yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Soluk tenli uzun boylu bir adam odaya girdi ve Tom'un yanına oturdu.A tall man with a sallow complexion walked into the room and sat down next to Tom.
Beş dakika içinde senin yanında olacağım.I'll be with you in five minutes.
Tom spor çantasını onun yanındaki koltuğa koydu.Tom put his duffle bag on the seat next to him.
Tom Mary'nin yanındaki yolcu koltuğuna oturdu.Tom sat in the passenger seat beside Mary.
Eve giderken süpermarketin yanında durmayı unutma.Don't forget to stop by the supermarket on your way home.
Tom her şeyi yanına aldı.Tom took everything with him.
Tom'un sırt çantası kapının yanında.Tom's backpack is near the door.
Yanında hiç aspirin var mı?Do you have any aspirin on you?
Banyo odanızın yanında.The bathroom is next to your room.
Tom onun yanına oturdu.Tom sat down beside her.
Lütfen çöpünü yanına al ve onu özenli bir şekilde at.Please take your rubbish with you and dispose of it thoughtfully.
Pencerenin yanındaki masayı kullanmayın.Don't use the table next to the window.
Sandalye kapının yanında duruyor.The chair stands next to the door.
Tom yaşadığı yerin yanındaki bir otelde benim için bir oda rezervasyon yaptırdı.Tom booked a room for me at a hotel near where he lived.
Birlikte çalıştığım birinin yanında yaşıyorsunYou live next to somebody I work with.
Yanında olamayız ve bunun olmasına izin veremeyiz.We can't stand by and let this happen.
Tom sorunun yanından kaçtı.Tom sidestepped the question.
Bu senin yanına kar kalamaz.You can't get away with this.
Tom Mary'nin yanında yığılıp kaldı.Tom slumped down next to Mary.
Tom senin yanında değil mi?Isn't Tom on your side?
Senin yanında oturan kim?Who are you sitting next to?
Tom buraya geldiğinde çoğunlukla Mary'yi yanında getirir.Tom often brings Mary with him when he comes here.
Tom'un yanında bir kurşun kalemi yok.Tom never has a pencil with him.
Tom yanında karısını ve çocuklarını getirebilir.Tom might bring his wife and children with him.
Tom hiç yanında parası var gibi görünmüyor.Tom never seems to have any money on him.
Tom Mary'nin yanına oturdu ve foto albümünü açtı.Tom sat beside Mary and opened the photo album.
Yanında şemsiyen olması iyi bir şey.It's a good thing you have your umbrella with you.
Yanında oturduğun adam kimdi?Who was the man you were sitting next to?
Yanında bir şeylerin var mı?Do you have your stuff with you?
Tom kapının yanında duran adamın kim olduğunu merak ediyordu.Tom wondered who the man standing near the gate was.
Kapının yanında üç valiz var.There are three suitcases near the door.
O kapının yanındaydı.It was next to the door.
Çocuklarınız sizin yanınızda olacak.Your kids will stand by you.
Pencerenin yanında olan ön sırada Tom'un yanına oturmayı tercih ediyorumI prefer to sit in the front row near the window next to Tom.
Sadece güvenli tarafta olmak için neden yanına bir şemsiye almıyorsun?Just to be on the safe side, why don't you take an umbrella with you?
Evin yanından geçti.He passed by the house.
Tom benzin istasyonun yanında küçük bir mağazaya sahip.Tom owns a small store next to the petrol station.
Onların yanında oturmuyorum.I'm not sitting next to them.
Onun yanında oturmuyorum.I'm not sitting next to him.
Onların yanında oturuyordum.I was sitting next to them.
Onun yanında oturuyordum.I was sitting next to him.
Onu yanında oturuyordum.I was sitting next to her.
Senin yanında oturmak istemiyorum.I don't want to sit next to you.
Yanınızda oturmak istemiyorum.I don't want to sit next to you.
Onların yanında oturmak istemiyorum.I don't want to sit next to them.
Onun yanında oturmak istemiyorum.I don't want to sit next to him.
Onların yanında oturabilir miyim?Can I sit next to them?
Onun yanında oturabilir miyim?Can I sit next to him?
Onların yanında yaşıyorum.I live next to them.
Onun yanında yaşıyorum.I live next to him.
Lütfen onları yanında götür.Please take them with you.
Onları yanında getir.Bring them with you.
Onu yanında getir.Bring him with you.
Biz onların yanında çömeldik.We crouched down beside them.
Onlar onun yanında çömeldi.They crouched down beside her.
Senin ve onların yanındaki nedir?What is it with you and them?
Senin ve onun yanında ne var?What is it with you and him?
Tom kendine kapının yanında bir koltuk buldu.Tom found himself a seat near the door.
Dan tren istasyonunun yanındaki yaşlı bayana zevzeklik etti.Dan mugged an old lady near the train station.
Dan Linda'nın ankesörlü telefonun yanında ağladığını gördü.Dan saw Linda crying near the pay phone.
İlgili Sayfalar