Tüm ameliyathane ekibi, genel anestezi, hemşireler ve öbür yanımda diğer bir doktor, hepsi hazır.У нас для этого целая операционная команда, общая анестезия, медсёстры и ещё один доктор напротив меня.
Tüm ameliyathane ekibi, genel anestezi, hemşireler ve öbür yanımda diğer bir doktor, hepsi hazır.יש לנו את כל צוות הניתוח, הרדמה כללית, אחיות, ורופא אחר מולי.
Tüm ameliyathane ekibi, genel anestezi, hemşireler ve öbür yanımda diğer bir doktor, hepsi hazır.لدينا فريق عمليات متكامل، تخدير كامل، ممرضات وطبيب آخر يقابلني
Tüm ameliyathane ekibi, genel anestezi, hemşireler ve öbür yanımda diğer bir doktor, hepsi hazır.そして 私の前には他の医者もいます ボブは手術台にいます このような小さい針
Ülkenin öbür ucundan bu genleri bir tohum kataloğundan istetmiştim, yanımda getirmiş ekiyordum.Adunasem acele gene dintr-un catalog de seminte luat de prin tara, le-am cumparat si le plantam.
Ülkenin öbür ucundan bu genleri bir tohum kataloğundan istetmiştim, yanımda getirmiş ekiyordum.Dan saya mengumpulkan gen-gen ini dari sebuah katalog benih nasional, membawanya ke sini, dan menanamnya.
Ülkenin öbür ucundan bu genleri bir tohum kataloğundan istetmiştim, yanımda getirmiş ekiyordum.I to ja zamówiłem te geny z katalogu nasion, z drugiego końca kraju. Przyniosłem je i teraz sadziłem.
Ülkenin öbür ucundan bu genleri bir tohum kataloğundan istetmiştim, yanımda getirmiş ekiyordum.그리고 저는 씨앗 카탈로그를 보고 나라 반대편에서 이 유전자들을 주문했습니다. 저는 그것들 사서 심고 있었지요.
Ülkenin öbür ucundan bu genleri bir tohum kataloğundan istetmiştim, yanımda getirmiş ekiyordum.Είχα παραγγείλει τα γονίδια από έναν κατάλογο σπόρων, τους είχα φέρει εδώ και τους φύτευα.
Ülkenin öbür ucundan bu genleri bir tohum kataloğundan istetmiştim, yanımda getirmiş ekiyordum.И бях поръчал тези гени от другия край на страната, донесох ги дотук и в момента ги засаждах.
Ülkenin öbür ucundan bu genleri bir tohum kataloğundan istetmiştim, yanımda getirmiş ekiyordum.הבאתי את זה, ושתלתי את זה. והדבורה הזו, ללא ספק, הניחה שהיא החליטה:
Ülkenin öbür ucundan bu genleri bir tohum kataloğundan istetmiştim, yanımda getirmiş ekiyordum.و استدعيت تلك الجينات من كاتلوج من الجينات على طول البلاد جلبتها وكنت أزرعها
Ülkenin öbür ucundan bu genleri bir tohum kataloğundan istetmiştim, yanımda getirmiş ekiyordum.持って帰って植えました そしてあのハチも きっとこう思っていたでしょう
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.Also habe ich einige von ihnen mitgebracht.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.Aşa că am adus cu mine câteva dintre ele.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.Asi que he traído a algunos de ellos conmigo.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.Così ne ho portati alcuni con me.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.Dlatego zabrałam kilka z nich ze sobą.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.J'en ai amené quelques uns avec moi.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.오늘 여러분들께 몇명 소개시켜 드릴게요.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.Úgyhogy elhoztam magammal néhányukat.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.Затова днес съм довела някои от тях с мен.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.Так что я привела парочку с собой.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.וכך הבאתי עימי חלק מהן.
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.وعليه فلقد أحضرت البعض معي
Ve böylece bazılarını yanımda getirdim.彼らはとっても興奮しています
Ve bütün gece boyunca yanımda horlayan deniz aslanlarıyla birlikte hiç uyumamıştım.E non avevo mai dormito con i leoni marini che mi russavano accanto per tutta la notte.
Ve bütün gece boyunca yanımda horlayan deniz aslanlarıyla birlikte hiç uyumamıştım.Et je n'avais jamais dormi à côté de lions de mer ronflant toute la nuit à côté de moi.
Ve bütün gece boyunca yanımda horlayan deniz aslanlarıyla birlikte hiç uyumamıştım.Ik had nog nooit geslapen met zeeleeuwen die de hele nacht naast me lagen te snurken.
Ve bütün gece boyunca yanımda horlayan deniz aslanlarıyla birlikte hiç uyumamıştım.그리고 한번도 바다사자와 함께 잠들어 본적이 없었죠 코골고 있는(바다사자) 옆에서 밤새도록 말이죠.
Ve bütün gece boyunca yanımda horlayan deniz aslanlarıyla birlikte hiç uyumamıştım.Nigdy też nie spałam z lwami morskimi przez całą noc chrapiącymi obok mnie.
Ve bütün gece boyunca yanımda horlayan deniz aslanlarıyla birlikte hiç uyumamıştım.Und ich hatte noch nie neben schnarchenden Seelöwen geschlafen.
Ve bütün gece boyunca yanımda horlayan deniz aslanlarıyla birlikte hiç uyumamıştım.Và tôi không bao giờ ngủ với sư tử biển ngáy bên cạnh tôi cả đêm
Ve bütün gece boyunca yanımda horlayan deniz aslanlarıyla birlikte hiç uyumamıştım.И никога не бях спала с морски лъвове, хъркащи до мен по цяла нощ.
Ve bütün gece boyunca yanımda horlayan deniz aslanlarıyla birlikte hiç uyumamıştım.И я никогда раньше не спала рядом с морскими львами, которые храпели всю ночь напролёт.
Ve bütün gece boyunca yanımda horlayan deniz aslanlarıyla birlikte hiç uyumamıştım.ומעולם לא ישנתי בחברת אריות ים שנוחרים לידי כל הלילה.
Ve bütün gece boyunca yanımda horlayan deniz aslanlarıyla birlikte hiç uyumamıştım.ولم يسبق لي أيضاً النوم مع الفقمات التي تغط إلى جانبك طوال الليل
Ve bütün gece boyunca yanımda horlayan deniz aslanlarıyla birlikte hiç uyumamıştım.夜を過ごしたこともありませんでした 更に言えば 無人島生活が初めてでした
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.És lelassítottak mellettem, és azt mondták: "John, mit csinálsz?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.Folk brukade köra upp bredvid mig och de skulle fråga, "Vad håller du på med, John?
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.차를 타고 제 옆으로 지나갈 때면 이러셨어요. "존, 뭐하는 거니?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.Le persone mi affiancavano in macchina dicendo: "John, cosa stai facendo?".
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.Les gens s'arrêtaient en voiture à ma hauteur et me disaient : "John, que fais-tu?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.Ludzie podjeżdżali do mnie i pytali: "Co robisz, John?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.Prišli ku mne s autom a spýtali sa, "John, čo to robíš?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.Projížděli auty kolem mě a říkali: "Johne, co to děláš?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.Sie hielten mit ihren Autos neben mir und sagten: "John, was tust du da?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.Și uneori oamenii conduceau în paralel cu mine și întrebau, "John, ce faci?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.Và họ đến gặp tôi và nói: "Này John, anh đang làm cái gì vậy?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.Y la gente manejaba hasta quedar a mi lado y decían: "John, ¿qué estás haciendo?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.Проезжая мимо меня идущего, они притормаживали и спрашивали: "Джон, ты что делаешь?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.Хората примерно караха до мен - и казваха, "Джон, какво правиш?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.ואנשים היו נוסעים לידי ואומרים "ג'ון, מה אתה עושה?"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.كان الناس يقودون سياراتهم بقربي و يقولون،"جون، ماذا تفعل؟"
Ve insanlar arabalarını yanımda sürerdi, ve "John, ne yapıyorsun?" derlerdi.「ジョン、何をしてるんだい?」 私は答えました「環境を守るために歩いているんだ」
Ve şimdi sen benim yanımdasın Ben şimdi anliyorum senin videolarındaIch hatte mehr Schwänze als Smith & Wesson
Ve şimdi sen benim yanımdasınEu tenho mais pica que Smith and Wesson
Ve şimdi sen benim yanımdasınIk heb een frotere lul dan Smith & Wesson
Ve şimdi sen benim yanımdasınJ'ai un plus gros calibre que Smith&Wesson
Ve şimdi sen benim yanımdasınTờ-rym ta còn dài hơn khẩu Smith & Wesson !