sevemezler.Only divorced women have parental authority over their children.
Plütonyumdan korunmak için tasarlanmış kıyafeti giyip George'un yanına gider.She is outside sewing a George Washington costume for John to wear.
Bina patlayınca Batman'in yanındaki Dent yere düşer ve yüzü yanar.When confronted by Batman, Dent blows up his apartment.
Ebe olan taraf dizili taşların yanında bekler.Soup must remain on the right side of the diner along with stews.
Dayım -o da mühendisti- beni yanına alacaktı.Her uncle, a civil engineer, would also involve her in design tasks.
Genç Osman da yanındaydı.A young carpenter was also with them.
Bunun yanında Kalkınma Bakanlığı yaptı.In addition, she founded the speech department there.
Hükümet binasının yanında yer almaktadır.Located next to Government House.
Yanında Claire vardır.He has a thing for Claire.
Yanında büyük bir kalkanı bulunur.He has a large sum of money with him.
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.He stands beside a table with a beautiful carpet on it, and he has his hand on a jug of wine.
Yanında çalıştığım için aklıma patron kelimesi geliyor.I guess the word boss comes to mind since I work for him.
Yanında, yanında, yanında olmam için ne yapmam gerekWhat I'd do to have you near, near, near
Yanında, yanında, yanında olmam için ne yapmam gerek Keşke burada olsanWhat I'd do to have you near, near, near...I wish you were here.
Senin yanında ve hazır olacağım.I will see you through this.
Ancak yanındaki oğlana bakın, o benim babam.But look at the young boy next to him and he is my father.
Hindistan'da mı, Hindistan'ın yanında?In India, near India. Is there a terrorism there?
Yanındaki hanım, babaannemin annesi ise meğer Kürt'müş.This lady next to him, my grandmother's mother turned out to be Kurdish.
Eğer biriyle tanışma umuduyla bir bara gidecekseniz yanınıza kimi alacaksınız?If you ever go bar-hopping, who do you want to take with you?
- Doktorlar yanında.-The doctors are with him.
- Yanında beklediğiniz için çok teşekkürler.Thanks for waiting with her. -Oh, it's nothing.
Bir duş alıp senin yanına gelecektim.I just wanted to take a shower, and then come over to help you.
Annenin yanında kal, ben arabayı getireyim.Stay with your mum, I'll go get the car.
Onu hiç tanımadılar. Sadece görünen yanını biliyorlar.They all knew this one man, just one of his faces.
Moma ve Danijela'nın yanına.I'll be at Moma and Danijela's.
Moma'yla Danijela'nin yanına gitti.She's gone to Moma and Danijela's.
İlgili Sayfalar