Ana içeriğe geç
Sözlük

yanımda ile cümle

yanımda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.我 聽 見 有 一 位 從 殿 中 對 我 說 話 . 有 一 人 站 在 我 旁 邊
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.我 聽見 有 一 位 從殿 中對 我 說話 . 有 一 人 站在 我 旁邊
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››A gdym podniosła głos swój, i zawołała, tedy zostawił szatę swą u mnie, i uciekł precz.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››A když jsem hlasu svého pozdvihla a křičela, tedy nechal roucha svého u mne, a utekl ven.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Ale keď som pozdvihla svoj hlas a kričala som, zanechal svoje rúcho vedľa mňa a utiekol von.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Da ich aber ein Geschrei machte und rief, da ließ er sein Kleid bei mir und floh hinaus.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››És mikor fenszóval kezdtem kiáltani, ruháját nálam hagyá és kifuta.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Et comme j`ai élevé la voix et que j`ai crié, il a laissé son vêtement à côté de moi et s`est enfui dehors.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Hij is er vandoor gegaan toen ik schreeuwde. Maar hij heeft zijn mantel achtergelaten."
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››내가 소리질러 불렀더니 그가 그 옷을 내게 버려두고 도망하여 나갔나이다
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Ma appena io ho gridato e ho chiamato, ha abbandonato la veste presso di me ed è fuggito fuori»
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››mas, levantando eu a voz e gritando, ele deixou comigo a capa e fugiu para fora.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Men då jag hov upp min röst och ropade, lämnade han sin mantel kvar hos mig och flydde ut.»
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››men da jeg gav mig til at råbe, lod han sin Kappe blive hos mig og flygtede ud af Huset."
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››men da jeg satte i å rope, lot han sin kappe efter sig hos mig og flyktet ut av huset.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››mutta kun minä kirkaisin ja huusin, jätti hän vaippansa viereeni ja pakeni ulos".
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››nhưng khi tôi cất tiếng la lên, nó tuột áo lại bên tôi, rồi chạy trốn ra ngoài.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››nhưng khi tôi cất_tiếng la lên , nó tuột áo lại bên tôi , rồi chạy trốn ra ngoài .
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Pero cuando yo alcé la voz y grité, él dejó su manto a mi lado y escapó afuera
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Şi cum am ridicat glasul şi am ţipat, şi -a lăsat haina lîngă mine, şi a fugit afară.``
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Tetapi ketika saya berteriak, ia lari ke luar dan jubahnya tertinggal.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››Toda ko sem zagnala glas in klicala, je pustil obleko svojo poleg mene in pobegnil iz hiše.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››και ως υψωσα την φωνην μου και εβοησα, αφησας το ιματιον αυτου παρ' εμοι, εφυγεν εξω.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››но, като извиках с висок глас, той остави дрехата си при мене и избяга вън.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››но, когда я подняла вопль и закричала, он оставил у меня одежду свою и убежал вон.
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››ויהי כהרימי קולי ואקרא ויעזב בגדו אצלי וינס החוצה׃
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››وكان لما رفعت صوتي وصرخت انه ترك ثوبه بجانبي وهرب الى خارج
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››我 放 聲 喊 起 來 、 他 就 把 衣 裳 丟 在 我 這 裡 跑 出 去 了
Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı.››我 放 聲喊 起來 、 他 就 把 衣裳 丟 在 我 這裡 跑出 去了
Ama seni yanımda tutabilirim.De csak így tudlak magam mellett tartani.
Ama seni yanımda tutabilirim.Με αυτόν τον τρόπο μπορώ να σε κρατήσω στο πλάι μου.
Ama seni yanımda tutabilirim.هذه هي الطريقة الوحيدة للبقاء الى جانبك
Ameliyat oldasındayım. Yanımda Bob var, kendisi gönüllü donor.En salle d'opération, nous avons Bob ici présent, qui est un donneur volontaire.
anan yanımda bazıları aslında liseli değildir eyvahh liseli...!Alleen ík kan voor altijd leven.
anan yanımda bazıları aslında liseli değildir eyvahh liseli...!Aucun signe de lui, Monseigneur.
anan yanımda bazıları aslında liseli değildir eyvahh liseli...!Dai ca Hai?
