Ve yanımda bir santrifüj makinası, kuru buz, iğneler ve tüpler götürdüm.And I took out a centrifuge and dry ice and needles and tubes.
Ancak orada dururken, yanımdaki üç takım arkadaşımla birlikte tarihe geçecek fırsatla yüz yüzeydim.Yet there I stood, my three teammates by my side, facing the opportunity to make history.
Yanımda babamın çantası yok muydu?Didn't I have my father's bag?
- Ne kadardır yanımda çalışıyorsun?I'm a little edgy. - How long you work for me?
Size de ihtiyacım var, yanımda olmanız gerek.I need you on board. I need you with me.
Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.I brought along with me an abalone shell.
180 kilo, yaklaşık 400 pound, yiyecek, yakıt ve erzağı yanımda çekiyordum.I was dragging 180 kilos of food and fuel and supplies, about 400 pounds.
Düşündüğüm ilk şey annemdi, yanımda ağlıyordu.The first thing I thought about was my mom, who was crying over beside me.
Benim yanımda babalık vardı, Ama Gil Dong yalnız.I had the old man with me, but Gil Dong is alone.
O günden beri bu fotoğrafı hep yanımda taşıyorum.I've carried this photograph with me every day since then.
Fakat ben uzaya gittiğimde yanımda götürdüğüm bazı şeyler oldu. Bunlardan biriBut when I went into space, when I went into space I carried a number of things up with me.
Şu anda Mozilla offices'teyim ve yanımda bir şey çaldı.I'm in the Mozilla offices right now. And there is there is something ringing next to me.
Aslında onunda şu anda yanımda olmasını isterdim !Actually, I would like to have Moon to stay by my side.
Sonra bakıyorum -- yanımdaki kulvara, ikinci kulvar, 12.8Then I'm looking: the next lane, lane two, is 12.8.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.And after she did this four or five times, she swam by me with this dejected look on her face.
Bu yüzden yanımdayken ne kadar sinirli olursan ol, katlan.So even if you're shaking to death, bear it.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.I was on crutches, my wife was next to me, my girls were doing these rockstar poses up ahead.
Olur, gerçi benim bol etlim hemen yanımda ama pizzaya da hayır demem.Okay, I've got my own meat-lover right here. But pizza sounds good too.
Yanımda bir de ateş masası var.I also have with me a flame table.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.It's strange but when you were around, I hated your guts, but your absence has me missing you.
Küçüklüğümden beri daima yanımda oldun.Since I was little, you were always at my side.
Bunlar gerçekten çok dehşettir ! Yanımdan ayrılma !These are really horrific ! stay close !
Oraya yanımda hiçbir medikal ekipman olmadan koştum.I ran there by foot. I had no medical equipment.
Aslinda, şu anda sahnede yanımdalar: Asma, manolya, gerçekten çarpıcılar.Actually, I have them on stage with me: grapevines, magnolias -- truly stunning.
Nereye gitsem her zaman Lumix'im yanımdadır.I always have my Lumix on me - everywhere I go!
Katolik kilisesi ayinlerine gidiyordum; komşularımızı da yanımda sürüklüyordum.I went to Catholic mass. I tagged along with my neighbors.
Ben askere gidince onu da yanımda götüreceğim.When I get drafted, I'll take him with me.
Gözlüğüm yanımda değil.I don't have my glasses.
İnsanlar aleyhime oy verirse... ...ve saraydan kovulursam yine de yanımda olacaksın, değil mi?If the people vote against me, and I get chased out of the palace, you'll still be with me, right?
Bu gece ne olursa olsun yanımda olduğun sürece pişmanlık duymayacağımlf you are by my side I have no regrets
Ama seni yanımda tutabilirim.But that's how I can keep you by my side.
Demek istediğim... ...sabaha kadar yanımda kalırsan... ...odanın soğuk olup olmamasını takmam.I mean, If you are going to stay with me until morning, I don't care if it feels like a freezer.
Bir şey olur diye endişelenip tüm gece yanımda kalırsın.You'll worry that something could happen and stay by my side all night long.
Yanımda köpekbalığı kafesi getirmiştim, ve köpekbalığı biyologu arkadaşım Wes Pratt kafesin içinde.I brought along a shark cage here, and my friend, shark biologist Wes Pratt is inside the cage.
Sana yanımda olmanın tehlikeli olabileceğini söylemiştim !I said being by my side can be dangerous!
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?You were running away from Oh Ha Ni and finding comfort in me right?
Koltukta uyuyorum.. Kimse yanımda olmadan--Sleeping on the coach... with nobo--
Onu, nereye gidersem gideyim yanımda götürüyorum.I take this with me wherever I go. man speaking native language: Phone.
Böylece artık arkadaşlarımın her zaman yanımda taşıyabileceğim koleksiyonuna sahibim.So now I have this collection of my friends
Evet birazdan Stenberg'i arayıp ona, yanımda bir bayan olacağını söyleyeceğim.Yes, I'll just call Stenberg and tell him I'll have a lady with me.
Tanrılar kesinlikle yanımda!The heavens are definitely on my side!
Bunu her yerde yanımda götürürüm.I carry these with me everywhere.
Gittiğim her yere yanımda taşıyabileceğim tek bavulum hayalgücümdü.Everywhere I went, I felt like my imagination was the only suitcase I could take with me.
Doğru, yanımda çalışanlardan öğrenmem gereken şeyler vardı.That's right, I needed some information from my staff.
Ve sadece aile degil, soyledigim gibi ailem her zaman yanimdaydi ama ayrica arkadaslarim da.I'm an entrepreneur.
Keşke hemen yanımda olsaydın.I wish you were Just next to me
Yanımda olduğuna eminim ...I'm sure I have it ...
Bunları yanımda getirdim çünkü bunlar büyükbabamın en sevdiği yazarlar tarafından yazılmış.I brought these books with me because they were written by my grandfather's favorite authors.
Yanımda bana eşlik edecek kimse yok.I have no one to see it with.
Yanımda olmak istiyorsan... ...Prenses olmamama yardım et.If you want to be on my side, help me not to be Princess.
-Hep yanımda olsun isterim. Herşeyimle yanındayım, gitmek istemiyorum.- I'll keep it here - Keep all of me; I'll refuse to go
Çörek satarken de , kemiklerini yanımda taşırım böylece kimse bana yamuk yapamaz!And no one will bully me ever!
Şimdi, Chris yanımda birkaç istatistik getirmemi istedi, ben de öyle yaptım.Now, Chris did ask me to bring some statistics with me, so I've done that.
Yanımda bir takvimler kitabı getirdim.I brought with me a book of calendars.
Yanımda Bob var, kendisi gönüllü donor.We have Bob here, who is a volunteer donor.
Tüm ameliyathane ekibi, genel anestezi, hemşireler ve öbür yanımda diğer bir doktor, hepsi hazır.Well we have a whole O.R. team, general anesthesia, nurses, and another doctor across from me.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.What I didn't know though, was most of those people, standing there with me, were Moonies.
Nefes bile alamıyordum, ama baktığımda yanımda annemi görünce gülümsemeden duramıyordum.I couldn't even breathe, but when I looked up and I saw my mother, I couldn't help but smile.
Bir yıl sonra yanımda bir AK-47 Kalaşnikof'la yaşıyordum.One year later, live with an AK-47 by my side.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.I lived there with nothing but water.