Ana içeriğe geç
Sözlük

yanımda ile cümle

yanımda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?Fugeai la confortabila de mine ca sa o eviti pe dificila Oh Ha Ni, huh?
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?Je rende weg naar de comfortabele ik om de moeilijke Oh Ha Ni te vermijden, Hè?
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?Kau melarikan diri dari permasalahan dengan mendekatiku, betulkan?
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?힘든 오하니 피해서 긴장 없는 나에게 도망치려고 그렇구나
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?Stavi correndo dalla rassicurante me, per evitare la complicata Oh Ha Ni, uh?
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?Tu fuis celle avec qui tu étais à l'aise pour affronter la difficile Oh Ha Ni, hein ?
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?Wcale nie uciekałeś do komfortowej mnie, aby uniknąć trudnej Oh Ha Ni, co?
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?Έτρεχες μακριά απ'την Ο Χα Νι και βρήκες παρηγοριά σε μένα έτσι;
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?Ты убегал к удобной мне от трудной Ха Ни?
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi??ברחת מאו הא ני ומצאת בי נחמה נכון
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?كنت تحاول الهرب إلى الراحه لدي لتتجنب اوه ها ني الصعبه..هاه؟
Yanımda rahatlamak için zor Oh Ha Ni'den kaçıyordun değil mi?ごめん
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Am supravietuit acolo doar cu apa.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Daar leefde ik met enkel water.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Elin siellä vain vedellä.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Ho vissuto lì dentro con nient'altro che acqua.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Ich habe in diesem Sarg mit nichts außer Wasser gelebt.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Jag överlevde på endast vatten.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.J'ai vécu là sans rien d'autre que de l'eau.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Jeg boede deri med intet andet end vand.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Kizárólag vízen éltem.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.저는 물 빼곤 아무것도 먹지않고 거기서 지냈습니다.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Neměl jsem tam nic jiného než vodu.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Tôi ở đó không cần gì ngoài nước.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Vivía allí dentro sin nada más que agua.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Vivi ali sem nada a não ser água.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Žil som tam iba z vody.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Żyłem tam bez niczego poza wodą.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Έζησα εκεί μέσα μόνο με νερό.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Оцелявах само на вода.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.Я прожил, не потребляя ничего, кроме воды.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.חייתי שם עם מים בלבד.
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.عشت هناك من دون أي شيء إلا الماء
Yanımda su dışında birşey olmadan yaşadım.それがあまりにも面白かったので
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Alleen Lukas is nog bij mij. Als je komt, breng dan Markus mee, want ik heb hem nodig.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Chỉ có một mình Lu-ca ở với ta. Hãy đem Mác đến với con, vì người thật có ích cho ta về sự hầu việc lắm.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Chỉ có một_mình Lu-ca ở với ta . Hãy đem Mác đến với con , vì người thật có_ích cho ta về sự hầu việc lắm .
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Egyedül Lukács van velem. Márkust magadhoz vévén, hozd magaddal: mert nekem alkalmas a szolgálatra.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.누가만 나와 함께 있느니라 네가 올 때에 마가를 데리고 오라 저가 나의 일에 유익하니라
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Luc seul est avec moi. Prends Marc, et amène-le avec toi, car il m`est utile pour le ministère.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Lukas allein ist bei mir. Markus nimm zu dir und bringe ihn mit dir; denn er ist mir nützlich zum Dienst.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Lukas er alene hos mig. Tag Markus og bring ham med dig; thi han er mig nyttig til Tjenesten.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Lukas er alene hos mig. Ta Markus og ha ham med dig! for han er mig nyttig til tjeneste.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Lukáš je samotný so mnou. Marka pojmi a doveď so sebou, lebo mi je veľmi užitočný k službe.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Lukež je sam pri meni. Marka vzemi in pripelji s seboj, kajti koristen mi je za službo.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Numai Luca este cu mine. Ia pe Marcu, şi adu -l cu tine; căci el îmi este de folos pentru slujbă.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Sám toliko Lukáš se mnou jest. Marka vezmi s sebou; nebo jest mi velmi potřebný k službě.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Sam tylko Łukasz ze mną jest. Marka wziąwszy, przywiedź ze sobą; bo mi jest bardzo pożyteczny ku posłudze.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Solo Luca è con me. Prendi Marco e portalo con te, perché mi sarà utile per il ministero
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Sólo Lucas está conmigo. Toma a Marcos y tráele contigo, porque me es útil para el ministerio
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.só Lucas está comigo. Toma a Marcos e traze-o contigo, porque me é muito útil para o ministério.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.ο Λουκας ειναι μονος μετ' εμου. Τον Μαρκον παραλαβων φερε μετα σου διοτι μοι ειναι χρησιμος εις την διακονιαν.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Ераст остана в Коринт, а Трофима оставиха болен Милит.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Лука один зо мною. Марка взявши приведи з собою, він бо менї потрібен на служеннє.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Марка возьми и приведи с собою, ибо он мне нужен для служения.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.ולוקס הוא לבדו עמדי קח את מרקוס והביאהו אתך כי יועיל לי למאד לעבודה׃
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.لوقا وحده معي. خذ مرقس واحضره معك لانه نافع لي للخدمة.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.獨 有 路 加 在 我 這 裡 。 你 來 的 時 候 要 把 馬 可 帶 來 . 因 為 他 在 傳 道 的 事 上 於 我 有 益 處 。 〔 傳 道 或 作 服 事 我
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.獨有路 加在 我 這裡 。 你 來 的 時候 要 把 馬可帶來 . 因為 他 在 傳道 的 事上 於 我 有益處 。 〔 傳道 或 作服 事 我
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.Fiecare din ei, cînd lucra, îşi avea sabia încinsă la mijloc. Cel ce suna din trîmbiţă stătea lîngă mine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod