yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Genellikle elinde oklar ve yanında bir keçi ile resmedilmiştir.It is normally represented by a horse's head and neck.
Hutter sonunda karısının yanına gelir.Javier spends one final moment with his wife.
1846-7 yıllarında yurduna, Huntly-Aberdeenshire'a yanında üç Çinli öğrenciyle birlikte döndü.He returned home to Huntly, Aberdeenshire, in 1846–7, taking with him three Chinese students.
2012 Eurovision Şarkı Yarışması için inşa edilen Baku Crystal Hall yanındadır.Baku Crystal Hall was built in order to host the Eurovision Song Contest 2012.
Bunun yanında 1901 yılında triptofan aminoasitini keşfetti.He also discovered the amino acid tryptophan, in 1901.
Bu olaydan sonra Watson tekrar 221B Baker Sokağı'na, Holmes'un yanına taşınır.Just after Christmas, Watson pays a visit to Holmes at 221b Baker Street.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.They did this in order to save one another, especially Sara.
Savaş sona erdikten sonra Hamadan emirinin yanında çalıştı.The war ended while he was still waiting for his orders.
Güney And geyiği, And kondoru'nun yanında Şili'nin ulusal sembolüdür.The huemul is, along with the condor, the national animal of Chile.
Musa, karısı ve çocuklarını yanına alıp Mısır'a doğru yola çıktı.Moses brought Aaron and his sons forward, washed them, and dressed Aaron in his vestments.
Bunun yanında kendi işletmelerini kurabilirler.Rather, they attempt to provide these resources themselves.
Bunun yanında bozkır görünümünü de yansıtan bir özelliğe sahiptir.Blinking the eyes is, of course, also a reflex.
Bunların yanında bölge Şili tarafından sahip çıkılan Antarktik bölgesini de içermektedir.It also includes the Antarctic territory claimed by Chile.
Gidelim onun yanına.I go to him.
Cami pazarının yanında "Yahudilerin pazarı" adında bir Yahudi piyasası vardı.The Jews had a market called "The Jews' market ", which was next to the market Mosque.
Bunun yanında dizide bazı yardımcı ve yinelenen karakterler vardır.Companions are allies that follow your character and assists you in different ways.
Kayha kadın Flora'yı yanına alır ve malikaneden uzaklaşır.Mrs. Grose agrees to take Flora away from the house.
Ücret kayıplarının telafi edilmesinin yanın sıra, daha fazla özgürlük talep ediyorlardı.Faced by failure of credit they have proposed only the lending of more money.
Bunun yanında çelik sanayileri arttırılarak özelleştirildi.Klettersteig equipment is recommended for that part.
Yanında Kirilov'da vardır.His office is in KiraKira.
Ama Sophie büyük bir sayıda kızı kurtardıktan sonra onları Gözetmenlerin yanına getirmeyi başarır.But Sophie rescues a decent numbers of the girls and has them brought to the council headquarters.
Babası Alberich yanındadır.Except for his father.
Bu olaydan sonra ise azledilen Mücireddin Emir Şah'ın yanından bir süre için ayrılmıştır.Kufr al-juhud (كفر الجهد) Disbelief from obstinacy after being presented with truth.
Werner Mölder ise, Udet'in yanına gömülmüştür.Mölders was buried next to Udet.
Shaw, vejetaryen olmasının yanında ayrıca içki ve sigaradan da hayatı boyunca kaçınmıştır.Kruyt avoided alcohol, cigarettes, even tea and coffee all his life.
Çoğu macerasında yanında yer almıştır.He encountered fans in most places.
Ankara Savaşı'nda Yıldırım Beyazıd yanında bulunmuş ve onunla birlikte esir düşmüştür.He had met Lamarque in prison, and through him met Berruyer.
Evlatlık olarak bir ailenin yanında büyüdü.Followed him around as a youngster.
Galaud ona Pelleas'ı yanına alarak onunla birlikte gitmesini tavsiye eder .He begs Charlotte to go with him.
