yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun yanında birkaç azınlık dili de gayriresmi olarak konuşulur.A number of non-official minority languages are spoken as well.
Harold Meadows (Harold Lloyd), terzi olan amcasının yanında çıraklık yapan fakir bir gençtir.Harold Meadows (Lloyd) is a tailor's apprentice for his uncle in Little Bend, California.
Bunun yanında çok iyi bir rehbilitasyon uygulaması gerekir.Instead, he himself goes to get some good medication.
Önemli önemsiz birçok taraftarı Süleyman Çelebi'nin yanından ayrıldı.Very few staff left with Labovitch.
Yanındaki bey de fotoğrafımızı çekti.One day he brought my pictures too.
1521'de Sultaniye'deki babasının yanına döndu.She had joined her husband abroad by 1576.
Abdurrahman zaten yanında bulunan Berberi kabile mensuplarına bahşiş dağıtmıştı.Servreagh O'Folan was one of the men who signed the Fiant with him.
Herkes onun yanına gelir.I took him around to everyone.
Bu sırada Buffy ve Robin mührün yanına giderler.Meanwhile, Wilmie and Robin have another challenge.
Her iki yanında demirden yaya üst geçitleri bulunmaktadır.Mid rib raised both sides of the leaf.
Bunun yanında bu top Polonya, Çin ve Kuzey Kore tarafındanda üretildi.However, it has also been produced in Poland, China and North Korea.
Bunun yanında Daylar, Zaolar ve Meolar gibi başka toplulular da yaşamaktadır.With him, other ones appear like: Ziripot, Zaldiko and Txatxoa.
Michael onu asansörün yanında yakalar.Richard then strands them in the elevator.
Bunların yanında görsel yönden de her türlü seçenek oyuncuya sunulmuştur.All will be judged according to their deeds.
Tahsilini özel hocaların yanında tamamladı.He wants to stand next to his maker.
Çançura fırıncı Simona’nın yanına sığınmış, ondan yatacak yer ve kuru ekmek yardımı alır.Schwadron's wife would come in after he left and make do with bread and water for breakfast.
Fakat Charlie Desmond'ın yanından ayrılmayacağını söyler ve Desmond ile Charlie beraber giderler.Charlie immediately declines and wants to go with Desmond.
Bunun yanında buna destek yer üniteleri de hava kuvvetlerinin envanterinde yer alır.This logo would be used on the rest of the Air Force series.
Bu dilegini karşılayamazsa onun yanında kalmayı kabul etmeyeceğini de bildirip oradan ayrılır.He will not do so, even when they are alone together, nor will he tell her why he wears the veil.
Büyük boy imal edilen ikonlar yanında, küçük boy imal edilen ikonlar da mevcuttur.Sound system are done by Realtek, as the 2 small speakers are built-in.
Bunun yanında Fransa, Almanya, İtalya ve ABD olmak üzere birkaç inşa edilmiş tasarımı bulunmaktadır.He also has a few buildings in France, Germany, Italy and the USA.
Biz Türkiye'nin yanındayız.We stand by Turkey.
Ayrıca Innopoli binasının yanında Innopoli 2 binası inşa halindedir.A new office building, called Innopoli 2, was constructed later near the original Innopoli building.
Bunun yanında daha az ciddi seviyedeki hastalar için kesin bir bulgu yoktur.There is no clear evidence for those with less severe cases.
Türbenin yanında da iki beşik tonozlu küçük oda bulunmaktadır."In front of the palace there are twelve small stone towers.
Kurtuluş Savaşı'nda Boğazlıyan halkı T.B.M.M.'nin yanında yer almıştır.People Who Are Fighting against the Sea in KMDb.
1921'de babasının yanına Kanada'ya gitti.In 1921, he traveled to Canada to join his father.
Bunun yanında birçok 5000 M-16 tüfek verilmiştir.Approximately 8 million M16 type rifles have been made worldwide.
Bu sporların yanında Kabaddi de gösteri sporu olarak düzenlendi.Kabaddi was a demonstration sport at the Games.
Gözleri başının iki yanında yer alır.The eyes are located on each side of the head.
Gizemli bir figür yanından geçer ve eline bir not tutuşturur.A mysterious man approaches him and holds his hand out as a sign of friendship.
