yanın ile cümle
yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yahudi bilgeler bu yasağın yanında ilave engellemeler de getirmiştir.To the Jews, Judea was the Promised Land given to them by God to own.
Bunun üzerine Süleyman Sofi, Toktamış'ın yanına kaçtı.Saladin therefore sent al-Muzaffar Umar as al-Adil's replacement.
Yanında Hilda adı verdiği bir dağcı baltası taşır.While there he encounters a mountain bear that he knocks out.
Yanında bulundurduğu menajeri olaylara kayıtsız kalmaya devam etti.The man who accompanied him remains disappeared.
Kirpi ara sıra onun yanında kalmıştır.Sometimes a crow stands next to her.
Onları gözetlemekte olan Xander derhal Willow'un yanına gider.Xander is immediately attracted to Willow.
Eli alan, meydandaki iki kağıdı ters çevirip yanına koyar.The courtyard, in turn, leads to two gardens with plateresque adornments.
Ama gerçekte onlar Sara'nın yanına gitmekteydiler.He was accompanied by his wife, Sara.
Video bunun yanında Nisan 2007'de B'Day Anthology Video Album'e dahil edildi.This version of the video was later included on Knowles' B'Day Anthology Video Album (2007).
Oğlu Sakip'i yanına çağırır ve ölmeden önceki tek arzusunu açıklar.Jacob calls his sons to his bedside and reveals their future before he dies.
Bunun yanında Kur'an âyetlerini farklı tercihlere göre sayfalandırabilmektedir.The term da'wah has other senses in the Qur'an.
Ana madde: Nagini Yedinci Hortkuluk, sürekli olarak Voldemort'un yanında bulunan yılanı Nagini'ydi.The sixth Horcrux was Nagini, the snake Voldemort had with him constantly.
Dijital kitaplar avantajlarının yanında dezavantajlara da sahiptir.On the other hand, digital service had its disadvantages.
Duvar Market Tiyatrosunun yanındadır.The wall is by the box office for the Market Theater.
Ve Charlie Claire'in yanına döner, Claire ona medyumla ilgili hikâyesini anlatır.Charlie goes back to comfort Claire, who tells him the story about the psychic.
Bunun yanında Roma Katolik Kilisesi ile birleşmeyi kabul etmek karşılığı destek aramıştır.For this reason she also sought to reconcile with the Catholic Church.
Öldürülen kardeşi Özdemir'in yanında Adana'da toprağa verildi.He was laid to rest in Adana next to his murdered brother Özdemir.
Lordlar Kamarası'nın yanındaki yer tamamen farklı.The House of Lords site is quite different.
Annesinin yanına döndüğünde, onun yerinde olmadığını fark eder.But when he returns to his mother he finds she doesn't recognize him.
Malatesta Ernesto'yu yanına gelmeye çağırır.He tries to impress Malathy to turn to him.
Medreselerin sayısı zamanla artmış, bunun yanında mektepler de kurulmuştur.In that age their number increased, and they had become restless and boldly .
Rzeszow Uluslararası Havaalanı'nın yanında bulunan merkez G2A Arena adını almıştır.The center, located next to Rzeszow International Airport, has been renamed G2A Arena.
Proje, "Stonehenge'in yanına bir gökdelen inşa etme"ye benzetilmiştir.The development has been likened to building a "skyscraper beside Stonehenge".
1919-1922 yılları arasında Königsbronn'da ahşap işçisi Robert Sapper'ın yanında çıraklık yaptı.Between 1919 and 1922, he was apprenticed to master woodworker Robert Sapper in Königsbronn.
Yeniden arkadaşlarımızın yanına döndüğümde dostlarım sevindiler.When I returned I was again welcome to my Jewish friends.
Ancak yine de destek için ailesinin yanında olmak ister.However, she chooses to stay at the side of her husband.
11 yaşındayken yüksek finans dünyasına adım attı ve babasının yanında çalışmaya başladı.At the age of ten, Bill became a coal miner and worked along side his father.
Telefonun yanında iki kısayol tuşu vardır.The phone has two shortcut keys on its side.
Yanındaki bazı kişiler de onu tasdik etti.I think a lot of people share that with him.
Katerina yanından ayrıldıktan sonra, Sergei başka bir mahkûm olan Sonyetka'yı ayartmaya çalışır.After she leaves, Sergei tries to seduce another convict, Sonyetka.