Bir süre sonra okulu bırakarak La Haye'de oturan amcasının yanına gitti.A few months later, she fled to her uncle's home in The Hague.
Otto bu nedenle annesinin yanına göderildi.Ellen was accompanied by her mother.
Siena'da doğan di Giorgio, Vecchietta'nın yanında çıraklık yaparak ressamlığı öğrenmiştir.Born in Siena, he apprenticed as a painter with Vecchietta.
Komiser Zeki'nin yanında polis muhabirliği yapmaktadır.The inspector enters with Police Sergeant Penny.
Yanında kız arkadaşı Evelyn de vardır.He also had a sister Evelyn.
İlk profesyonel kariyerine babası Jackie Bright'ın yanında başladı.Bright started his professional career under the tutelage of his father, Jackie Bright.
Kadınla ve kadının yanında ne buldukları hakkında sorular sormaya başlar.She eventually begins to question what she knows about her friend and family.
Orada kocasının ailesinin yanına yerleşir.She comes back to her husband's home.
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.Oviedo University's international campus attracts many foreign scholars from all over the globe.
Bu dönemde Lafayette George Washington’un yanında Mason Locası’nda yer almıştır.Sheridan was located near present-day Maple Valley, Washington.
Yanında bir Kapusenler manastır okulu da inşa edilmiştir.Together with the church a parish school was established.
Öz ısı ölçümlerinin yanında hangi şartlar altında yapıldıkları da belirtilir.Their masks are shown next to them as they perform.
Mikrobiyoloji: Her hafta 5 saatlik teoriğin yanında 2 saatlik pratik dersi olur.Like chemistry you have two lessons per week.
Nicholas'ın vaazları o kadar etkiliydi ki onu duyanlar yanından ayrılmak istememekteydiler.Fifty were such hell raisers that he couldn't ignore them.
Bunun yanında zeytin ve üzüm de mevcuttur.Olive and Laurus are also produced.
Muhtar'ın babasının katili olduğundan habersiz yanında gezdirir.Unexpectedly, the father of the murdered man pays him a visit.
Yanında Bulgarlar, Eflaklılar ve 14.000 hiç vaftiz olmamış Kuman vardı.""40,000 Polish-Armenians with no community".
1934-35'te, Meak, iki küçük kuzenini yanına aldırdı.Around 1934-1935, two of her young cousins came to live with her, a common Cambodian custom.
Kim olduğu hiç fark etmez, yeter ki yanında olsun."Don't make any difference who the guy is, long's he's with you."
Buffy hemen Robin'in yanına gider ve kötü şeyler olduğunu söyler.He shows them to Robbie, who says they could be worse.
Bu sözcük (diğer şeylerin yanında) bir tür balina için kullanılmaktaydı.This form of the word is applied to a kind of carriage.
Gök Tanrı yanında ikinci planda kalır.Heaven is on our side.
Genç kızlar çocuklarını büyüklerin yanında kucağına almazdı.The females carry their infants in their mouths.
Türk vatandaşlığı yanında Hollanda vatandaşlığı da bulunmaktadır.Citizens of these islands have full Dutch citizenship.
2009'da Meksika yanında Peru ve Şili'de ABD'ye avokado ihracatına katılmıştır.In 2009, Peru joined Chile and Mexico as an exporter of avocados to the US.
Şehrin her yanını talan ettiler..He's got them all over town.
Bir Pai Sho tahtası alır ve babasının yanına gider.She runs the Papa Pasta restaurant with her husband.
Son günlerinde herkesi yanında istemiştir.Ultima latet ut observentur omnes.
Küçük bir çocukken Agostino Carracci'nin yanında çırak olarak çalıştı.Others state he was a follower of Agostino Carracci.
Söyleyecek bir şeyim yoktu ve onu kaybetmekten, onu kaybederken yanında olamamaktan çok korktum.He sat there and I wasn't sure if we lost him or if he was still with us.
Çocuk, annesini görünce yanına koşuverdi.His mother dies before even seeing her son.
İlgili Sayfalar