yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yanında kalabilir miyim? Gidecek hiçbir yerim yok.Can I stay at your place? I have nowhere to go.
Yanınızda bir kaleminiz var mı?Do you have a pen on you?
Yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you.
Erkek kardeşini yanında getir.Bring your brother with you.
Senin yanında, Ben bu oyunda sadece bir acemiyim.Beside you, I'm only a beginner at this game.
Şemsiyeni yanına alman akıllıcaydı.It was wise of you to take your umbrella with you.
Havaalanının yanında bir oteli tercih ederim.I prefer a hotel by the airport.
Bankanın yanında eski bir arkadaşa rastladım.I ran across an old friend near the bank.
Kilisenin yanından geçelim.Let's pass by the church.
Yurtdışına çıkınca kızını yanında götürdü.He took his daughter with him whenever he went abroad.
Ne olursa olsun yanında olacağım.I will stand by you whatever happens.
Kraliçe kralın yanında durdu.The queen stood beside the king.
Yağmurun yanında şiddetli rüzgarları yaşadık.Besides the rain, we experienced heavy winds.
Yağmur yağma ihtimaline karşı yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you in case it rains.
Yağmur gibi görünüyor. Yanına bir şemsiye alsan iyi olur.It looks like rain. You had better take an umbrella with you.
Yağmur ihtimaline karşı şemsiyeni yanına al.Take your umbrella with you in case it rains.
Yağmur yağması ihtimaline karşı şemsiyeni yanına al.Take your umbrella with you in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşın yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it should rain.
Yağmur yağmaya başlar diye yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it begins to rain.
Parkın yanında bir kahve dükkânı vardı.There used to be a coffee shop near the park.
Evimin yanında bir kilise var.There is a church near my house.
Eğer yanında bir harita taşısaydı kaybolmazdı.If he had carried the map with him, he wouldn't have got lost.
Mary yanında uyuyan bir kediyle okuyordu.Mary was reading, with a cat sleeping beside her.
Herkese karşı kaba davranamazsın ve sonsuza dek onun yanına kalacağını bekleyemezsin.You can not be rude to everyone and expect to get away with it forever.
Herkes onun yanına oturmak istiyor.Everybody wants to sit beside her.
İhtiyacın olduğunda yanında olan dost gerçek dosttur.A friend in need is a friend indeed.
İhtiyacın olduğunda yanında olacağım.I'll stand by you in time of need.
Neredeyse her turist yanında bir kamera taşır.Almost every tourist carries a camera with him.
Bay Brown her zaman yanında bir kitap taşır.Mr Brown always carries a book with him.
Bill denizin yanında yaşıyor.Bill lives near the sea.
Otobüs durağı bizim okulun yanındadır.The bus stop is near our school.
Pasaportun yanında mı?Do you have your passport?
Peçeteleri katla ve her tabağın yanına bir tane koy.Fold the napkins and put one by each plate.
Masanın yanındaki ne?What's beside the desk?
Ne olursa olsun senin yanında olacağım.No matter what happens, I'll stand by you.
Kapının yanında bir köpek var.There's a dog by the door.
Kapının yanında bir erkek çocuk var.There is a boy near the door.
Kapının yanında duran genç benim erkek kardeşimdir.The boy standing by the door is my brother.
Ceketini kapının yanındaki askıya as.Hang your jacket on the hook by the door.
Kapının yanındaki bisiklet benimdir.The bicycle by the door is mine.
Masanın yanında dört sandalye vardı.There were four chairs by the table.
Yanında iki kutu bedava ayakkabı cilası ile birlikte onlar sadece 50 dolar.They're only $50 with two cans of shoe polish free of charge.
O, eğitimin yanında temel sorundur.That is the principle problem next to education.
Kanepe masanın yanında ön tarafta.The couch is in the foreground next to the table.
Tartışmada onun yanında yer aldık.We sided with him in the controversy.
Oğlan babasının yanına yürüdü.The boy trotted to his father's side.
Sözlüğü yanında bulundur.Keep the dictionary by you.
Kaza onun evinin yanında gerçekleşti.The accident took place near his home.
Tartışmada ben onun yanında yer aldım.I took his side in the argument.
Evin yanında bir nehir var.There is a river beside the house.
Sandalye pencerenin yanında değildir.The chair is not near the window.
Pastane kasabın yanındadır.The baker's is next door to the butcher's.
Bir adam içeri geldi ve onun yanındaki tabureye oturdu.A man came in and sat on the stool next to her.
Yanında sos istiyorum.I'd like the sauce on the side.
Bay Johnson'ın evi evimin yanındadır.Mr Johnson's house is next to my house.
Jack'in yanında oturan güzel kız kim?Who is the pretty girl sitting beside Jack?
Partide Jack ve Mary'nin yanındaki kimdi?Who was at the party beside Jack and Mary?
Eğer kolesterolü önlemek istiyorsanız yanında yağ olmadan yağsız et yiyin.If you want to avoid cholesterol, eat lean meat with no fat.
Bu katlanan şemşiyeyi yanına al. Yararlı olabilir.Take this folding umbrella with you. It might come in handy.
Bunun yanında, onun sağlık durumu iyiydi.Aside from this, he was in good health.
İlgili Sayfalar