Ancak orada dururken, yanımdaki üç takım arkadaşımla birlikte tarihe geçecek fırsatla yüz yüzeydim.E ali estava eu e os três companheiros de equipa, perante a oportunidade de entrar na História.
Ancak orada dururken, yanımdaki üç takım arkadaşımla birlikte tarihe geçecek fırsatla yüz yüzeydim.그럼에도 거기 팀 동료들 곁에서 역사를 이룰 기회를 앞두고 있었어요.
Ancak orada dururken, yanımdaki üç takım arkadaşımla birlikte tarihe geçecek fırsatla yüz yüzeydim.И вот я тут, рядом мои товарищи по команде, перед нами возможность войти в историю.
Ancak orada dururken, yanımdaki üç takım arkadaşımla birlikte tarihe geçecek fırsatla yüz yüzeydim.לא הייתי מבוגר מספיק אפילו להכנס לסרט שמוגבל למעל גיל 13 לבד כשהחלום שלי השתרש,
Ancak orada dururken, yanımdaki üç takım arkadaşımla birlikte tarihe geçecek fırsatla yüz yüzeydim.لكنني ها أنا ذا واقف، وثلاثة من زملائي بجانبي، و أمامنا فرصة صناعة تاريخ.
Ancak orada dururken, yanımdaki üç takım arkadaşımla birlikte tarihe geçecek fırsatla yüz yüzeydim.歴史に名を残すチャンスに 直面していた ほんの一瞬 頭をよぎったのは
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Juuri nyt minua estettäisiin- -ja minulle näytettäisiin oikea tie.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Ma adesso sono circondato da persone che mi fermano e mi indicano le decisioni più giuste da prendere.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Men nu har jag folk omkring mig som hindrar mig- -och visar mig rätt väg.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Men nu har jeg folk omkring mig, der forhindrer mig i det - - og viser mig den rigtige vej.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Pero ahora hay gente que me detendría y me mostraría el camino correcto.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Porém, agora, há pessoas que me impedem de o fazer e me mostram o caminho certo a seguir.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.W tej chwili są przy mnie ci, którzy mnie powstrzymają i wskażą właściwą drogę.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Τώρα όμως, έχω ανθρώπους που θα με σταματήσουν. Θα μου δείξουν το σωστό μονοπάτι.
Ancak şu anda beni durduracak doğru yolu gösterecek insanlar var yanımda.Но сейчас вокруг меня люди, которые остановят меня и укажут, каким путём надо идти.
Artık böyleydi. Düşündüğüm ilk şey annemdi, yanımda ağlıyordu.Az első amire gondoltam az édesanyám volt, aki mellettem sírt.
-Artık senin oldu. -Hep yanımda olsun isterim.Det är ditt ben nu.
Aslinda, şu anda sahnede yanımdalar: Asma, manolya, gerçekten çarpıcılar.Je les ai d'ailleurs ici avec moi sur la scène : voyez les vignes, les magnolias ; tout simplement splendide.
Aslinda, şu anda sahnede yanımdalar: Asma, manolya, gerçekten çarpıcılar.Vlastně je mám s sebou na pódiu: vinná réva, magnólie, skutečně nádherné.
Aslinda, şu anda sahnede yanımdalar: Asma, manolya, gerçekten çarpıcılar.Власне, я маю їх із собою на сцені: виноградні грона, магнолії - справді дивовижно.
Aslinda, şu anda sahnede yanımdalar: Asma, manolya, gerçekten çarpıcılar.Всъщност, те са тук на сцената при мен: лози, магнолии, наистина изумителни.
Aslinda, şu anda sahnede yanımdalar:De facto, tenho-as no palco comigo.
Aslinda, şu anda sahnede yanımdalar:De fapt, le am pe scenă cu mine:
Aslinda, şu anda sahnede yanımdalar:De hecho, las tengo aquí en el escenario:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod