yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'nin yanında oturuyor.Tom is sitting next to Mary.
Tom Mary'nin yanında oturuyordu.Tom was sitting next to Mary.
Tom Mary'nin yanına oturmak istiyordu.Tom wanted to sit next to Mary.
Tom Mary'nin yanında yere oturdu.Tom sat on the floor next to Mary.
Tom Mary'nin yanındaki sandalyeye oturdu.Tom sat in the chair next to Mary.
Tom geçen pazar kilisede Mary'nin yanında oturdu.Tom sat beside Mary in church last Sunday.
Belki pencerenin yanındaki bir masada oturabiliriz.Maybe we can sit at a table near the window.
Tom ve Mary birbirlerinin yanında oturuyorlardı.Tom and Mary were sitting next to each other.
Bu resimde senin yanında oturan kim?Who's that sitting next to you in this picture?
Tom kapının yanındaki sınıfın arkasında oturmayı seviyor.Tom likes to sit in the back of the classroom next to the door.
Gecenin geri kalanını onun yanında geçirdim.I spent the rest of the night besides her.
Tom'un adresi Mary'nin yanında yoktu.Mary didn't have Tom's address with her.
Tom gazete büfesinin yanında.Tom is near the newsstand.
O, kız kardeşinin yanında oturuyor.He's sitting beside his sister.
Onu yanında eve götürmezsen, bu yemek sadece boşa gidecek.This food will just go to waste if you don't take it home with you.
Yanında çocuklarının resimleri var mı?Do you have pictures of your kids with you?
Seni kapının yanında bekleyeceğim.We'll wait for you near the gate.
Evimin yanındaki bir mağazada ihtiyacım olan şeyi alabilirim.I can buy what I need at a store near my house.
O, eşi ateşin yanında pişirirken, oturup okudu.He sat down and read while his wife was cooking by the fire.
Tom'un yanında yaşayan adam oldukça tuhaf.The man who lives next to Tom is quite peculiar.
Onu yanında götüremezsin.You can't take that with you.
Onu yanında götürebilirsin.You can take that with you.
Onu yanında götürmelisin.You should take it with you.
Lütfen Tom'u yanında götür.Please take Tom with you.
Sanırım Mary'nin yanında duran adam Tom'dur.I think the guy standing next to Mary is Tom.
Ben arabamı seninkinin yanına park ettim.I parked my car next to yours.
Yanına bir matara dolusu su almalısın.You should take a canteen full of water with you.
Yanına bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella with you.
Tom'u yanında götürmeyi planlıyor musun?Are you planning on taking Tom with you?
Tom'u yanında getirmemeliydin.You shouldn't have brought Tom with you.
Tom pencerenin yanında durdu.Tom stood near the window.
Tom yanındaki adama döndü ve ona saatin kaç olduğunu sordu.Tom turned to the man next to him and asked him what time it was.
Onların yanına gitmeyin.Do not go near them.
Tom Mary'yi yanında götürdü.Tom took Mary along.
Tom kitabı kapattı ve koltuğunu yanındaki küçük masanın üzerine koydu.Tom closed the book and put it on the small table next to his chair.
Tom gözlüğünü masaya bilgisayarının yanına koydu.Tom set his glasses down on the desk next to his computer.
Tom kapının yanında durdu.Tom stood near the door.
Tom ateşin yanında bir battaniyede uzanıyor.Tom is lying on a blanket near the fire.
Tom kapının yanında çömeldi.Tom crouched down by the gate.
Tom masasının yanında duruyor.Tom is standing near his desk.
Tom kapının yanında duruyor.Tom is standing near the door.
Tom beni yanında götürecek.Tom is going to take me with him.
Tom yanına fazla bagaj almadı.Tom didn't take much luggage with him.
Tom evimin yanında durdu.Tom stopped by my house.
Bu Tom'un yanına kâr kalacaktı neredeyse.Tom almost got away with it.
Bu, yanına kâr kalmayacak.You'll never get away with it.
Tom Mary'nin yanında duruyor.Tom is standing next to Mary.
Tom Mary'nin hemen yanında duruyor.Tom is standing right next to Mary.
Tom pencerenin yanında duruyor.Tom is standing near the window.
Tom sizin yanınızda durmaya istekli.Tom is willing to stand by you.
Yanında cep telefonun var mı?Do you have a cell phone with you?
Tom onunkinin yanındaki sandalyeyi gösterdi.Tom pointed to the chair next to his.
Tom Mary'nin şöminenin yanında durduğunu gördü ve onunla konuşmak için uğradı.Tom saw Mary standing by the fireplace and went over to talk to her.
Tom onu fark etmeden bile yürüyerek Mary'nin yanından geçti.Tom walked past Mary without even noticing her.
Tom ve Mary nehrin yanında birkaç kır çiçeği topladı.Tom and Mary picked some wildflowers by the river.
Tom evimizin yanındaki okulda tarih öğretiyor.Tom teaches history at the school near our house.
Kurunun yanında yaşı da yakma.Don't throw the baby out with the bathwater.
Tom'u çocuklarımın yanına salma.Don't let Tom near my kids.
Tom'un yanına çömeldiler.They crouched down beside Tom.
Onun giysileri odanın her yanına dağılmış ve şapkasını yatağın dibinde buldu.Her clothes were strewn about the room, and she found her hat at the foot of the bed.
İlgili Sayfalar