Bunun yanında asılma da yaygın bir idam biçimiydi.Death by hanging was another popular method.
Bunun yanında, iki takım da ilk maçlarından galibiyetle ayrıldı.Both these teams lost their first two matches.
Bunun yanında teni sıcak ve yumuşaktır ancak Renesmee bir vampir kadar da güçlüdür.Her skin is warm and soft to the touch, but it is as strong as a vampire's.
Bunun yanında cehennem şiddet ve bireycilik gibi şeyler de yeni bir anlam kazanmıştır.What they kept was the fire, the fury, and the passion."
Bunun yanında diğer ülkelerin Doğu Hindistan şirketlerini de bertaraf etmek gerekmektedir.This also linked to other company interests in the East India Company.
Dizi, Buffy'nin proje tasarımcısı Joss Whedon ve yanında David Greenwalt'un yardımıyla oluşturuldu.The series was created by Buffy's creator Joss Whedon in collaboration with David Greenwalt.
Steve Clark, ailesinin evinin yanında Wisewood Cemetery, Loxley, Sheffield'ta gömüldü.He was buried at Wisewood Cemetery located in Loxley, Sheffield, near the Clark family estate.
Bir evim var dere kenarında, Ulu çınar ağacının yanında...They live in a semidetached house at the foot of a tree.
Ayıldığında kendisini annesinin yanında bulur, kötü bir rüya gördüğünü söyler.When she contacts him, he assures her that it was just a bad dream.
Bunun yanında bozkır kültürüne de rastlanmaktadır.This opinion has found its way into Serbian pop culture as well.
Bazı tasvirler ise metnin içinde ilgili olan mezmûrun yanına yerleştirilmiştir.Some of them settled in Adjara (then under the Ottoman possession).
Evli çiftin kadın tarafının yanına yerleşmesine ise anayerli (matrilocal) adı verilir.His wife (name unknown) gave birth to twins.
Bunu yanında tüketicilerin hizmet kalitesi kriterleri ve önem dereceleri saptanmaya çalışılmıştır.Prices thus can be set by the buyers along with quality criteria.
Ailesini yanına geri döndüğünde ise yerini kapan bir adamla tartışır.When she returns to the village, she is paired with a man who will be her husband.
Eğitimine babasının yanında başladı.Frans trained initially with his father.
Martha Gellhorn da yanına geldi.By Martha Gellhorn.
Tuvalete gitmek için onun yanından ayrılır.She then leaves to the bathroom.
Bunun yanında uçan böcekleri havadan kaparlar.It also captures flying insects in the air.
Ancak o babasının yanından ayrılmayıp ve tüm savaşlarında yanında bulundu.However, his brother did not let him in, but left him there in distress until morning.
Yanında da Little Boogeyman vardır.This also marked the return of Little Boogeyman.
Kuşaklar, gök ekvatorunun her iki yanında yaklaşık 65 ° uzanan bir hacimle sınırlandırılmıştır.The belts are confined to a volume which extends about 65° on either side of the celestial equator.
Bunun yanında; (g/cm3) ve (kg/L) de sıkça kullanılır.The terms almost certainly (a.c.) and almost always (a.a.) are also used.
Sadrazamın yanında devamlı olarak bostancı hasekisi bulunmaktaydı.There is always at least one peacock roaming wild in the grounds.
Daha sonra kardeşinin yanına oturup ağlamaya başlar.He then falls to the floor and starts crying.
Luke, R2-D2'yu yanına alıp Yoda'nın bulunduğu yere gider.Luke sets out, with R2-D2, to help.
Bir terzinin yanında çalışmaya başladı.She started swimming at the suggestion of a neighbour.
Sadrazam, aldığı nameyi padişahın tahtının sol yanındaki yastığın üzerine koyardı.The builder instead had placed it behind the pilot's left shoulder.
İlk PowerPC Mac'ler tanıtılması yanında Mart 1994'te ilan edildi.It was announced in March 1994 alongside the introduction of the first PowerPC Macs.
Babasının; fifre, flüt ve keman çalabilmesinin yanında, fifre ve davul orkestrası vardı.His father played fife, flute and fiddle and had a fife and drum band.
İlgili Sayfalar