yanın ile cümle
yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dan kiralık arabayı polis istasyonunun yanına park etti.Dan parked the rental car near the police station.
Yanında gitarın var mı?Do you have your guitar with you?
Gitarın yanında mı?Do you have your guitar with you?
Yanında gördüğüm o kadın kimdi?Who was that woman I saw you with?
Ofisin yanındaki bir restoranda Tom'la birlikte öğle yemeği yedim.I had lunch with Tom at a restaurant near the office.
Tom Mary'nin yanındaki kanepede oturuyordu.Tom was sitting on the couch next to Mary.
Anahtarlar şapkamın yanındaki konsolda.The keys are on the dresser next to my hat.
O, nehrin yanında oturdu.He sat next to the river.
Tom, Meryem'in yanında olmasını arzuladı.Tom wished Mary was with him.
İki çocuk evin yanında oynadı.Two children played by the house.
Tom ve Mary şelâlenin yanında piknik yaptı.Tom and Mary had a picnic by the waterfall.
Tom, Mary'yi Boston'a yanında götürmek istedi.Tom wanted to take Mary with him to Boston.
Eğer uçurumdan düşmek istemiyorsanız, onun yanında durmayın.If you don't want to fall off the cliff, don't stay near it.
Tom Mary'nin yanına oturmak istemedi.Tom didn't want to sit next to Mary.
Tom gitti ve Mary'nin yanına oturdu.Tom went over and sat down next to Mary.
Yarın aletlerini yanında getir.Bring your tools with you tomorrow.
Pencerenin yanında oturmayı sevmem.I don't like sitting by the window.
Köpeğini yanında getirme.Don't bring your dog with you.
Çadırın yanında yerde duran bir sürü boş şarap şişeleri vardı.There were a lot of empty beer bottles lying on the ground near the tent.
Ben gecenin geri kalanını onun yanında geçirdim.I spent the rest of the night beside her.
Gelecek yıl tatil için senin yanına geleceğim.For my vacation next year, I am going to come visit you.
Onlar yanını söndürmek için birlikte çalıştılar.They worked together to extinguish the fire.
Polis cesedin yanında bir mermi kovanı buldu.The police found a cartridge case next to the body.
O onun yanında duruyordu.She was standing near him.
Nehrin yanında bir çelik fabrikası var.There is a steelworks beside the river.
Tom'un yanında oturduğuma inanamıyorum.I can't believe I'm sitting next to Tom.
Mary'nin yanında oturduğuma inanamıyorum.I can't believe I'm sitting next to Mary.
Senin yanında durduğum zaman çığlık atma.Don't scream when I stand next to you.
Festival arefesinde insanlar nehrin yanında bir yürüyüş için dışarı çıkarlar.On the eve of the festival, people go out for a walk by the river.
Piyanonun yanında başka herhangi bir enstrüman çalıyor musun?Do you play any other instruments besides the piano?
O denizin yanında yaşıyor fakat nasıl yüzüleceğini bilmiyor.She lives by the sea, but she doesn't know how to swim.
Tom babasının yanına oturdu ve onunla futbol maçını izledi.Tom sat next to his father and watched the football game with him.
Tom Mary'nin yanında oturmamaya karar verdi.Tom decided not to sit next to Mary.
Tom'u Mary'nin motosikletinin yanında dururken gördüm.I saw Tom standing next to Mary's motorcycle.
Yalnız olmak yanında birkaç aptalla birlikte olmaktan daha iyidir.It's better to be alone than with some dumbass by your side.
Bunun yanında işşizlik artıyor.Besides that, unemployment is increasing.
Şemsiyenin yanında olmadığını farkettiğinde neredeydin?Where were you when you realized that you didn't have your umbrella?
Şemsiyenizin yanınızda olmadığını farkettiğinizde neredeydiniz?Where were you when you realized that you didn't have your umbrella?
Sayılar kapılarda veya kapıların yanında.The numbers are on the doors or next to the doors.
Tom, Mary'yi evinin hemen yanına gömdü.Tom buried Mary right beside his house.
Bir kafatası şeklinde bir asteroid, Cadılar Bayramı'nda Dünya'nın yanından geçip gitti.A skull shaped asteroid flew by the Earth on Halloween.
Tom bugün aletlerini yanında getirmedi.Tom didn't bring his tools with him today.
Tom'un yaptığı yanına kâr kalmayacak.Tom will never get away with it.
Yanında biraz para getir.Bring some cash with you.
Yanında çok para var mı?Do you have a lot of money with you?
Bu köpeğin yanına gitme.Don't go near this dog.
Divanda onun yanına oturdu.She sat next to him on the sofa.
O onun yanında.He's next to her.
Bana benzeyen ve kız kardeşimin yanında duran adam benim ikiz erkek kardeşimdir.The man who looks like me standing next to my sister is my twin brother.
Bu sefer Tom'un yaptığı yanına kar kalmayacak.Tom isn't going to get away with it this time.
Arabanın yanında beni bekle!Wait beside the car for me!
Çelik yapının yanında güller var.There are roses next to the steel building.
Tom seyahat ederken onu yanında getirmez.Tom doesn't carry much with him when he travels.
Fırın mezbahanın yanında.The bakery is next to the butchery.
O, havuzun yanında uzandı.She lounged by the pool.
Buraya geldiğinde şapkayı yanında getir.Bring the hat with you when you come over.
Sıcak bir şöminenin yanında oturmak hoştur.It's nice sitting alongside a hot fireplace.
Ben pencerenin yanındaki bir yatak istiyorum.I want a bed next to the window.
Pasaportunu yanında bankaya getirmelisin.You must bring your passport with you to the bank.
Ben tamamen senin yanındayım.I'm completely on your side.
İlgili Sayfalar