Ana içeriğe geç
Sözlük

yanımda ile cümle

yanımda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Bahkan demikian, saya sadar kebanyakan orang punya kesabaran tipis untuk menghadapi kesulitan bicara saya.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Chiar și cu laptop, sunt conștient că majoritatea oamenilor n-au răbdare pentru dificultățile mele de vorbire.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Cho dù trong tình huống đó, tôi thấy mọi người đều thông cảm cho những khó khăn trong việc nói năng của tôi.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.De még így is tisztában vagyok vele, hogy a legtöbb embernek nincs türelme a nehézkes beszédemhez.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.I přesto vidím, že většina lidí nemá trpělivost s mými řečovými obtížemi.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.그래도, 사람들이 제가 말하는 데에 어려움이 있다는 걸 알고 약간은 참고 기다린다는 것도 알고 있습니다.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Mesmo assim, apercebo-me que a maioria das pessoas tem pouca paciência para as minhas dificuldades na fala.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Zelfs dan besef ik dat de meeste mensen weinig geduld hebben met mijn spraakmoeilijkheden.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Ακόμη και τότε, ξέρω ότι οι περισότεροι έχουν λίγη υπομονή για τις ομηλιτικές μου δυσκολίες.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Дори и тогава съм наясно, че повечето хора проявяват нетърпимост относно затрудненията ми да говоря.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Кроме того, я знаю, что у большинства не хватает терпения, чтобы выдержать мои трудности с речью.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.אפילו אז, אני מודע שלרוב האנשים יש סבלנות קצרה למוגבלות הדיבור שלי.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.ورغم هذا ...انا موقن بصبر كثير من الاشخاص علي بسبب صعوبة تحدثي
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.大変だということも分かっています チャズが 過去30年のテレビ番組の声を使って
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››"Afgesproken!" zei Laban. "Ik geef haar liever aan jou dan aan iemand van buiten de familie."
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››A Lában odpovedal: Lepšie je, aby som ju dal tebe, než ako by som ju mal dať inému mužovi. Bývaj u mňa.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››És monda Lábán: Jobb néked adnom õt, hogysem másnak adjam õt, maradj én nálam.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Et Laban dit: J`aime mieux te la donner que de la donner à un autre homme. Reste chez moi!
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››In Laban veli: Bolje bode, da jo dam tebi nego drugemu možu: ostani pri meni.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Kata Laban, "Lebih baik saya berikan dia kepadamu daripada kepada orang lain; jadi tinggallah di sini.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››라반이 가로되 그를 네게 주는 것이 타인에게 주는 것보다 나으니 나와 함께 있으라
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Laban antwortete: Es ist besser, ich gebe sie dir als einem andern; bleibe bei mir.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Labán respondió: --Mejor es que te la dé a ti que dársela a otro hombre. Quédate conmigo
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Laban svarede: "Jeg giver hende hellere til dig end til en fremmed; bliv kun hos mig!"
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Laban svarte: Det er bedre at jeg gir henne til dig, enn at jeg gir henne til en annen mann; bli hos mig!
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››La-ban trả lời rằng: Thà cậu gả nó cho cháu hơn là gả cho một người khác; hãy ở với cậu.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››La-ban trả_lời rằng : Thà cậu gả nó cho cháu hơn là gả cho một người khác ; hãy ở với cậu .
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Odpověděl Lában: Lépeť jest, abych ji tobě dal, nežli bych ji dal muži jinému; zůstaniž se mnou.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Odpowiedział Laban: Lepiej że ją tobie dam, niźlibym ją miał dać mężowi innemu: mieszkajże ze mną.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Respondeu Labão: Melhor é que eu a dê a ti do que a outro; fica comigo.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Rispose Làbano: «Preferisco darla a te piuttosto che a un estraneo. Rimani con me»
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Şi Laban a răspuns: ,,Mai bine să ţi -o dau ţie, decît s'o dau altuia. Rămîi la mine!``
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Και ειπεν ο Λαβαν, Καλητερα να δωσω αυτην εις σε, παρα να δωσω αυτην εις αλλον ανδρα κατοικησον μετ' εμου.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››И рече Лаван: По-добре да я дам на тебе, отколкото да я дам на друг мъж; живей при мене.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››Лаван сказал: лучше отдать мне ее за тебя, нежели отдать ее задругого кого; живи у меня.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››ויאמר לבן טוב תתי אתה לך מתתי אתה לאיש אחר שבה עמדי׃
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››فقال لابان ان اعطيك اياها احسن من ان اعطيها لرجل آخر. أقم عندي.