Bunların yanında diğer milletlerden birçok kişi vardır.Among them were many women.
Kulakların kafanın iki yanında durması, suratını genişlemiş gibi gösterir.He gripped the table with both hands as if he was holding on to it.
Kızı yanında götürmek ister.He brings his daughter along.
İspanyollar, tapınağın yanına bir yerleşim alanı inşa etmişlerdir.The villagers found one buried sword near the temple while doing renovation work.
Harem'in yanında, devlet dairelerinin bulunduğu Selamlık'ta dururdu.Next to the Harem, there used to stand the Selamlık, where the government offices were located.
Holmboe kendi çalışmalarının yanında Søren Rasmussen'in verdiği derslere katıldı.As well as his private studies, Holmboe attended lectures given by Søren Rasmusen.
Bunun yanında Lady Lux ve Lyfe Jennings'den bonus parçalar bulunur. ^ "Destiny's child".There are also two bonus tracks from Lady Lux and Lyfe Jennings.
Terzioğlu yanına insan alarak toprak vermiş ve küçük bir köy oluşturmuştur.A few huts were built nearby, forming a small village.
Bu nedenle yemek yalnız başına veya yakın akrabaların yanında yenir.Eat or pass food with your right hand only.
Udet, Berlin'deki Invalidenfriedhof Mezarlığı'nda, Manfred von Richthofen'in yanına gömüldü.Udet was buried next to Manfred von Richthofen in the Invalidenfriedhof Cemetery in Berlin.
Daha sonra kumandan olarak çeşitli hükümdarların yanında görev aldı.After the dust settled a few heroes, like Sig.
Bunun yanında Almancı vatandaşlarımızın katkıları da olmaktadır.We should have sympathy rather with our own German people.
Üç ay sonra ebeveyninin yanına taşınarak Nuenen'de yaşamaya başladı.Three months later, he moved back in with his parents, who were at that point living in Nuenen.
Velâyetini amcası Nevfel üstlendi ve onun yanında büyüdü.Her paternal uncle served as an officer and raised her himself.
Juliet, kız kardeşiyle vedalaşır ve doğumdan önce mutlaka geri dönüp yanında olacağını söyler.Juliet says good-bye to her sister, Rachel, promising to be back before her baby is born.
Caminin yanında ve okulun aşağısında bir futbol sahası bulunmaktadır.A football ground is situated nearby but outside of the school campus.
Barry, Kennedy'nin yanına gider.The man approached Kenny.
Bunun yanında New York'tan birçok emlak satın alır.They also supply food to several institutions in New York.
Güreş yanında oyunculuk da yapmıştır.He was also active in tennis.
The Mars Volta'nın yanında Juan kendi müzikal projeleriyle de uğraştı.Aside from The Mars Volta, Alderete has been invested in his own musical projects.
Silah da kapının yanına savrulur.The Man at the Door With the Gun.
"Hush" bölümünde, Adamlar'dan birisini çizerek sanatçılık yanını göstermiştir.In "Hush", she shows artistic talent by drawing an accurate portrait of a Gentleman.
Yanında hep silah taşır.He always kept a gun at his side.
Bunun yanında ayakta duran kadın ve oturan erkek heykelleri de vardır.So she is a sure token and a sign to mortal men.
Bunun yanında Amerika'da Trader Joe's ismiyle gıda malzemeleri satan bir zincirin sahibi olmuştur.In the US he owned the Trader Joe's specialty grocery store chain.
Görsellik yanında .Net kütüphanesiyle birliktelik içindedir.Available on line through Open Library.
İlçenin yanında, ilçe ile aynı adı taşıyan Filistin mülteci kampı bulunmaktadır.There is also a Palestinian refugee camp near the town bearing its same name.
Bunun yanında kampta salgın hastalıklar da zayiata neden olmaktaydı.In addition, there was sickness in the camp.
Bunun yanında uygun gördüğü okuyucu yorumlarına karşı oldukça açıktı.He was deeply interested in the kind of reading we did.
Ancak başarılarının yanında kumar, at yarışı gibi tutkuları yüzünden de eleştirildi.The game was criticized for its controls, along with frustrating gameplay.
İlgili Sayfalar