yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kouji şanslıydı; onun trafik kazası yalnızca arabasının yanında küçük bir çizik bıraktı.Kouji was lucky; his traffic accident left only a minor scratch on the side of his car.
Temizlik, dindarlığın yanındadır.Cleanliness is next to godliness.
Yanına bir fotoğraf makinesi almayı unutma.Don't forget to take a camera with you.
Yanına kamera getirmeyi unutma.Don't forget to take a camera with you.
Arkadaşlarınızı yanınızda getirin.Bring your friends with you.
Git ve babanın yanında otur.Go and sit by your father.
Senin çocukları yanında getir.Bring your children with you.
Yanında ne kadar paran var?How much money do you have with you?
Yanında çok paran var mı?Do you have much money with you?
Yanında para varsa, lütfen bana biraz ödünç ver.If you have any money with you, please lend me some.
Yanında hiç paran var mı?Do you have any money with you?
Büyükbaba ateşin yanındaki her zamanki yerine oturdu.Grandfather sat in his habitual place near the fire.
Ann'in yanında biraz parası var.Ann has a little money with her.
Amerikalı bir öğrenci benim evin yanında yaşıyor.A student from America lives near my house.
O pencerenin yanındaki masayı kullanmayın.Don't use the desk by that window.
Sizin yanınız sıra, onlar da sıradan insanlar.They as well as you are ordinary people.
Yanına bir şemsiye almana gerek yoktu.You needn't have taken an umbrella with you.
Senin yanın sıra o da bu işten bıktı.He as well as you is tired of this work.
Yanınıza sadece bu çantayı mı alıyorsunuz?Do you only have this bag with you?
Yanınıza oturmamın sakıncası var mı?Do you mind my sitting next to you?
Köpek adamın yanına oturdu.The dog sat down by the man.
Evinin yanında göl vardı.The lake was adjacent to his house.
Gölün yanındaki eski kilise çok güzel.The old church by the lake is very beautiful.
Gölün yanındaki ev benimkidir.The house by the lake is mine.
Gölün yanında epeyce otel var.There are quite a few hotels by the lake.
Sadece bu kez yanında olacağım.I will side with you just this once.
Bu sabah yanına bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella with you this morning.
Bugün yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you today.
Dün gece biri evimin yanındaki küçük dükkana zorla girdi.Last night someone broke into the small shop near my house.
Dün gece evimin yanında büyük bir yangın vardı.There was a big fire near my house last night.
Dergiler masanın yanında yığılı.The magazines are piled up next to the table.
Yanında bir şemsiye getirdin mi?Did you bring an umbrella with you?
Şemsiyeni yanına al.Take your umbrella with you.
Ne yazık ki, onu yanınızda getiremezsiniz.Unfortunately, you cannot bring him along.
Bu göletin yanında oynamak çocuklar için tehlikelidir.It is dangerous for children to play near this pond.
Çocuklarınızı yanınızda getirin.Bring your children along.
Öldüğünde onu yanına alamazsın.You can't take it with you when you die.
Fark etmeden dükkânın yanından geçtik.We went by the shop without noticing it.
Okulumuzun yanında büyük bir park var.There is a big park near our school.
Biz masayı o pencerenin yanına koyduk.We put the desk by that window.
Biz nehrin yanında kamp yapmaya gittik.We went camping near the river.
Biz pazar günleri evimizin yanındaki parkta yakalamaca oynarız.We play catch in the park near our house on Sundays.
Ben onun yanında oturdum.I sat by his side.
Evimin yanında birkaç dükkân var.There are some shops near my house.
Evimin yanında bir okul vardır.There is a school near my house.
Evimin yanında bir park vardır.There is a park near my house.
Evimin yanında güzel bir park var.There is a beautiful park near my home.
Benim ev onunkinin yanında küçük görünüyor.My house seems small beside his.
Okulumun yanında büyük bir park vardır.There is a big park near my school.
Onun yanında, ben bizim sınıfta en hızlı koşucuyum.Next to him, I'm the fastest runner in our class.
John'un yanına oturdum.I sat next to John.
Ben, bu tartışmada onların yanında yer aldım.I took sides with them in the argument.
Doğrudan eve gelme yerine uzun bir yol yürüdüm ve postanenin yanında durdum.Instead of coming directly home, I took the long way and stopped by the post office.
İstasyonun yanında yaşlı bir adamla tanıştım.I met an old man near the station.
Dün evinin yanından geçtim.I passed by her house yesterday.
Ben pencerenin yanında oturmayı severim.I like sitting by the window.
Ben annemin yanına koştum.I ran to my mother.
Arabamı kapının yanına park ettim.I parked my car by the gate.
Trenin evimin yanından geçişini duymaya alışkınım.I am used to hearing the train pass by my house.
Kaza kavşağın yanında oldu.The accident took place near that intersection.
İlgili Sayfalar