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››拉 班 說 、 我 把 他 給 你 、 勝 似 給 別 人 、 你 與 我 同 住 罷
Lavan, ‹‹Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir›› dedi, ‹‹Yanımda kal.››拉 班說 、 我把 他 給你 、 勝似給別人 、 你 與 我 同住罷
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi."레이마, 제게 9살짜리 아이가 있는데 우리에게는 그애를 위한 안전한 가정이 없으니 그애를 좀 돌봐주세요."라고 부탁했죠.
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi.Jeg vil gerne have, du tager hende hjem, fordi vi har ikke nogle tilflugtssteder."
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi."Leymah, am un copil de nouă ani pentru tine. Vreau să o duci acasă pentru că noi nu avem case sigure."
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi."Leymah, ho una bimba di nove anni per te. Voglio che la porti a casa perché non abbiamo case sicure".
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi."Leymah, mamy dla ciebie dziewięciolatkę. Zabierz ją ze sobą do domu, bo nie mamy bezpiecznych domów".
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi."Leymah, tengo una niña de nueve años para ti. Quiero que le des un hogar porque no tenemos hogares seguros".
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi.Quero que a leves para casa, pois não temos casas seguras."
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi.Saya ingin kau membawanya pulang karena kami tidak punya tempat berlindung."
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi.Θέλω να την πάρεις σπίτι γιατί δεν έχουμε ασφαλή σπίτια".
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi."Лейма, имам девет годишно дете за теб. Искам да го заведеш у дома, защото нямаме безопасни домове."
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi.ואמרה, "לימה, יש לי פה ילדה בת תשע בשבילך. אני רוצה שתקחי אותה הביתה שכן אין לנו בתים בטוחים".
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi.وقالت "ليماه، لدى فتاة ذات تسع سنوات لك. أريدك أن تأخذيها معك للبيت لأنه ليست لدينا بيوت آمنة ".
"Leymah, yanımda dokuz yaşında bir kız var onu yanına almanı istiyorum zira korumalı evlerimiz yok." dedi.この9歳の少女を託します 私たちには安全な家がないの」 この少女の生い立ちはこうです
Mesih İsaya ait bütün kutsallara selam söyleyin. Yanımdaki kardeşler size selam ederler.Breng mijn groeten over aan alle christenen daar.
Mesih İsaya ait bütün kutsallara selam söyleyin. Yanımdaki kardeşler size selam ederler.Grüßet alle Heiligen in Christo Jesu. Es grüßen euch die Brüder, die bei mir sind.
Mesih İsaya ait bütün kutsallara selam söyleyin. Yanımdaki kardeşler size selam ederler.Hälsen var och en av de heliga i Kristus Jesus. De bröder som äro här hos mig hälsa eder.
Mesih İsaya ait bütün kutsallara selam söyleyin. Yanımdaki kardeşler size selam ederler.Hãy chào hết thảy các thánh đồ trong Ðức Chúa Jêsus Christ; các anh em ở cùng tôi chào anh em
Mesih İsaya ait bütün kutsallara selam söyleyin. Yanımdaki kardeşler size selam ederler.Hãy chào hết_thảy các thánh đồ trong Ðức_Chúa_Jêsus_Christ ; các anh_em ở cùng tôi chào anh_em
Mesih İsaya ait bütün kutsallara selam söyleyin. Yanımdaki kardeşler size selam ederler.Hilser hver hellig i Kristus Jesus.
Mesih İsaya ait bütün kutsallara selam söyleyin. Yanımdaki kardeşler size selam ederler.Hils hver hellig i Kristus Jesus!
Mesih İsaya ait bütün kutsallara selam söyleyin. Yanımdaki kardeşler size selam ederler.그리스도 예수 안에 있는 성도에게 각각 문안하라 나와 함께 있는 형제들이 너희에게 문안하고
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod