yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tüm eşyalarınızı yanınıza almayı unutmayın.Be sure to take all your belongings with you.
Haruki'nin yanında çok parası yok.Haruki doesn't have much money with him.
Yanında bozuk para var mı?Do you have small change with you?
Itfaiye istasyonu karakolun yanındadır.The fire station is next to the police station.
Gazete sizin yanınızda.The newspaper is by your side.
İnsanlar sahilin yanında oynuyorlar.People are playing near the beach.
Birkaç kız kapının yanında duruyor.Several girls are standing beside the gate.
Tapınağın yanında uzun bir ağaç vardı.There used to be a tall tree near the temple.
Biz nehrin yanında çadır kurduk.We set up the tent next to the river.
Pencerenin yanında duran kızı tanıyor musun?Do you know the girl standing by the window?
Pencerenin yanında bir masa var mıdır?Is there a desk by the window?
Pencerenin yanında oturmayı tercih etmez misiniz?Wouldn't you rather sit by the window?
Pencerenin yanında bir masa alabilir miyiz?Could we have a table by the window?
Pencerenin yanında bir masa istiyorum.I'd like a table by the window.
Pencere yanında masanız var mı?Do you have a table near the window?
Pencerenin yanında masanız var mı?Do you have a table near the window?
Pencere yanında koltuk istiyorum.I'd like a window seat.
Pencerenin yanında bir koltuk istiyorum, lütfen.I'd like a window seat, please.
Çoğunluk onun yanındaydı.The majority was for him.
Elçilik, yargıtayın yanında yer almaktadır.The embassy is located next to the Supreme Court.
Adam Tom'un sandalyesinin yanında durdu.He stopped by Tom's chair.
Göletin yanında bir adam var.There is a man by the side of the pond.
Okumaktan, şöminenin yanında sarılmaktan ve yavaş dans etmekten zevk alırım.I enjoy reading, cuddling by the fireplace and slow dancing.
Mülteciler ülkenin dört bir yanından içeri girdiler.Refugees poured in from all over the country.
Yaptığı hileyi yanına kar bırakmamalısın.You shouldn't let him get away with cheating.
Hepimiz onun yanında gittik.All of us went besides him.
O, her zaman onun yanında yer alır.He always takes sides with her.
Yanına bir şemsiye almadı.He didn't take an umbrella with him.
Onun o zaman yanında parası yoktu.He had no money with him then.
O yürüyerek evin yanından geçti.He walked past the house.
O zaman yanına bir şey almadı.He did not have anything with him then.
O, eli cebinde kapının yanında duruyorduHe was standing by the gate with his hand in his pocket.
Ailesinin yanında oturuyordu.He sat surrounded by his family.
O, erkek kardeşinin yanında duruyordu.He was standing by his brother.
O, kapının yanında bir köpek gördü.He saw a dog near the door.
Onun yanında az parası var.He has little money with him.
Bir işadamı olmasının yanında, o bir müzisyen de.Besides being a businessman, he is a musician.
O, arabasını kaldırımın yanına park etti.He parked his car beside the sidewalk.
O, dünyanın dört bir yanını gezdi.He traveled around the world.
Öğrencilerinin yanında kötü bir ünü var.He has a bad reputation with his students.
O, erkek kardeşinin yanında genç görünüyordu.He looked young beside his brother.
Ateşin yanında ıslak elbiselerini kuruttu.He dried his wet clothes by the fire.
O onun yanına gitti ve tokalaştı.He went up to her and they shook hands.
O, onun yanına oturdu.He sat next to her.
O, kız kardeşini yanında götürdü.He took his sister along.
O her gün şemsiyesini yanında taşır.He carries his umbrella about with him every day.
Gözleri kapalı onun yanında oturdu.He sat beside her with his eyes closed.
O yanında bir çalar saati almadan asla yolculuk yapmaz.He never travels without taking an alarm clock with him.
Yanında duran kadına bazı sorular sordu.He asked some questions of the lady standing next to him.
Onların Kalküta'dan New York City'ye kadar dünyanın dört bir yanında şubeleri var.They have branches all over the world, from Calcutta to New York City.
Onlar ateşin yanında oturdular.They sat down by the fire.
Onlar okulun yanında yaşıyorlar.They live near the school.
Onlar dün onun evinin yanından geçtiler.They passed by her house yesterday.
Onun yanında getirdiği çocuk çok yakışıklıydı.The boy who she brought with her was very handsome.
O, güzel olmanın yanında kibar ve zekidir.Besides being beautiful, she is kind and intellectual.
O, Kamakura'daki denizin yanında kocası ile mutlu bir hayat sürüyor.She's leading a happy life with her husband near the sea in Kamakura.
O, gölün yanında yaşıyor gibi görünüyor.She seems to be living by the lake.
Kız kardeşinin yanında kısa görünüyor.She seems short beside her sister.
Yanına iki parça bagaj aldı.She took two pieces of baggage with her.
O yanına fazla bagaj almadı.She didn't take much baggage with her.
İlgili Sayfalar